Amiral Carden’in Çanakkale Boğazı Saldırı Planı Üzerine Bir Değerlendirme ( Bayram Akgün)

Tarih: 13/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 271

resimler/haberler/783.jpg

Amiral Carden, İngiltere’nin Osmanlı Devleti’nin donanma danışmanı Amiral Limpus’tan harpten önceki Türk müdafaasını oluşturan bataryalar ve istihkamların da yerlerini ve önemlerini öğrenmişti. Eski ve kötü bir şekilde silahlandırılmış olan bu istihkamların ateşidir ki, filonun hareketine tek önemli engel olarak görülüyordu; fakat filo toplarının atacağı yüksek sıkletteki demir ve ateşli maddelerle bu engel aşılarak susturulmaya mecbur bırakılacağı kabul ediliyordu. Carden, harbin başlangıcından beri Türklerin savunmayı takviye etmeye çalıştığını da biliyordu. İngiltere bu konuda, 2 Kasım 1914’e kadar Aralık ve Ocak ayları raporlarıyla ve daha sonra da casuslardan bilgiler almıştı. 3 Kasım 1914’ten itibaren Limni’de bulundurduğu filo dahi bir takım bilgiler toplamıştı. Bu bilgilere göre, açıktaki Türkler, bir taraftan denizaltı torpilleri ve manialar koymuşlar, (Müttefik denizaltılar bu maniaları birçok kez geçmiştir) diğer taraftan yeni bataryalar kurmuşlardı. Müttefik deniz teyyareciliği henüz çok zayıftı ve acemi usullerle çalışıyordu; bu sebeple az haber getiriyordu. Dolayısıyla filonun Türk müdafaası hakkındaki bilgileri genel olarak şüpheli ve eksikti.  (B.A.) 

Devamı

"Osmanlılardan İngilizlere Kudüs” kitabının yazarı Roberto Mazza ile söyleşi (Tuncay Yılmazer )

Tarih: 07/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 332

resimler/haberler/782.jpg

Kudüs‘te milletinden, dininden bağımsız bir tür "Pax-Ottomana" var mıydı? Allenby'nin kampanyası 31 Ekim 1917'de başladığında Kudüs'teki genel hava  nasıldı? Kudüs’ün düşmesine Alman ve Avusturyaların tepkisi ne olmuştu? “Osmanlılardan İngilizlere Kudüs” kitabının yazarı Roberto Mazza ile konuştuk.  Umarım bu güzel çalışma Türkçe’ye çevrilir. (T.Y) 

Devamı

İkiye Bölünen Yaşamın Tasarımı Üzerine (Hüseyin Yanar)

Tarih: 03/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 270

resimler/haberler/781.jpg

15 şehitlik bir şarapnelin patlamasından sonra bütün parçaların her yere dağılmasına benzer. Bu şehitlikler uzun yıllar önce yapılmış haritanın izleri sürülerek bugün araştırmalar sonucu yerleri tespit edilen, kilometreler boyunca yaygın bir şekilde bulunan alanlardır. Bunların bir kısmı yarımadanın güney bölgesinde, daha önce düzenlemeleri yapılmış olan şehitliklerimiz ve diğer devletlerin anma mekanlarının yakın çevresinde yer alır. Kuzeydeki bölgede olanlar ise, bugün güneyde bulunan ve bilinen şehitliklerden uzakta dağınık haldedir. Yerleri karakter olarak bazen birbirinden farklı özellikler taşısa da her nasılsa sanki yeniden bir zincirin halkaları olmayı isterler, ya da yukarıdaki nitelikleri de göz önüne alınarak bir bütün hikâyenin, parçalara ayrılmış bir bütünün içinde yeniden bütün bir senaryonun parçaları olmayı beklerler. Altında, kaybettiklerimizin yattığı bu kalıntılar, biten savaşın, hala belleğimizde var olan izlerinin ve şimdiki barışın bir araya geldiği, anısal, anıtsal ve kutsal yerlerdir. Resmedilen bu ortamda farklı disiplinlerden bir araya gelerek oluşturulacak yarışmacı ekiplerden sözü edilen bu bütünlüğü, herhangi bir şekilde bu senaryoyu ve bu birlikteliği tasarımlarına yansıtmaları, özellikle beklenmektedir. Yukarıdaki tabloda vurgulanan “Savaş” ve “Barış” kavramlarının karşıtlığı ve bu ikilemin arasında olma hali belki de tasarlama yönünden bir başka ikilemi de beraberinde getirmektedir. (H.Y.)

Devamı

KûtulAmare ve Filistin , Pomakların Çanakkale Ağıdı, Nusret Mayın Gemisi Mührü ,100 yıldır saklanan Kanlı mendil ve yine bir intihal! 100.Yılların gölgesinde GeliboluyuAnlamak -2017 değerlendirmesi (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 29/12/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 362

resimler/haberler/780.jpg

 Hepinizin bildiği gibi 1.Dünya Savaşı’nın 100.yılları içerisindeyiz. Birinci Dünya Savaşı’nın aktif ülkelerinden , mirasçısı olduğumuz Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadıkları da kaçınılmaz bir şekilde  bu yıllarda daha fazla gündeme geliyor, herkesin dünya görüşü, siyasi meşrebine göre de günümüzle karşılaştırılıyor.2014 Birinci Dünya Savaşı’na girişin ve Sarıkamış’ın, 2015 Çanakkale Zaferi ve Ermeni Tehcirinin, 2016 KûtulAmare Zaferi’nin yıldönümüydü. 2017 ise daha çok Filistin Cephesi ve Balfour deklarasyonu gibi günümüzde dahi etkisi devam eden olaylarla anıldı. Bu tip önemli yıldönümleri tarihçilerin üzerinde tartıştığı olaylar olmaktan çıkıyor, medyanın, politikanın, Uluslararası ilişkilerin hatta  kahvede sohbet eden insanın konusu olabiliyor. Sosyal medya hesabımda da yazdığım gibi 2017 de Batı cephesindeki 100.Yıldönümleri ağırlıklı olarak tarihçilerin tartışması olurken “Kudüs’ün İngilizler tarafından işgalinin 100 yılı” ya da  “Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası” tartışmaları politikacıların, siyaset bilimcilerinin, köşe yazarlarının konusuydu. Bu da 100 yıl önce Ortadoğu’da yaşanan olayların başta ülkemiz olmak üzere bölge halklarının zihninde canlı olarak yaşadığını gösteriyor.
 Bu yazımızda GeliboluyuAnlamak sitesi çerçevesinde Çanakkale ve diğer 1.Dünya Savaşı ile ilgili makaleleri, kitap tanıtımlarını, önemli olayları gündeme getirecek, ilgili literatüre katkıları gözden geçireceğiz.

Devamı

Gelibolu Yarımadasında Kaybolan Şehitlik ve Anıtlar (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 17/12/2017   /   Toplam Yorum 9   / Yazar Adı:      /   Okunma 1628

resimler/haberler/779.jpg

Sanılanın aksine, Gelibolu Yarımadası’ndan müttefiklerin geri çekilmesiyle beraber yarımadada Türk Şehitlik ve Anıtlarının tesisine başlanmıştır. Hatta 9 Ocak 1916’da yarımadanın tahliye haberinin Meclis-i Ayan’a ulaşmasıyla 10 Ocak oturumunda bu olay gündeme gelir ve şehitler için bir “ravza-i şuheda tesis edilmesi” (şehitlik yapılması), aynı şekilde Meclis-i Mebusan’da da şehitler için büyük ve görkemli anıt yapılması önerilir. Tüm bunların dışında yukarıda okuduğunuz makalede hem Charles BEAN’in anlattıklarından hem de Fred WAITE’in anlattıklarından tahliye sonrasında Türklerin yeterli ve ilgili sayıda anıt tesis ettiğini görüyoruz. Acıdır ki bunlar korunamamış ve kaybolup gitmişlerdir. Bugün ise Türklerin yeterli sayıda ve nitelikte anıtları, anma alanları bulunmaktadır. Esasen bu anıtların yeniden ve aslına uygun yapılması düşünülebilirdi. Lakin, 2014 yılında genelde Çanakkale’nin, özelde ise Harp Sahalarının UNESCO geçici miras listesine alınmasıyla alanı daha az zedeleyici, tahrip edici misyonları seçerek odaklanmak, konunun selahiyeti için elzemdir. Bence asıl tartışılması gereken Gelibolu’da Türklerin gerçekleştirdikleri anma ritüellerinin niteliği olmalı, anıtların niceliği değil. Bana göre bu alan ancak ve ancak çeşitli anma rotaları belirlenerek, bu rotalar üzerinde yürüyerek yapılacak anmalar ile ancak hakkı ile anılıp, anlaşılabilecektir. (M.O.Y.)

Devamı

On the Occasion of 100. anniversary of the end of the Ottoman Rule in Jerusalem, An Exclusive Interview with Roberto Mazza, The Author of “Jerusalem: From the Ottomans to the British” (I.B.Taurus 2009)

Tarih: 12/12/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 548

resimler/haberler/778.jpg

Did really exist a Pax-Ottomana in the last period of Ottoman administration in the Jerusalem? How was the mood of Jerusalem inhabitants when the Allenby’s campaign began on 31 October 1917? Did German and Austrian churches celebrate the fall of Jerusalem due to religious reasons as some Turkish historians stated? The Crusaders terminology and the British propaganda . Why did zionists despise of Jerusalem Jews? Had not been Cemal Pasa’s opressing policy toward Arabs , the result would have been different? What would be repercussions of Trump’s decision over Jerusalem?  We present an exclusive interview with Roberto Mazza, a historian from Limerick University,Ireland and the Author of “Jerusalem , From Ottomans To British”(IB Taurus 2009) We hope his study will be translated into Turkish . Turkish version of this interview will be aired later. (T.Y)

Devamı

Tarih dergilerinde Kudüs 100.Yıl Dosyaları

Tarih: 08/12/2017   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 679

resimler/haberler/776.jpg

Bu ay 3 tarih dergisi de Kudüs'te Osmanlı egemenliğinin sona ermesini inceleyen dosyaları okurlarına sundular. Aralarında benim , GeliboluyuAnlamak yazılarından tanıdığınız Muzaffer Albayrak 'ın da makalelerinin olduğu dosyaları kısaca sizlere tanıtmak istedim.

Devamı

Topyekûn Harp Erich von Ludendorff, Erhan Çifci (ed.), Çev. Aynur Onur Çifci-Erhan Çifci (Zafer Efe)

Tarih: 04/12/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 387

resimler/haberler/775.jpg

Savaşlar insanlık tarihi boyunca her zaman var olmuştur. Konseptleri ve doktrinleri icra edildiği döneme ve ortama göre farklılık göstermiş olsa da nihai sonuçları itibariyle savaşların ortak noktası insan faktörüdür. Günümüz dünyasında savaşların artık her ortamda ve nesnede insanların algılarına hitap edecek düzeyde ve geniş coğrafyaların bozkırlarından, evlerimizde bulunan kitle iletişim araçlarına kadar her türlü sahada etki olacak şekilde icra edilebildiğini görebilmekteyiz. Bu anlayışla 20.yy başlarında bile dönemine göre bu durumu idrak eden Erich von Ludendorff, yazmış olduğu orijinal ismi Der Totale Krieg ( Topyekûn Savaş) adlı eserinde savaş tecrübelerini, deneyimlerini sadece muharebe alanları ile sınırlı kalmayan bir anlayışla hazırlayarak dünya harp tarihi literatürüne büyük katkıda bulunmuştur. Ne yazık ki eserin ilk kaleme alındığı 1935 yılında Almanya’da orijinal dilinde basımı gerçekleştirildikten sonra, 12 Şubat 1936- 21 Haziran 1936 tarihleri arasında Ulus gazetesinde 78 bölüm halinde tefrika olarak yayınlanan ve gazeteci Hikmet Tuna’nın tercümesi ile kitap olarak basılan ‘’Topyekûn Harp’’ isimli çalışması haricinde günümüze kadar eser üzerinde başka bir çeviri çalışmasının yapılmamış olması, Hikmet Turan’ın çeviri çalışmasının ise anlam ve imla bakımından yetersiz oluşu, tanıtımını yapacağımız eserin bugün harp tarihi literatüründeki büyük bir ihtiyaca cevap vereceğini göstermektedir. (Z.E.)

Devamı

Üç Mermi İle Bir Defter - Çanakkale’de Yedek Subay Bir Mühendisin Hikayesi (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 22/11/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 758

resimler/haberler/774.jpg

. Nesrin Moralı, ölümünden bir yıl evvel 1980 yılında, yukarıdaki duygu yüklü tasvirleri yaptıracak düşünceler içinde, Çanakkale’nin ve dayısının bu manevi hatırasına binaen böylece satırlara döküldü. Aslında sadece bu satırları yazmadı. Dayısının Çanakkale’den getirdiği defterinde yazdığı Çanakkale günlüğünü de bu satırlardan daktilo etti. Mehmet Raşid, 9. Tümen topçu alayında Kayaltepe bölgesinde ve Manol çiftliği yakınlarında 24 Mayıs-11 Ağustos 1915 tarihleri arasında Çanakkale’de gün gün yaptıklarını, yaşadıklarını, cephedeki durumu anlatmıştır. İşte böylece Nesrin Moralı da bugün bu bilmediğimiz gaziyi ve hikayesini onun ağzından dinleyebilmemizin şüphesiz yegane sahibi.

(M.O.Y.)
Bu yazı #tarih dergisi Nisan 2017 sayısında yayınlanmış, editörün ve yazarının izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

Tarih: 07/11/2017   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 2405

resimler/haberler/773.jpg

                 Çanakkale Savaşı, arkada gözü yaşlı analar, dul kadınlar, yetim evlatlar bıraktı. Çekilen acılar yüreklerde sızı, dudaklarda ağıt oldu. Kelimelerin kifayetsizliğinde ağıtlar dile getirdi yaşanan ızdırabı... Çanakkale Savaşı üzerine Anadolu'da birçok türkü ve ağıt söylendi. Bunların çoğu boşvermişliğin girdabında, birçok değerimiz gibi kaybolup gitti... Çanakkale'de Pomaklar da şehit oldular, gazi kaldılar.. Diller farklı söylese de, gönüller hep aynı tarifsiz acıyı yaşadı. 
                 Bütün bu boşvermişliğe rağmen hala içimizde yaşayan bir damar var ve son hatıra kırıntıları da toplanmaya çalışılıyor. Bu vesileyle Biga Elmalı köyünde Pomakların 102 yıldır Çanakkale Savaşları için söylediği bir pesnayı kayıt altına alma imkanı bulduk. Rukiye Kabak'tan (75) dinlediğimiz bu Pesna, Pomakların göç, seferberlik ve savaş sürecinde yaşamış oldukları acıları, kaybolan umutları ve hayalleri kendine özgü üslubuyla anlatmaktadır. (Ö.A.)

Devamı

25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

Tarih: 30/10/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1625

resimler/haberler/772.jpg

Çanakkale Muharebelerinde 57. Piyade Alayı’nın 25 Nisan 1915 günü Conkbayırı’na intikali ile ilgili bazı tereddütlerden dolayı farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu konuda son sözü Genelkurmay ATASE Daire Başkanlığı söylemesi gerekirken, 13 Kasım 2007’deki makalemize ve aşağıda sunduğumuz 2 Haziran 2009 tarihli dilekçemize halen resmi bir yanıt verilmemiştir. Biz de son müracaatımızı kamuoyuyla paylaşıyor, bu konuda araştırma yapan arkadaşlarımızın görüşlerine sunuyoruz. (M.Ş.A.)

Devamı

Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

Tarih: 17/10/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1041

resimler/haberler/771.jpg

Müttefikler yarımadadan çekilmeden çok önce ise Churchill'in politik kariyeri Mayıs 1915'te İngiliz Birinci Deniz Lordu Fisher'ın istifası ve Batı Cephesinde patlak veren 'mühimmat krizi' sebebiyle İngiliz Başbakanı Asquith hükümetinin düşmesi ile sona ermiştir. Churchill ilk olarak makamını kaybetmiş, sonrasında Savaş Konseyi üyeliğinden çıkarılmış ve Kasım 1915’te ise hükümetten istifa etmiştir. Churchill'in Mayıs 1915'te görevden alınmasının ardından başlayan Çanakkale savaşlarındaki rolü ile ilgili tartışmalar günümüze kadar süregelmiştir. Bazı kişilerin gözünde düşüncesiz bir maceraperest olan Churchill Çanakkale Deniz Harekâtının başlatılmasına ve başarısız olmasına sebep olan tek kişidir. Ancak Profesör Christopher Bell son çıkan Churchill and the Dardanelles kitabı ile Churchill'in Çanakkale Savaşlarındaki rolünü çok yönlü olarak inceleyerek, Churchill hakkında kolaycılığa kaçan bu eleştirilerin – veya tam tersi övgülerin – çok da basit bir şekilde açıklanamayacağını okurlara göstermiştir.

Devamı

A Review from the other Side of the Hill: Churchill and the Dardanelles by Christopher Bell (Yusuf Ali Özkan)

Tarih: 02/10/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 827

resimler/haberler/769.jpg

Churchill's career as the First Lord of the Admiralty had ended much earlier than the Allied evacuation of the Peninsula by the collapse of Prime Minister Asquith's government in May 1915. Since that time Churchill has been always in the centre of the debates of Gallipoli because he, — in the eyes of some authors, politicians, and journalists — as a careless adventurist who ignored his naval advisers and colleagues, has been seen sole responsible for the disaster. Professor Christopher Bell's (Dalhousie University in Halifax/Canada) recent, balanced, and well-analysed study of Churchill and the Dardanelles, however, has evidently changed the 'conventional wisdom' about the Churchill's role in the Dardanelles by clearly stating that he was neither a hero nor a devil. (Y.A.Ö.)

Devamı

Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 09/09/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1558

resimler/haberler/768.jpg

Renkioi Hastanesinin yapımına 1855 Mayıs işte bu eski karantinanın olduğu yerde başlanır ve Ekim 1855’te hastanenin yapımı tamamlanmasıyla kullanıma açılır. Hastane aslında çoğunlukla Kırım’dan gelen değil, Kırım’a giderken hastalanan askerlere hizmet vermek üzere kurulmuştur. Çünkü o dönemdeki buharlı gemilerle Üsküdar’dan Çanakkale’deki Renkioi hastanesine ancak 18 saatte varılabiliyordu. Üsküdar’dan gelen hasta ve yaralılar hastane ile liman arasında kurulan raylar üzerinden atlı tramvayla taşınıyordu. Her biri 50 hasta yatağı kapasitesine sahip 30 prefabrik yapıdan oluşan ve toplamda 1.500 yatak kapasiteli olan hastane Kırım’a uzaklığı nedeniyle istenilen kapasitede çalıştırılamadı. Hastaneye her hafta ortalama 50 yeni hasta katılıyordu. Her pavyonuna iki sıra hasta yatağı yerleştirilebilen havalandırması, su tesisatı, kanalizasyon çukurları iyi planlanmıştı ve sanitasyon açısından ilkleri barındırıyordu. (M.O.Y.)


Bu makale #tarih dergisiTemmuz sayısında yayınlanmış olup yazarın ve editörün izniyle sitemize konulmuştur

Devamı

Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

Tarih: 22/08/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1119

resimler/haberler/767.jpg

 I. Dünya Savaşı’nda Irak Cephesindeki İngiliz ordusunda istihkâm subayı olarak görev yapan Yüzbaşı Edward W.C. Sandes’in, savaş ve esaret hayatını anlattığı hatıratı Türkçe’ye tercüme edilerek yayınlandı. Sandes’in 1919 yılında esaret dönüşü Londra’da yayınladığı In Kut And Captıvıty isimli hatıratı, Tuncay Yılmazer tarafından çevrilerek Kuşatma ve Esaretin Adı Kûtulamâre; Esir Bir İngiliz Subayın Anıları adıyla Yeditepe Yayınevi tarafından yayınlandı.


Sandes’in hatıratı 520 sayfalık hacimli bir eser. Türkçeye çevrilen kısmı Kûtulamâre bölümüyle sınırlandırılmış. Yayınevince Kûtulamâre ile ilgili bir kitap hazırlandığından Sandes’in hatıratında esaret hayatını anlattığı bölümler tamamen farklı bir konu olması sebebiyle kitaba dahil edilmemiş. Sandes’in esaret hayatı Haziran 1916’dan Kasım 1917’ye kadar Yozgat’ta, bu tarihten sonra bir yıl kadar Afyon’da geçmiştir. Esir de olsa yabancı bir gözle bu iki şehrin yüz yıl önceki durumunun bilhassa yerel tarih çalışmalarına katkısı olacağı açıktır. Sandes’in ve onun gibi Kastamonu, Yozgat, Afyon, Konya gibi şehirlerde esaret hayatı yaşayan subayların hatıratlarının da okuyucusuyla buluşması gerekli.  


( Bu makale #tarih dergisi Mayıs 2017 sayısında yayınlanmış, yazarın ve editörün izniyle sitemize konulmuştur. )

Devamı

19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 09/08/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2184

resimler/haberler/766.jpg

Çanakkale muharebelerinin başından sonuna kadar önemli görevlerde ve mercilerde bulunmuş olan Orgeneral İzzettin Çalışlar, bu muharebeler bittikten sonra gerek askeri eğitim açısından, gerek Harp Tarihi, gerek Askeri Tarih açısından önemli konferanslar vermiştir. İzzettin Çalışlar bu konferanslarında Çanakkale muharebeleri sırasında yaşadığı önemli olayları en ince ayrıntısı ile anlatmış, çok iyi bir asker olması sebebiyle de bu muharebeler ile ilgili Askeri Tarih ve Harp Tarihi açsıdan çok iyi değerlendirmelerde bulunmuştur.
Bugünden baktığımızda seney-i devriyesini yaşadığımız Conkbayırı Hücumunun İzzettin Çalışlar’ın çeşitli konferans ve neşriyatlarından hem tarih meraklıları hem de bilimsel anlamda da daha doğru ve farklı anlaşılacağını düşünmekteyiz. İzzettin Çalışlar Harp Akademilerinde verdiği konferanslarda, 1931-32 yıllarında Piyade Mecmuasında yayınlanan “Hücum” ve “Çanakkale Melhamesinden Bir Parça” adlı makaleleri ve 1942 Yılı 10-11-12 Ağustos tarihli “Vakit Gazetesi”nde üç bölüm halinde yayınlanan “İkinci Conkbayırı Hücumu” Conkbayırı Muharebeleri ve Arıburnu’nda kazanılan tecrübeleri içeriyordu. Bu yayınları toplayarak yıl dönümünde yayınlanmasının ayrı bir anlam katacağına ve değerli bir katkı sunacağına katacağına inanıyoruz. (M.B.-M.O.Y.)

Devamı

Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm-2.Gazze Muharebesi(Tuncay Yılmazer )

Tarih: 27/07/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1341

resimler/haberler/765.jpg

İkinci Gazze muharebesinin Çanakkale Savaşı Seddülbahir sektöründeki 4 Haziran 1915 tarihli 3. Kirte Savaşı ile olan benzerli dikkat çekicidir. Orada da zırhlı araçlarla desteklenmiş 42.Tümen cepheyi orta hattan yarma teşebbüsünde bulunmuş ancak biraz ilerleyebilse de geri çekilmek zorunda kalmıştı. Burada da tanklarla desteklenmiş 54. Tümen cepheyi ortadan yarmaya çalışmışsa da başarısız olmuştu. Osmanlı tarafı 2. Gazze muharebesinde çok daha üst düzey performans göstermişti.

 Bu yazı Atlas Tarih Dergisi Şubat 2017 sayısında yayınlanmış, editörün izniyle sitemize konulmuştur. (T.Y)


 

Devamı

Onların hatırasına bir şeyler yapabilmek (Gürsel Göncü)

Tarih: 12/07/2017   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 2076

resimler/haberler/764.jpg

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı’nın hazırladığı son çevre düzeni planını okudum.Bu plan, yaklaşık bir ay sonra yürürlüğe girecek ve hemen akabinde detaylandırılarak daha küçük ölçekli (büyük) nazım, imar ve koruma planları yapılacak. Önce şunu söyleyelim: Bu çalışma, 90’lı yılların ortasında rahmetli Prof. Raci Bademli tarafından yapılan planı temel alarak hazırlanmış iyi ve sağlam bir iş. Tabii pratik ayrıntıların değil, temel ilke ve hedeflerin belirtildiği bir metin niteliğinde. Bu anlamda kullanılan genel ifade ve yaklaşımlar güzel ama, uygulamada, özellikle son 25 yılda öyle kepazelikler gördük ki, temkinli olmakta fayda var. Bununla birlikte UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne aday olmak ve bununla ilgili mevzuata uymak adına, olumlu bir adım. Bu plana geçmeden önce, kısa bir yakın tarih bilgisi vermek isterim. (G.G) 

Devamı

Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması-Gazze Muharebeleri(1.Bölüm)(Tuncay Yılmazer)

Tarih: 11/07/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1391

resimler/haberler/763.jpg

Sina cephesi'ndeki Osmanı birlikleri Süveyş kanalındaki trafiği engellemek, İngilizlerin can damarlarından birini kesmek şöyle dursun, savaştan önceki sınırlarına geri çekilmişler, İngilizler de Sina Çölüne raylar döşeyerek, gerekli lojistik destekleri sağlayaran Filistin kapılarına dayanmışlardı. Aralık sonunda ve başında İngiliz ve Anzak süvarileri Osmanlıların iki ileri karakolu Magdaba ve Refah garnizonlarını neredeyse birbirinin kopyası harekâtla ortadan kaldırmış, yüzlerce esir almışlardı. Von Kress İngilizlerin Mart ayından itibaren artık Filistin topraklarına saldıracaklarını biliyordu. Emri altındaki birlikler Çanakkale gazisi olan 3. ve 16.Tümenlerdi. (T.Y)

Bu yazı Atlas Tarih Dergisi Şubat-Mart 2017 Gazze Muharebeleri dosyası içerisinde yayınlanmış, editörden alınan izinle sitemize konulmuştur. Savaşın yaşandığı coğrafya hakkında bilgi veren ve bölgenin fotoğraflarını bizlerle paylaşarak  destek olan İbrahim Jaradah ve Dr. Ahmet Köse’ye çok teşekkür ederim (T.Y)

Devamı

Çanakkale’ye Mührünü Vuran Efsane Gemi Nusret’in Mührü (Seyit Ahmet Sılay)

Tarih: 04/07/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1583

resimler/haberler/762.jpg


kartpostal dışında bir şey yoktu. Şüphesiz 18 Mart’ın kahramanı, Nusret Mayın Gemisi ve bataryalardı. 

21 Haziran 2017, Şehit Teğmen İbrahim Naci nin şehadetinin 102. senesi idi. Tevâfuken Kadir gecesi gününe rast gelmişti. Bu düşünceler içindeyken cep telefonuma bir mesajla fotoğraf geldi. 

Sülüs hatt tarzında yazılmış bir mühürdü. Hemen ardından gelen açıklayıcı metinle dondum kaldım. “Nusret Vapur-ı Hümâyûnı 1914” yazıyordu. 

Nusret Mayın Gemisi’nin mührüne bakıyordum. Mesajı gönderen arkadaşı hemen aradım. Evet! Satıyorlardı. Hiç pazarlık yapmadan teklif ettikleri rakamı hesaplarına gönderdim. 

Bu hadise olduğunda bayram dolayısı ile Ankara’da bulunuyordum. Aynı gün kargoya verilmesini istedim. İstanbul’da ki adresime göndermişlerdi. Tatilimi kısa keserek Bayram ertesi İstanbul’a döndüm. Bir an önce dokunmak istiyordum. Kargoyu açtığımda; 1950’li yıllarda annelerimizin kullandığı en küçüklerinden bozuk para cüzdanı, içinde kırmızı pamuktan, el dikişi olduğu belli olan bir kesenin içindeydi. (S.A.S)

Devamı

İkinci Bir İntihal Vakası ve Çanakkale Savaşı Popüler Kitapları Üzerine (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 27/06/2017   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 2287

resimler/haberler/761.jpg

Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren bir muharebeler zincirini “Bir İngiliz birliğini alıp götüren bulut ve bu sayede kazanılan savaş” hikayesi ile mi anlamaya çalışacağız? Saka Hüseyin, Seyit Onbaşı’nın attığı Ocean’ın bacasından içeri giren mermi, mermilerin önüne eğilen ağaçlarla mı anlatımlarımızı süslersek Çanakkale çok mu iyi bilinecek? Bayramın son günü bir kitapçıda benzer bir esere karşılaştım. Yeni bir şeyler var mı diye incelerken aynı makalemin ikinci kez intihal edildiğini gördüm. Pes ki pes doğrusu! Bu nasıl pişkinliktir böyle? Üstelik ilkinde özür dilenmişti! Muhafazakar camianın üzerinde titrediği isim, ahlaklı olmamızı, dindar olmamızı öğütleyen herşeyi bilen Büyük üstadımız (!) bir kitabında intihal ettiği makalemi alıp başka bir kitabında kullanmakta tereddüd etmemiş. İlkinde yaptığı gibi sonucu da kendi anlayışına göre değiştirerek!... (T.Y)

Devamı

Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri,Dr. Hülya Toker (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 20/06/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1691

resimler/haberler/760.jpg

Çanakkale Muharebelerinde zafere giden yolda şüphesiz en önemli olan komuta kademesinin sevk ve idaresidir. Bugün bu komutanlardan akıllarda kalan birkaç alay ya da tümen komutanıdır. Bu eserle birlikte birçok alay ve tümen komutanını daha öğrenilmiş olunacaktır.
"Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri (Belge ve Fotoğraflarla)" adlı eserde; Çanakkale Cephesi'nde görev yapmış alay, tümen ve üst kademedeki toplam 149 subayın biyografilerine yer verilmiştir.  (A.Y.)

Devamı

A Notebook-A Distant Memory From Gallipoli - Turkish Officers attending Anzac Day in New Zealand ( Haluk Oral)

Tarih: 06/06/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1370

resimler/haberler/759.jpg

During the Korean War, Turkey, New Zealand and Australia were all on the same side. In Korea, the troops from all these countries in 1953 participated in a procession together for the Anzac Day ceremonies to which General Sırrı Acar was also invited. In 1954, the government of New Zealand applied to its Turkish counterpart to request for inviting a military committee from Turkey to Anzac Day ceremonies. When the request was approved, a committee was assigned from the Turkish garrison in Korea. The committee of four officers included Major Halim Kural, Captain Orhan Aydemir and Captain Şinasi Çapar as well as their commander, a colonel whose name we will also hear later: Cemal Madanoğlu. The news about the arrival of the committee appearing on tens of journal aroused profound interest in New Zealand. The Christchurch Press on its April 23, 1954 issue, for instance, reports that as soon as the committee has arrived they participated in two consecutive functions during which senior soldiers from New Zealand who fought in Gallipoli campaign raced each other to shake hands with them.  (H.O)

Devamı