GELİBOLU’YU ANLAMAK

Müslüman Türk Kadınının İftihar Tablolarından “Mürefte Kadınları” (İslam Özdemir)

Onlar vatanın selameti için cephe gerisinde verilen büyük savaşın isimsiz kahramanlarıydı. Ölüm ve ızdırabın kol gezdiği hastanelerde mütebessim çehreleriyle hayatın güzelliğine dair tek örnekti. Gece gündüz demeden, uyku, dinlenme aramadan yorulmaksızın, hasta döşeğinde kıvranan Mehmedin çektiği acıları biraz olsun hafifletmek için çabalayıp durdular. Hasta yatağında ölümle yaşam arasında mekik dokuyup, tarifsiz acılara gark olan bir vatan evladı, onlardan birini başucunda buldumu kalbinde bir ümit peydah olur, bütün dertlerini unuturdu. Mehmet arada bir derinden iç çekip, belki de artık hiç göremeyeceğim deyip üzüldüğü anasının ve yârinin büyük hasretini bir nebze olsun onların şefkat dolu yüzlerine bakarak dindirmeye çalışırdı. Hayata dair tüm beklentilerini, dertlerini, endişe ve ümitlerini asla başucundan ayrılmayan bu melek yüzlü insanlarla paylaşırdı.




Hatıralarında Mürefte kadınlarını tarihe mâl eden Çanakkale Gazisi Emin Çöl ve tedavi gördüğü Mürefte Menzil Hastanesi binası


Mehmetle gülüp, Mehmetle ağladılar. Bir vatan evladı ebediyete intikal ettiğindeyse sıladaki anası ve yâri kadar mateme bürünüp, yas tuttu ardından o vefakâr kadınlar. Sarf ettikleri her kelimeyle hasta yatağında şifa bulmayı bekleyen yaralı aslanlara moral verip,  hayata bağlamaya çalıştılar. Ölümün adeta kol gezdiği buz gibi koridorlarda yaşatmanın zorlu mücadelesini verdiler. Gelecekte yuva kurmak hayaliyle bin bir emekle hazırladıkları çeyizlerindeki yataklarını, yorganlarını ve yastıklarını bari hasta döşeğinde rahat etsinler düşüncesiyle vatan evlatlarına hibe ettiler. Onlar tarihin üstlerine yüklemiş olduğu ağır sorumluluğun altından başarıyla kalkıp, dünya da emsali bulunmayan bir milletin ahfadı olduklarını bir kez daha ispatladılar. Cephe de savaşan evlatlarına, eşlerine ve kardeşlerine onların yarasını sararak destek olup,  kendilerini teskin etmeye çalıştılar. Hiçbir maddi kazanç beklemeksizin doktorlarla birlikte hastane koridorlarında koşuşturan bu fedakâr insanların istedikleri tek şey yüzyıllardır huzur içinde yaşadıkları ata yurtlarının düşman çizmesi altında çiğnenmemesiydi. Tek korkularıysa verilen bunca emeğin ve dökülen kanların zayi olup Balkan Savaşında yaşadıkları o zifirden kara günlerin geri dönmesiydi. Onlar taşıdıkları bu yüce hasletlerle Müslüman Türk Kadının gelecek nesillere örnek teşkil edecek iftihar tablolarıydı. Onlar yüzlerce Çanakkale Gazisine elleriyle şifa dağıtan Mürefte’nin kahraman hastabakıcı kadınlarıydı.


Tekirdağ ile Şarköy arasında yer alan Mürefte’de kurulan Menzil Hastanesinde tedavi gören Çanakkale Gazilerine gönüllü olarak hastabakıcılık yapan bu hanımefendilerin gayreti Müslüman Türk Kadınının yüceliğini gösteren tarihteki en güzel örneklerden biridir. Onların mukaddes hatıraları bir yönüyle de Tekirdağ Halkının Çanakkale Savunmasının zaferle neticelenmesi için cephe gerisinde sarf ettiği çabaların ve bu konu da taşıdığı hassasiyetin de en bariz kanıtlarındandır. Rahibelerin dahi gönüllü hastabakıcılık yaptığı Tekirdağ Hastanelerinde Türk kadınının hangi haleti ruhiyeyle nelerin üstesinden geldiğini başta günümüzde bu mesleği icra eden kimseler olmak üzere mukaddes vatan toprakları üzerinde huzur içinde yaşayan ve yaşacak olan nesillerin çok iyi bilmeleri gerekir.


Bu hastanelerde tedavi görüp, o şefkatli ellerden şifa bulan gazilerimizin görmüş oldukları ilgi ve alakayı hayatları boyunca unutamadığı bir gerçektir. Mürefte’nin cefakâr hanımefendilerinin muazzez hatıraları canla başla hizmet ettikleri Çanakkale Gazilerinin harp hatıralarında en veciz cümlelerle yaşamaktadır. Türk Tıp Tarihi açısından da önem arz eden bu konuyu ve Mürefte Kadınlarının fedakârlıklarını anlatan tek yazılı hatırat Arıburnu Muharebelerinde yaralandıktan sonra Mürefte Menzil Hastanesinde tedavi gören 16.Tümen 48.Alay 6.Bölük Astsubayı Merhum Emin Çöl’e aittir.[1]Kendine özgü üslubuyla Balkan Harbinde Bulgar Mezalimine uğrayan güzel Mürefte’nin durumuyla ilgili de önemli bilgiler veren Emin Çöl, Mürefte Menzil Hastanesinde görmüş olduğu muameleyi ve Mürefte’nin hastabakıcı kadınlarını hatıralarında şu cümlelerle ölümsüzleştirmektedir;


 Bir iskeleye geldik. Solumuzda yüksek apak bir yapı gözüküyordu. Burada ipekböceği beslenirmiş. İskeleden çıktığımızda hayli halk, sağlık ekipleri birikmişti. Kolu bantlı sağlık ekipleri bizi kucaklayarak arabaya bindirdiler. Kasabanın dışında tek katlı bir eve ilettiler. Üç çadır kurulmuştu. Ateşin üstünde iki kazan sıcak su kaynıyordu. Tırnaklarımızı kestiler, traş ettiler, yıkandık, tertemiz iç dış giysilerini giydik, okulun bir odasında, yere serilmiş yataklara yatırıldık.Burası Mürefte’nin bir ilkokuluymuş.Baş ucumuzda boydan boya bir tele asılmış,kimliklerimiz vardı.Tereyağı sürülmüş ekmek,çay,peynir getirildi.Sonra da birer bardak sütlü kahve birer  paket sigara,birer mendil getirildi.Çarşafların,mendillerin,yatak yüzlerinin,berelerin,gömlek yakalarının üzerinde kırmızı iplikle “Mürefte Kadınları”diye işlenmişti.Her yanı pırıl pırıldı.Bu sağlık yurdunu savcının,hakimin,hekimin garnizon subaylarının eşleri açmıştı.


   Savaşın seferlerin sıkıcı bunaltıcı yaşamından sonra böyle şefkat dolu bir yuva hepsini unutturuyordu. Bir daha yaralansam, bir daha buraya gelsem olmazdı ya gönül böyle istiyordu. Bu cümleleri hasta yuvasının hatıra defterine yazmıştım. Bu yazı beni tanıtmış, sevdirmişti. Hasta yurdunu açan kadınlar her sabah erkenden geliyorlar, temizlik işleriyle uğraşıyorlar, yüzüme datlı datlı bakıyorlardı. Acaba bir ağrıları, sızıları istekleri var mı? diye. Burada bir aydan fazla kaldım.Belimdeki,bacağımdaki yaralar 20 gün sonra iyi olmuştu.5-6 gün ayak tedavisine geldim,gittim.”[2]


Hatıraları ve ruhları şad olsun.


            İslam ÖZDEMİR
Çanakkale Savaşları Araştırmacısı/Yazar


KAYNAKÇA:


1)       Çöl E. “Çanakkale ve Sina Cephesinde Emin Çöl” Çanakkale Arıburnu Kahramanları Cemalettin Yıldız-Nebahat Efe Yıldız S.191/193 Emre Basımevi İzmir 2006


2)       Özdemir İ. “Çanakkale Muharebeleri’nde Tekirdağ Cephe Gerisindeki Bir Şehirde Yaşanılanlar “S.38/40


 


“Bu yazı İslam ÖZDEMİR’in yakında yayınlanacak olan “Çanakkale Muharebeleri’nde Tekirdağ” adlı eserinden alınmıştır.”






· Mürefte o yıllarda Edirne Vilayetine bağlı bir sancak olan Tekirdağ’ın bir ilçesidir.1924’de Şarköy’e bağlanarak belde olmuştur.(y.n)


 Ayrıntılı bilgi için bakınız. Mehmet Serez “Osmanlı Döneminde Tekfurdağ(Tekirdağ)Salnameleri(Yıllıkları)”T.C Tekirdağ Valilik Yayınları 2006



[1] Emin Çöl(1892-1977)Mersin’in Civanyayla köyünde doğdu. Orta öğrenimini Mersin’de yaptı.1912’de Beyrut Astsubay Okulunu bitirdi. Çanakkale Muharebelerinin başlaması üzerine 28 Nisan 1915’te 16.Tümen 48.Alay 2.Tabur 2.Bölük Astsubayı olarak savaşa katıldı. Arıburnu’nda meydana gelen kanlı muharebe safhalarında kahramanca çarpışan Emin Çöl yaralanarak Mürefte Menzil Hastanesine sevk edildi. Buradaki tedavi süresince izlenimlerini kendine özgü üslubuyla hatıralarında kaleme aldı. Mürefte’lilerin ve Mürefte’nin Vefakâr Hastabakıcılarının Çanakkale Savaşlarında gösterdiği gayreti savaş anılarıyla birlikte tarihe maal etti. Çanakkale Muharebelerinin ardından Ocak 1917’de Sina Cephesine sevk edilen Emin Çöl 31 Ekim 1917’de yapılan Beyr-i Sebi Savaşında iki gözünü kaybederek İngilizlere esir düştü. İskenderiye’deki Seydibeşir Esir Kampında  23 ay 7 gün süren esaret hayatının ardından yurda döndü.Hayatının geri kalan bölümünde yazarlık ve şairlik yapan Emin Çöl  cephede tuttuğu günlükle birlikte kaybettiği savaş hatıralarını yeniden kaleme alarak Çanakkale ve Sina Savaşlarında Emin Çöl adlı kitapta yayımladı.Kahraman Gazi 1977 senesinde Mersinde Hakk’ın rahmetine kavuştu.



[2] Çöl E. “Çanakkale ve Sina Cephesinde Emin Çöl” Çanakkale Arıburnu Kahramanları Cemalettin Yıldız-Nebahat Efe Yıldız S.191/193 Emre Basımevi İzmir 2006

31.364 okunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir