Çanakkale Muharebelerinde 57. Alay ile 27. Alay Arasındaki Rekabete Dair Anekdot (Serdar Halis Ataksor)

Muharebeler esnasında Arıburnunda, bomba sırtında ceryan eden önemli bir olayı ve bu hadisenin günümüzde bir kitaba yansıması oldukça önemlidir.


27 alayda önce 3 tabur komutanı sonra alay komutanı olarak görev yapmış dedem Halis Bey ile ilgili yaptığım bir araştırma sırasında gördüğüm bir eksiklik üzerine bunları okuyucu ile paylaşma zarureti hasıl oldu.


Bomba sırtı mevkiinde cereyan eden bu hadise, 4-5 Haziran 1915 (22-23 Mayıs 1331) gecesi ve 5 Haziran 1915 sabahı vukuu bulmuş olup; 57 alayın 27 alay ile sınır teşkil eden 31 ve 32 numaralı siperleri düşman tarafından zapt edilmiştir.



BOMBA SIRTI


Olayın vuku buluşunu 27 Alay 3 tabur komutanı Halis Bey, alay komutanlığına gönderdiği raporda 57 alayın bize doğru olan kapalı mahallerinde 57 alayın 3 tabur unun birinci bölüğünden altı kişiden başka kimse olmadığını sol tarafa dogruda boş olduğunu ve bu boşluğun nereye kadar uzadığını göremediğini beyanla , oradan açılan ateşle birkaç neferin şehit olduğunu bildirmiştir.


27 alay komutanı Şefik (Aker) Bey Halis Beyden aldığı raporu şu şekilde anlatmaktadır:


57 alayın bize taraf olan 31 numaralı siperiyle daha soldaki 32 numaralı siperini düşman bilhücum işgal etmiş , en sağda kalan bir mangalık efrad bizim alayın siperlerine çekilmek istemiş fakat 3 taburumuz zabiti tarafından men edilerek tekrar kendi siperlerine gönderilmiş dir.Mezkur manganın (Düşman siperlerimizi zabt etti) suretindeki iddealarının sathına itimat edilememiş olduğundan 3 tabur kumandanı Halis Efendi tarafından bir mangadan oluşan bir kuvveti bir zabit kumandasında 57 alay siperlerine sevk etmiş,karanlıktan keşifte bulunmak müşkül olmuştur. Mezkur siperlerden gelen bir ateşle bu mangamızdan üç neferimiz şehit olmuştur.Bittabi manga daha ziyade ilerleyemez . Fakat bu ateş hakikaten siper içinden düşmanın bir ateşimidir ? yoksa 57 alay efradı bizim mangaya bir düşman zannıyla icra ettiği ateşmidir ? Bunda taburca da tereddüt hasıl olur. demektedir.


Şefik Bey, Halis Bey’den aldığı bu rapora müteakip devam etmekte:


Bunun üzerine telefon başına geçtim, 57 Alay kumandanını buldum, meseleyi anlattım ve mezkur 31 numaralı siperden askerlerinin çekilmiş olup olmadığını sordum, evvela(hayır) siperlerimizdedir , ve bir müddet sonra bölük kumandanlarının yaralanmasından dolayı askerin korkarak çekilmiş olduğu beyan edilmiş ve Halis Efendinin ihtiyatların bulunduğu taraftan yani geriden dolaşarak gönderdiği bir emirber ile 57 Alay’ın mücavir tabur kumandanından aldığı malumatla askerin çekilmiş ve fakat araya yani siperlere düşmanın girmemiş olduğu iddea edilmişti.


57 Alayın siperlerine düşmanın girmemiş oldugu hakkındaki iddeası bizide mütereddit bıraktı. Düşman siperleri zabt etmiş ise, ALAYIMIZIN VAZİYETİNİ HATTA BÜTÜN CEHPEYİ TEHLİKELİ BİR VAZİYETE İLKA ETMİŞ , ÇÜNKÜ BÜTÜN CEPHEYİ ORTADAN YARMIŞ demek olacağından gündüz olmadan evvel düşmanın tardına tevessül için bir an evvel meselenin halli lazımdır diyerek alay yaveri Cevdet Efendiye bir malumat getirmek için 25 numaralı sipere göndermiştir, Tabur komutanı Halis Efendi herhangi bir tehlikeye maruz kalmamak için emekliye emekliye ilerlemesi suretiyle bir müfrezeye tetkiki için emir vermiş , tetkik sonucu alay yaveri Cevdet Efendi Şefik Bey’e getirdiği raporda memur edilen keşif postası seslendikçe (Ateş etmeyin, biziz biziz )cevabı alınmış isede, bu cevapların şayan-ı itimad bir cevap olduğunda tereddüt edildiğini ve binaenaleyh keşif postasının daha ziyade ilerleyemediğini bildirmiştir.


57 alay kumandanı ve tabur komutanıyla yapılan telefon görüşmeleri bu suretle bir süre devam etmekle birlikte, alayın üçüncü tabur komutanı Halis Efendi 57’nin mezkur siperlerine düşman girdiği ihtimalini kabul ederek,buna karşı icap eden tedabir-i ihtiyatiyeyi ittihaz etmiş idi ki, düşmanın zabt ettiği ihtimali verilen 31 numaralı siperin tamamen mukabil cephesini bir bölükle tutmuş ki bu tutulan hat Kesikdere vadisi garb yamaçlarıyla siperlerin bulunduğu sath-ı afakının fasl-ı müştereki idi.


Karanlıkta bir hakikat anlaşılamadı. Şefik Bey elinde telefonla saat dört’e kadar kesin bir malumat bekledi durdu.


Bu bekleme sürerken 27 alayın 25 numaralı siperi 57 alayın 31 numaralı siperinden sürekli ateş yiyor ama ateş etmiyordu.


Şefik Bey raporuna şu şekilde devam ediyor :


Nihayet saat dört sularında 57 alay komutanı Hüseyin Avni Bey kati olarak şu malumatı alırken telefondan işittim :


(Siperlere düşman girmiş ve bu siperlere bir takım kuvvet sokulurken siper derunundan gelen ateşten bir neferin şehid,bir neferin mecruh düştüğü). 57 alay’ın 3 taburunun ancak dört saatte kendi siperlerinden bir kısmının düşman tarafından zabtedildiğine vukuf peyda edebilmesi maalesef düşmanı tard için yapılacak teşebbüsün gündüze kalmasına sebebiyet vermiş , düşmanın diğer mevziinden ateşle himaye edilmesi gibi telefat-ı kesireyi intaç edecek bir vaziyeti almış idi.Çünkü gün ağarmaya başlamıştı. 3 tabur komutanı Halis Efendi dahi günün ağarmaya başlaması ile düşmanın asıl kendi siperleriyle 57 alaydan işgal ettiği siperler arasında gidip geldiğini görmüş ve beni haberdar etmişti.


Buna müteakip Şefik Bey 1 ve 2 tabur kumandanlarına emre hazır ve fevkalade dikkatli olmaları emrini verdikten sonra 3 tabur komutanı Halis Efendi’den üç cesur bombacı istemiştir bu üç cesur bombacı 27 alayın, 10. Bölüğünden ,onbaşı Hasan,onbaşı süleyman ve onbaşı Mustafa ,şefik Bey’in yanına gitmiş , ellerine ve ceplerine bombalar doldurulmuş, ve düşmanın siperlerden baş çıkartmadan körü körüne ateş ettiği gösterilmiş ,ateşe maruz kalmamak için sürüne sürüne sipere yaklaşmaları ve bombaları siperin içine atmaları emri verilmişti, bu üç kahraman nefer söylendiği şekilde vazifelerini ifa etmiş olup, ellerindeki tüfekçif bombalarını siperlere bırakmış ve tekrar sürüne sürüne gelmişlerdir.


Şefik Bey anlatıyor:


İş bu bombalarımız düşmanın bulundu siperlerin içerlerinde infilak ederek düşman efradının muhtelif azalarını, tüfeklerini havalara fırlattığı görülüyor ve bombaların patladığı yerlerde düşmandan bir eser kalmadığı tüfek ateşlerinin ve bomba endahtlarının oralardan kesilmiş olmasından istidlal ediliyordu.


Düşman def ve imhasında en büyük rolü ifa eden balada zikri geçen üç bombacı neferimizden birisi siperlerin istirdadı hitam olduğu esnada (S) siperinden gelen bir bomba ile şehit ve diğeri mecruh düşmüştür.


DİKKAT !


Harp mülahazası:


27 alayın istirdad ve işgal ettiği 31 numaralı siper ile 32 numaralı siperden bir kısmını 57 alay teslim almak istediği zaman 27 alayın 3 tabur komutanı Halis Efendi 57 alaydan teslim ilmuhaberi vermedikçe siperleri 57 alaya iade etmiyeceğini beyan ile 57 alaydan gelen bölük komutanına bu ilmuhaberi imzalatmış ve daha sonra siperlerini geri vermiştir .


Bunun sebebi şu idi : her iki alay arasında bir rekabet söz konusu idi (muharebede biz daha büyük iş gördük, hayır biz daha büyük iş gördük ) gibi aralarındaki rekabet kahramanane cereyan ediyordu. 27 alayın 3 taburu 57 alayın bu gibi iddeasına bir mukabele-i mesned olmak üzere siperleri teslim ederken ilmuhaber almak fırsatını kaçırmamıştır.


Bu muharebede 27 alay ikisi zabit olmak üzere onbeş zayiat vermiş bunların onikisi şehit oldugu ve düşmanın zayiatı gece icra ettiği hücum esnasında zayiatıyla beraber bunun bir kaç misli fazla olduğu maruzdur.


27 Alay komutanı


Mehmet Şefik (Aker)



Arıburnu cephesinde yer alan bu hadise nin bize gösterdiği, o kanlı çatışmalar sırasında bile askerin ruh hali ,muharebelere olan kazanma inancı, tecrübelerinden kaynaklanan dikkati açısından oldukça önemlidir. Ki, sonunda ordumuzun muzaffer olarak bu muharebelerden çıkması nın doğal bir neticesi olarak görülebilir, diğer yandan Halis Bey’in ve Şefik Bey’in taktire şayan dikkati çok önemli olup; siperlerin düşman eline geçmesinden sonra 4 saat ikna olmaması kendileriinin Balkan harbindende tecrübelerini bu cepheye yansıttığını göstermektedir.


Elimizdeki raporlarda gördüğümüz önemli diğer bir husus ise, her iki Alayımız arasındaki tatlı rekabet diyebileceğimiz öne geçme hırsı ve azmidir. Halis Beyin düşmandan geri aldığı 57 alay siperlerini bir ilmuhaber ile tescil ettirmesi ve bunu belkide muharebeler esnasında 57 alaya karşı bir üstünlük vesikası olarak imzalatması iki alay arasındaki tatlı rekabetin en somut delili olması açısından fevkalade önemlidir Sadece bu hırs dahi, Arıburnu cephesinde düşmana karşı sağlam bir duruşun olduğunu göstermektedir. Lakin Genel kurmay tarafından hazırlanan Çanakkale cephesi harekatı adlı kitap’ın 565 inci sayfasında söz konusu hadiseler anlatılırken ‘’Halis Bey’in bir ilmuhaber karşılığında düşmandan geri alınan 57 alay siperlerini yine 57 alaya teslim ettiğinden’’ herhalde lüzumsuz görülmüş olmalıdır ki hiç bahsedilmemiş olup; ve yine sayfa 569 da Düztepe’den Tümen emri olarak Mustafa Kemal tarafından yazılan emir’de söz konusu 31 ve 32 numaralı 57 alay siperlerinin düşmandan 27 ve 57 alayların müşterek taarruzları sonucunda alındığı söylenmektedir. Oysa ki, resmi harp ceridesinde bu siperlerin 27. alayın kahraman nefer ve subayları tarafından alındığı belirtilmektedir. Genel kurmay tarafından hazırlanan kitabın bende bıraktığı izlenim, bir hadise anlatılırken sanki ne kadar çok Mustafa Kemal ve kahraman 57 alay ön plana çıkartılırsa, o kadar Çanakkale muharebeleri iyi anlatılacakmış gibisine yayına hazırlanmasıdır. Elbette kendisini her vesile ile şükranla andığımız ileri görüşlü büyük asker Mustafa Kemal muharebeler esnasında çok büyük yararlılıklar göstermiş, hatta emsalleri ve üstleri tarafından dahi kıskanılmıştır. Hal böyleyken kimse yazdıkları ,çizdikleriyle Mustafa Kemali oldugunun üstüne çıkartma gayretinde olmamalıdır ve bunu yaparken Ahde vefa denilen kavramı unutmadan muharebelerde adeta destan içinde destan yaratan kahraman 27 alay subay ve eratlarınıda göz ardı edip , onların okuyucudan adeta gizlercesine yayınlar yapmamalı ve buna özen göstermelidir .


Genel kurmayın hazırladığı bu kitapta gördüğüm bu eksiklikleri bu vesile ile burada belirtmek istedim.


Muharebelerin 98 yıldönümünü idrak ettiğimiz bu sene , başta ileri görüşlü büyük asker Mustafa Kemal olmak üzere , tüm alaylarımızda muharebelerin kazanılmasında rol almış , üstün başarılar göstermiş subay ve eratımıza Allahtan rahmet dilerim.


27 Piyade Alay Komutanı Halis Bey
Torunu
Serdar Halis Ataksor



Kaynak: ATASE arşivi 27 Alay harp ceridesi


Genel Kurmay ATASE askeri tarih yayınları, Çanakkale cephesi harekatı s. 569, 565

Bir cevap yazın