GELİBOLU'YU ANLAMAK

Nurulbahir Gambotunun Batırılışı (İslam Özdemir)

Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’u işgal etmek için Çanakkale önlerinde aylar süren zorlu bir mücadeleye girişen İtilaf devletleri güçleri arasında, boğaz engelini aşmaya muvaffak olan tek unsur denizaltılardır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında henüz gelişme aşamasında olan bu harp silahı, Yenilmez Armada diye cihana nam salan İngiliz -Fransız donanmasının karşı konulmaz gücüne rağmen başaramadığı bir işi başarmakla, yani Marmara Denizinin kapılarını aralamakla tarihe geçti. İtilaf Devletleri güçlerinin bir türlü ulaşamadığı bir hedefe onlar ulaştı. Çanakkale Cephesinde mücadele eden Osmanlı Ordusuna yapılan lojistik desteği kesmek, Yavuz zırhlısını batırmak ve İstanbul’u psikolojik baskı altına almak gibi çeşitli amaçlarla yapılan bu saldırılarda Marmara’nın kilidinin açıldığı tarih ise, kara harekâtının başladığı 25 Nisan 1915’tir.[1] Bu tarihten itibaren İngiliz denizaltıları boğazı geçmeyi başararak Marmara Sahillerinde terör estirmeye başlamışlar, müttefik donanmasının hasret kaldığı bu mahrem alanda dolaşmanın keyfini çıkarmışlardır. Kısıtlı erzak ikmalini yakaladıkları gıda yüklü küçük tekneleri soyarak telafi etmeye çalışan ve Marmara Denizinin dört bir yanında adeta birer köpekbalığı misali kol gezen bu ölüm makineleri, ansızın karşısında belirdikleri pek çok deniz aracını da içindekilerle birlikte denizin dibine yollamışlardır.


Osmanlıların Marmara Denizindeki denizaltı savaşında kaybettikleri ilk gemi Nurulbahir Gambotudur. 1898 yılında Fas Sultanı tarafından İtalya’nın Cenova şehrindeki Maclaren&Wilson tersanelerine sipariş edilen geminin asıl adı Siriü’l Türk’tür. İnşa edildiği sırada Osmanlı Devletince satın alınan gambot’un ismi, denizin nuru anlamına gelen Nurulbahir adıyla değiştirilmiştir. 1906 yılında Osmanlı Donanmasına katılan Nurulbahir, Balkan Savaşı sırasında yedeğe çıkartılır.[2] (1913)Çanakkale Muharebeleri esnasında görevi cepheye lojistik destek sağlayan nakliye gemilerini korumak olan Nurulbahir, Marmara Denizinde karakol gemisi olarak görev yapar. Gemi mürettebatı aldıkları emir üzerine Marmara’nın batı sahillerine doğru dümen kırarken bunun son görevleri olduğundan habersizdir. Emektar Nurulbahir vazifesini adına yakışır bir biçimde ifa etmeye çalışırken 27 Nisan 1915’te Çanakkale Boğazını geçmeyi başaran Deniz Ön Yüzbaşı Courtney Boyle komutasındaki E–14 Denizaltısının hedefi olur. 1 Mayıs 1915‘te Nurulbahir’e Mürefte açıklarında rastlayan Boyle, eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirir. E-14’ün su altından sinsice yolladığı torpidolar Nurulbahir’i kalbinden vurur. Deniz üzerindeki korkunç patlamanın ardından suyun 50 metre derinliğindeki mezarına gömülen geminin mürettebatından 4‘ ü subay 32’ si er olmak üzere toplam 36 denizci şehit olur. Ölümle burun buruna gelen 29 denizci ise Zuhaf korveti tarafından kurtarılır.[3]Şehit mürettebatıyla birlikte Marmara’nın derinliklerinde ölümsüzlük uykusuna dalan Nurulbahir’in teknik özellikleri ise aşağıdaki gibidir.[4]






































Tip


Gambot


İnşa Tarihi


1898


İnşa edildiği tersane


Maclaren&Wilson, Cenova-İtalya


Ağırlık


450 ton


Boyutlar


Lpp 52.0m,B7.8m,D4.4m


Tekne


Çelik


Makine Tahriki


Buharlı,1 şaft


Ana Makine


2 compound 2cyl,300 ihp, Maclaren&Wilson


Kazan


1


Hız


12 kts(1906)


Silah Donanımı


2–76 mm QF


 


     ÖRNEK BİR VATANSEVER


E-14’ün gönderdiği torpidolarla hayata veda eden Nurulbahir Gambotunun batmasının ardından geminin mürettebatını kurtarmak için büyük çaba sarf edilir. Mürefte açıklarında ansızın meydana gelen bu felakete tanıklık edenlerden biri de Rum balıkçı Paskal oğlu Barbayanidir. Deniz üzerindeki korkunç patlamanın ardından kısa sürede sulara gömülen geminin mürettebatını kurtarmak için diğer balıkçılar gibi o da seferber olur. Barbayani, su üstünde yaşam mücadelesi veren vatan evlatlarını Marmara’nın kollarından çekip hayata döndürür.


Nurulbahir Gambotu mürettebatının kurtarılmasında büyük yararlılıklar gösteren Barbayani’nin bu örnek davranışı Devlet Erkânı tarafından da takdir edilir. Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet Reşat 14 Haziran 1918 tarihinde yayınladığı İrade-i Seniyye ile hamiyetperverliğin tarihteki en anlamlı misallerinden birini teşkil eden bu Osmanlı Vatandaşının Tahlisiye Madalyasıyla onurlandırılması için Bahriye Nezaretine şu yazıyı gönderir;[5]


  


 



Nezâret-i Umûr-ı Bahriye

Numara: 985


 İrâde-i Seniyye

Düşman tahtelbahiri tarafından Mürefte önünde torpillenerek gark edilen Nurulbahir Ganbotu’ndan denize düşen zâbitân ve efrâd-ı bahriye-i şâhânenin

emr-i tahlîslerinde hidemât-ı cansipârâne ve insaniyetkârânesi sebk etmiş olan

Mürefte sandalcılarından Barbayani veled-i Paskal’ın (Paskal oğlu Barbayani) bir kıt‘a

Tahlisiye Madalyasıyla icrâ-yı taltifi tensîb edilmişdir.

İşbu irâde-i seniyyenin icrâsına Bahriye nâzırı memurdur.

Fî 5 Ramazan sene 1336 – Fî 14 Haziran sene 1334 / [14 Haziran 1918]









Bahriye Nâzırı

Ahmed Cemal

Sadrazam

Mehmed Said

Mehmed Reşad


 


 


 



   Taşıdığı vatan sevgisiyle o gün pek çok insanın hayatını kurtaran Mürefteli Paskal oğlu Barbeyani ve yaptıkları Nurülbahir Gambotuna ait anlamlı bir hatıra olarak ebediyen yaşayacaktır.


 


KAYNAKÇA


1.Güleryüz A.-Langensiepen B. Osmanlı Donanması(1828–1923)  Denizler Kitabevi İstanbul 2007


2.Karakaş S. “Çanakkale Geçildi mi? ”Yakın Tarih İncelemeleri Çanakkale Savaşı Ed. Muzaffer Albayrak Yeditepe Yayınları İstanbul 2006


3.Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri 2.Cilt Başbakanlık Osmanlı Arşivi Yayınları Ankara 2005


4.Özdemir İ.Çanakkale Muharebelerinde Tekirdağ, Cephe Gerisindeki Bir Şehirde Yaşanılanlar


 


 


            “Bu yazı İslam Özdemir’in yakında yayınlanacak olan Çanakkale Muharebelerinde Tekirdağ isimli eserinden alınarak yayımlanmıştır.”








[1]              Bilindiği gibi bu tarihte Avustralya’lıların Yüzbaşı Dacre Stoker komutasındaki ünlü denizaltısı AE2 Çanakkale Boğazını geçerek Marmara Denizine ulaşmayı başaran ilk müttefik gücü olmayı başarmıştır.(y.n)



[2]              Güleryüz A.-Langensiepen B. Osmanlı Donanması(1828–1923) s.141 Denizler Kitabevi İstanbul 2007



[3]                Karakaş S. “Çanakkale Geçildi mi?”Yakın Tarih İncelemeleri Çanakkale Savaşı Ed. Muzaffer Albayrak s.146 Yeditepe Yayınları İstanbul 2006



[4]              Güleryüz A.-Langensiepen B. S.141



[5]              Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri c.2 s.280

16.757 okunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir