Geliboluyu Anlamak, Gelibolu Savaşlar, War, Gelibolu

Kırım Harbinden Günümüze Haydarpaşa Mezarlığı 2. Bölüm ( İslam Özdemir)

Tarih: 27/02/2007   /   Toplam Yorum 11   / Yazar Adı:      /   Okunma 16278

Araştırmacı İslam Özdemir'in, Haydarpaşa Mezarlığı ile ilgili yaptığı çalışmanın 2. Bölümünü sunuyoruz ..Haydarpaşa Mezarlığında ön plana çıkan diğer bir isim ise tüm dünyada hemşirelik mesleğinin kurucusu olarak kabul edilen ünlü İngiliz Hemşiresi Florence Nightingale’dir.1820-1910 yılları arasında yaşayan ve bütün ömrünü hemşireliğin dünya’da hak ettiği yere ulaşmasını sağlamak uğrunda harcayan Bayan Nightingale’nin hayatında, hiç şüphesiz bu bölgenin çok önemli bir yeri vardır.

 

Haydarpaşa  Mezarlığında  ön plana çıkan diğer bir isim  ise tüm dünyada hemşirelik mesleğinin kurucusu olarak kabul edilen  ünlü İngiliz Hemşiresi Florence Nightingale’dir.1820-1910 yılları arasında yaşayan ve bütün  ömrünü hemşireliğin  dünya’da hak ettiği yere ulaşmasını sağlamak uğrunda harcayan Bayan Nightingale’nin hayatında, hiç şüphesiz bu bölgenin çok önemli bir yeri vardır.İdeallerini gerçekleştirmek için bir ömür boyu sürecek olan mücadelesine fiilen  burada başlayan ve muhtaç olduğu üne Selimiye Kışlasının kan ve ızdırap kokan koridorlarında ulaşan  Florence Nightingale için o yıllarda bu bölgede görev yapan bir harp muhabiri satırlarına şunları not düşmektedir.

 “Florence Nightingale çok çalışkan ve disiplinli bir kadın.Dört bine yaklaşan hasta ve yaralıların hepsine yetişmeye çalışıyor.İmkansızlıkları yenmek için çabalıyor.Kendisini çoğu zaman ölmek üzere olan bir askerin baş ucunda görürdüm.Zavallıyı teselli etmek için elinden geleni yapıyor ve adam ölünceye kadar yanından ayrılmıyordu.İnsan üstü bir enerjiyle çalışmakta olan bu kadından başka daha onun gibi yüzlercesi gerek bu bakımevine…Belki O zaman hasta ve yaralılar biraz olsun rahata kavuşabilirler.” [1]

Yakın dostu İngiltere Savunma Bakanı Sir Sydney Herbert’in daveti üzerine rahibelerden seçtiği 38 hastabakıcıyla birlikte İnkerman Muharebesinin yapıldığı 4 Kasım 1854 günü İstanbul’a gelen Ünlü İngiliz Hemşiresi,o sırada 33. ve 41.İngiliz Alaylarının cepheye iltihakının ardından boşalan ve hastaneye çevrilen Selimiye Kışlasında çalışmalarına başlamış ve burada çok zor durumda olan yaralıların derdine derman olmuştur.Ölümünün ardından Haydarpaşa Mezarlığına gömülen  mesai arkadaşı Dr. Alexander Mc Grigor ile birlikte hummalı bir çalışmaya girerek yaralıların daha insanı bir ortamda tedavi görmeleri için çırpınan Florence Nightingale’in bu gayretli tutumu onu  hastaların gözünde bir kahraman yapmış,  savaştan sonra ülkelerine dönenler  yakın çevrelerine lambalı hanımefendi ( The Lady of the lamp) olarak isimlendirdikleri ve kendilerine şevkat gösteren bu genç kadının  hikayesini anlatmışlardır [2],

Selimiye Kışlasında çalıştığı süre içerisinde devamlı olarak buradaki sağlıksız  koşullardan yakınan ve elinden geldiğince bu kötü koşulları  iyileştirmeye gayret eden  Florence Nightingale, 25 Kasım 1854 tarihinde yakın dostu Savuma Bakanı Sydney Herbert’e gönderdiği bir mektupta hastanenin içler acısı durumunu şöyle anlatmaktadır;

 

Özel -  25 Kasım 1854

Sayın Mr.Herbert;

Anlaşıldığına göre hastane idarecileri çamaşır ve hastaların yıkanması konusunu bir “teferruat” sayıyorlar.Burada bulunduğumuz üç haftadan beri,her ne kadar isteklerimiz çok nazikane bir şekilde ele alındıysa da ne yatak örtüleri,ne hastaların çamaşırları,ne de kendileri yıkanmış değillerdir.Sadece bizler,yaralı birkaç asker bayanları ile birlikte bu işi kendimiz ele almış bulunuyoruz.Dün ilk kez kirli gömlekler toplandı ve pazartesi bunların yıkanacağı bildirildi.Buraya geldiğimizde koğuşlarda ne leğen,ne havlu,ne de sabun vardı.Sadece 2300 hastadan otuzunu her gece Dr. Mc Grigor’un emirleri(yardımcıları)yıkamaktaydı.Bunun sonucunda hasta ve yaralılar arasında  yüksek ateş,kolera,kangren,bit,tahta kurusu ve pire görülmektedir.!...

Burada kabahat doktor subayların değildir.Bu ilaç hariç,her çeşit ikmali yapan dairelerin  ayrı ayrı  oluşundan ve idare başkanı Mr.Wreford’un emrinde yeteri kadar küçük rütbeli subayın bulunmamasından ileri gelmektedir.Suç her zaman olduğu gibi Milli Savunma Bakanının üzerine atılmakta ve adınız kötü bir şekilde kullanılmaktadır.Bunu lütfen önlemeye gayret ediniz.Subaylarda bu durumu ağızlarında geveleyip durmaktadır…Buradaki güçlükler ancak işbirliği ve personel sorumluluğu ile giderilebilir.İlaç ihtiyaçlarının da zamanında giderilmesi gerekmektedir.Burada yapılan kötü bir şaka da,herkese armağan vaat edildiği yolundadır.Bu bütün üssün komutanını zor duruma sokmaktadır.

Bir başka aksaklıkta İngiltere’de gemilere malzeme yükleme konusunda verilen emirlerin açıklığı olmamasıdır.Balaclava’da felakete uğrayarak batan “Prince” adlı gemide,bizlere ait tıbbi malzeme bulunmaktadır.Fakat bunlar gülle ve mermilerin altına konulduğundan İstanbul’da boşaltılmaları mümkün olmamıştır.Sonunda hayat kurtaracak bu malzeme,Balaclava’ya götürülerek orada yardımcısı olmayan Dr.Spencer gibi kayıp edildi.[3]

Ömrünün geri kalan kısmını dünyanın pek çok yerinde  kurmuş olduğu Hemşirelik Okullarında hayal ettiği ideal  hasta bakıcıları yetiştirmekle  geçiren Florence Nightingale,bu konudaki  başarılarından ötürü 1907 yılında İngiltere Kralı II.Edward tarafından Britanya İmparatorluğu ve İnsanlığa Hizmet Madalyasıyla taltif edilmiştir.[4]Doğum günü olan 12 Mayıs tarihi yaklaşık yarım asırdır tüm dünya’da “Hemşireler Günü”olarak kutlanan  Florence Nightingale’in,bu bölgede çalıştığı sırada  yanındaki hastabakıcılarla birlikte bir müddet kaldığı Selimiye Kışlasının kuzeybatı kulesi, 1954 yılında onun adını taşıyan bir müzeye dönüştürülmüş,kendisine  Lambalı Hanımefendi namını kazandıran gaz lambası,çeşitli eşyaları,madalyaları ve Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecit tarafından hediye edilen bileziği buraya  gelen ziyaretçilere sunulmuştur.

Bu bölgede görev yapmasının 100.yıldönümü anısına Türkiye’deki İngiliz Cemaati tarafından Haydarpaşa Mezarlığındaki Kırım Savaşı Anıtı’nın  denize bakan yüzüne konulan ve“Florence Nightingale Plaq” adı verilen bronz kitabede ise şu ifadelere yer verilmiştir.

 “Bir asır önce bu mezarlık yakınlarındaki çalışmalarıyla birçok kişinin acısını dindiren ve hemşirelik mesleğinin temelini atan Florence Nightingale anısına 1854-1954.Bu kitabe Türkiye’deki İngiliz Cemaati tarafından II.Elizabeth’in taç giyme yılında onu tebcilen konulmuştur

 13 Ağustos 1910 tarihinde Londra’da,90 yaşında hayata gözlerini yuman Ünlü İngiliz Hemşiresinin yaşam öyküsü hakkında hala eserler yazılmakta ve adı dünya’nın çeşitli yerlerindeki sağlık kuruluşlarına verilerek yaşatılmaya çalışılmaktadır.

 

b)İkinci Bölüm

Kraliçe Victoria’nın yaptırdığı Kırım Harbi Anıtı’nın  yan tarafındaki yolu izleyerek ve dar bir berzahtan geçerek  varılan geniş alan Haydarpaşa Mezarlığı’nın diğer bölümünü oluşturur.Bir dönem Kanuni Sultan Süleyman Han’a(1495-1566) ait has bahçelerden biri olan  bu arazi parçası,Kırım Savaşı sonrası Osmanlı Devleti tarafından İngiltere Krallığına hediye edilerek mezarlığa katılmıştı.

Diğer tarafa nazaran daha geniş ve bakımlı olan bu  hazire de,1867 yılında gömülmeye başlanan ve günümüzde sayıları 700’ü bulan sivillere ait kabirlerin dışında,Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında Türkiye topraklarında  yaşamını yitiren İngiliz Ordusuna mensup  askerlere ait  mezarlarda bulunmaktadır. Kırım Harbi yıllarında Tarabya’da ki Sultan Köşkünde İngilizler tarafından kurulan askeri hastanede  yaşamını yitiren ve o bölgeye defnedilen askerlerin kemikleri de bulundukları yerden taşınarak bu hazireye gömülmüştür.,Ereğli,Karaman,Kars,İzmit ve Büyükada’dan da  Haydarpaşa Mezarlığının bu kısmına nakiller olmuştur.[5]

b.1) 1914/1918 I.Dünya Savaşı Harp Ölüleri Kısmı

Sivillere ait hazirenin tam ortasında yer alan geniş kısım,Birinci Dünya Savaşında Çanakkale,Filistin ve Irak Cephelerinde Osmanlı Ordusu tarafından esir alınan ve Anadolu’nun muhtelif yerlerindeki esir kamplarında hayatını kaybeden İngiliz Ordusuna mensup askerlere ayrılmıştır.Kraliyet Ordusu dışında,Avustralya İmparatorluk Kuvvetleri(Australian Imperial Force),Yeni Zelanda Seferi Kuvvetleri(New Zealand Expeditionary) ve Hindistan Ordusuna(Indian Army)mensup askerlerin de gömülü bulunduğu bu mezarlık sahasının dizaynı 1915 Çanakkale Savaşları’nda hayatını kaybeden İngiliz Askerleri için Gelibolu Yarımadasının dört bir tarafında inşa edilen diğer anıt mezarlıklarla aynı mimari özelliklere sahiptir.

1914-1918 Birinci Dünya Savaşı Harp Ölüleri Kısmı

1915 Çanakkale Muharebelerine  katılan bir çok esir askerin de gömülü bulunduğu bu bölümde, 6 Ağustos 1915 tarihindeki Suvla Çıkarmasıyla başlayan ve bu amansız kavganın son raundu olarak kabul edilen Anafartalar Muharebeleri sırasında, üzerine çöken bir bulut topluluğunun alıp götürdüğü iddia edilerek hakkında pek çok spekülasyonlar yapılan 163.Tugay’ın meşhur 1/5 Norfolk Taburuna mensup bazı askerlere ait mezar taşlarının da bulunuyor olması dikkat çekicidir.12 Ağustos 1915 tarihinde Tekke tepe ve Kavaktepe’deki Türk mevzilerine karşı yapılan saldırı sırasında esir alınan ve ölümünün ardından Haydarpaşa Mezarlığına defnedilen bu askerler,harekat sırasında hayatını kaybeden  ve Anafartalar Ovasındaki Softa tepe (Hill 10 Cemetery) ve Azmak (Azmak Cemetery)Mezarlıklarında adları yazılı olan diğer silah arkadaşları gibi her geçen gün  bilip bilmeden haklarında türetilen efsanelerin gerçek olmadığını adeta kanıtlarcasına  burada bulunmaktadır.[6]

İstanbul’un işgal altında olduğu 1918-1919 yılları arasında  Haydarpaşa Askeri Hastanesinde baş gösteren grip salgını nedeniyle yaşamını yitiren askerlerin de defnedildiği bu kısma,aynı tarihlerde Gümüşsuyu Askeri Hastanesinde ölen ve Feriköy Protestan Mezarlığına  gömülen 77 esir  İngiliz ve Hindistanlı askerin mezarı da sonradan nakledilmiştir.[7] “Adları sonsuza dek yaşayacak”anlamındaki İngilizce  ibarenin yazılı olduğu anıtsal haçın her iki kanadında yer alan kitabeler,mezarları;Novorosisk,Sivastopol,Yalta,Batum,Bakü ve Erivan’da bulunan General Lionel C.Dunsterville komutasındaki “Dunsterforce Birliği”anısına  konulmuştur.[8]1919/1920 yılları arasında Rusya’daki Komünizm Rejimiyle mücadele ederken hayatını kaybeden ve yukarıdaki adı geçen yerlerde gömülü bulunan bu askerler, Haydarpaşa Mezarlığında kendilerine ayrılan bu bölümdeki her iki kitabe de  ismen de olsa yad edilmektedir.

Maslak ve Osmaniye Anıtı

Birinci Dünya Savaşı Harp Ölüleri kısmının alt tarafında bulunan ve üç kitabeden oluşan  Maslak ve Osmaniye Anıtı,Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Ordusu tarafından esir alınan ve Adana civarındaki Maslak ve Osmaniye’de  kurulan esir kamplarında 1918/1919 yılları arasında hayatını kaybeden Hindistan Ordusuna mensup askerler anısına dikilmiştir. 1961 yılında buradaki mezarların kaldırılması üzerine  kabirleri Haydarpaşa Mezarlığına aktarılan askerlerden, Hindu ve Sih olanların külleri isimlerin  yazılı olduğu kitabenin çevresine dağıtılırken,Müslüman olanların kemikleri  aynı yere defnedilmiştir.[9] Anıtın  önünde ve her iki yanında sıralanan mezar taşları bu askerlere aittir.

b.2)-1939-1945 II.Dünya Savaşı Harp Ölüleri kısmı

Maslak ve Osmaniye Anıtı’nın arka tarafında yer alan kısım ,1939-1945 yılları arasında meydana gelen II.Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden İngiliz Askerlerine tahsis edilmiştir.39 kişiye ait mezar taşının bulunduğu   bu kısımda, İngiliz kara,hava ve deniz kuvvetlerine mensup toplam 38 kişi ve Avustralya İmparatorluk Kuvvetlerine (A.I.F) ait bir pilot gömülüdür. O yıllarda  Ege Denizinde yapılan hava akınları esnasında hayatını kaybeden ve cesetleri  savaşta tarafsız olan Türkiye Cumhuriyeti kıyılarına vuran bu askerler, daha sonra törenle Haydarpaşa Mezarlığına gömülmüştür.

b.3)-Sivil Mezarları

Günümüzde İstanbul’da ölen İngilizlerin para karşılığında gömüldüğü  bir yer olan Haydarpaşa Mezarlığına ilk sivil naaşı 1867 yılında defnedilmiştir.O tarihten bugüne dek  yaklaşık 700 sivilin gömüldüğü mezarlıkta,19.yüzyılda İngiltere’nin İstanbul Büyükelçilerinden biri olan ve 19 Mart 1908’tarihinde hayatını kaybeden Sir Nicholas Rodiseaus O’CONOR gibi, çok ünlü kimselerin kabirleri de bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı Harp Ölülerine ait  askeri kısmın çevresinde yer alan bu hazire, oldukça   görkemli ve abidevi  kabirleriyle dikkat çeker.Kırım Harbi sırasında Tarabya’da ölen ve daha sonra Haydarpaşa Mezarlığına nakledilen  İngiliz Deniz Kuvvetlerine mensup 18 askerin kabirleri de mezarlığın Haydarpaşa Tren İstasyonuna ulaşan diğer kapısının yakınındaki  ağaçların altında bulunmaktadır.

Sivillere ait hazireden bir görünüm

1925 yılında İngiliz Mezarlıklar Komisyonunun[10] idaresi altına giren Haydarpaşa Mezarlığının bakımı hemen hemen her gün buradaki Türk görevliler tarafından muntazaman yapılmaktadır.Dünya Tarihine yön veren üç büyük savaşın izlerini taşıyan  bu mekan, ebediyete intikal eden misafirleriyle  asırlık çam ve selvi ağaçlarının gölgesinde zaman tünelindeki yolculuğuna kaldığı yerden devam etmektedir.

 

KAYNAKÇA;

1- Yüzyıllar Boyunca Üsküdar   Mehmet Nermi HASKAN Üsküdar Belediyesi Yayınları İstanbul/2001

2-Tarih Boyunca Asya’nın Kapısı Her Yönüyle Üsküdar  Mehmet SOLMAZ  Zafer Matbaası İstanbul/1981

3-Gallipoli Battlefield Areas Guide Phil TYLOR –Pam  CUPPER Kangaroo Press/1989

4-Haidar Pahsa Cemetery Information Sheet  Commonwealth War Graves Commission Berkshire/England/2006

5-The Gallipoli Campaign,1915  Commonwealth War Graves Commission Berkshire/England/2006

6-Yakın Tarih İncelemeleri Çanakkale Savaşı  Ed.Muzaffer Albayrak  Yeditepe Yayınları İstanbul/2006

7-Kırım Harbinde İstanbul Hastaneleri (Gezi Notu)  B.Şehsuvaroğlu Hayat Tarih Mecmuası,sayı:10,sayfa;10-19,İstanbul/1965

8-Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri II  Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü,Osmanlı Arşivi Yayınları,Başbakanlık Basımevi,Ankara/2005

9-Tarihe Geçen Kadınlar Florence Nightingale  www.tarih.htm

10-Florence Nightingale  www.Vikipedi.htm


 

[1] “United States Dergisinin ve The Times Gazetesinin Selimiye Kışlasında bulunan yaralılara dair yazdıkları, Mehmet SOLMAZ,Tarih Boyunca Asya’nın Kapısı Her Yönüyle Üsküdar, 2.Baskı,S.94/95,İstanbul/1981

[2]Bkz;Konuyla ilgili bakınız;Tarihe Geçen Kadınlar, Florence Nightingale, www.tarih.htm

  Florence Nightingale, www.Vikipedi.htm

[3] Mehmet SOLMAZ Tarih Boyunca Asya’nın Kapısı Her Yönüyle Üsküdar,2.Baskı,S.92/93 , , Zafer Matbaası,İstanbul/1981

4 Bkz;Tarihe Geçen Kadınlar,Florence Nightingale,www.Tarih.htm

[5] Bkz; Gallipoli Battlefield Areas Guide,s.60,Phil Taylor-Pam Cupper,Kangaroo Press 1989

[6].Norfolk Taburu ile ilgili bakınız;

“Bir Bulut Hikayesi” Tuncay YILMAZER  “Yakın Tarih İncelemeleri Çanakkale Savaşı” Ed.Muzaffer ALBAYRAK 1.Baskı Sayfa:215/227 Yeditepe Yayınları İstanbul/2006

Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri II,Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Yayınları,Başbakanlık Basımevi,Ankara 2005,Belge No;BOA HR.MA 1144/55,s.65-66

[7] Bkz;Gallipoli Battlefield Areas Guide,Phil TAYLOR-Pam CUPPER,S.60,Kangaroo Press,1989

[8] Bu ibarenin aslı, “Their Name Liveth For Evermore” şeklindedir.

[9] Bkz;Gallipoli Battlefield Areas,Phill TYLOR-Pam CUPPER,S.60,Kangaroo Press.1989

[10] Commonwealth War Graves Commission (CWGC)


  16278 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

14_kadir tekerek 28-02-2007, 11:23:11
Kalemine sağlık abi. Bizlere ışık tutan bir yazı kaleme almışsın. Yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyoruz. Saygılarla...


Editörün Notu:
Kadir Bey,

Bu güzel çalışma İslam Özdemir tarafından yazıldı. Kendisine teşekkür ediyor, sizlerin de katkılarını bekliyoruz.

Saygılarımla.

Tuncay Yılmazer
 
15_Yarbay Şefik 01-03-2007, 01:01:26
Sayın Özdemir elinize sağlık
Bizi hakikaten aydınlattın. norfolk askerlerin bir kısmı da istanbulda yatıyor demek.

Florance hanımefendinin ise ülkemizde hemşirelik alanında büyük emeği geçti
ama Safiye hüseyin, Münire hanım ve birçok ilk hasta bakıcılarımızın adını unuttuk ne yazık

Nice günyüzüne çıkmamış bilgi ve araştırmalar okumak dileğiyle
 
21_ismail 10-03-2007, 02:13:52
Çanakkale'ye gönül vermiş ve bu uğurda birçok sıkıntılara göğüs geren değerli abim yapmış olduğun araştırmalar sonucunda Haydarpaşa'yı ayağımıza getirerek bizlerin ufularının açılmasında katkılar sağladın. Teşekkür ederim. 19 Mayıslarda görüşmek ümidi ile...
 
23_AHMET FARUK 18-03-2007, 14:01:04
İSLAM ABİ
BÜYÜKLERİMİZİN KARANLIKLARLA BOĞUSAN İNSANLARIMIZA, TARİHİMİZİ BİLE ÖGRETME HUSUSUNDAKİ ACİZLİĞİNE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLEBİLECEK VE MEHMET AKİF İN 'ARTIK ÖLÜM UYKULARINDAN UYAN' DİYE HAYKIRAN MISRALARINA CEVABEN 'EVET BEN UYANDIM VE SİZLER DE SIRA' DİYEBİLECEK BİR YAZI.
BİZE UNUTTURULAN TARİHİMİZİ ÇALISMALARINIZLA TEKRAR HATIRLATACAGINIZA İNANIYOR VE TEŞEKKÜR'Ü BİR BORÇ BİLİYORUM ABİCİĞİM...

 
37_sakine özdemir 30-03-2007, 17:46:56
sevgili abicim.yazını büyük bir içtenlikle okudum ve seninle gurur duydum.çok beğendim ve çok başarılı buldum tebrik ederim.emeğine saygı duyuyorum yolun açık olsun daha nice makalelere inşallah.
 
40_muhterem özdemir. 31-03-2007, 20:17:38
maşallah benim oğluma ne güzel yazmışsın öyle tebrik ediyorum.gerçekten beni çok güzel aydınlattın.en ince ayrıntısına kadar okudum haydarpaşa mezarlıklarına defalarca gitmene demiş.tebrikler.allaha emanet ol oğlum.
 
46_bilal keleş 02-04-2007, 12:26:56
sevgili yegenim islam bizi tarihimizin az bilinen olaylarıyla aydınlattıgın için çok teşekkürler yazılarının devamını merakla ve ilgiyle bekliyorum seningibi gençlerimiz oldukça şanlı tarihimiz asla unutulmaz seninle gurur duyuyoruz.sana hayatta başarılar dilerim aslanım
 
527_METİN 20-12-2008, 15:04:48
fazla bir sözüm yok ama......

Aralık 2008 tarihinde Gata haydarpaşa hastanesinde bir paşayı ziyarete gittim ve şunu öğrendim

Kırım harbinde İngiliz ASKERLERİ ÇAĞRILMIŞ ANCAK KAHVALTI YAPMADAN BİRLİĞİN katılmayacağı bildirilmiş sonunda boğaz manzaralı araziye şehitlik yapmışlar..

Ve Nasional Geografic kanalında bir araştırmacı bu saavaşta ingiliz askerlerinin bu şehitlikte hiç olmadaıklarını tespit etmiş araştırmacılar türk askerleri olduğu mezarlıkta bulunan eşyaların türk osmanlı askerlere ait olduğunu bulmuş.

Araştırmacılar MACAR PROFESÖRLER olduğunu öğrendim...araştırıyorum
 
533_İSLAM ÖZDEMİR 23-12-2008, 16:53:22
Ulaştıklarınız bilgileri karşılıklı mütala edebilirsek eğer memnun olurum.

Saygılarımla
İSLAM ÖZDEMİR
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

19/10/2012 - 10:14 Trablusgarp’ı Nasıl Aldık?-Giovanni Giolitti (Tahsin Yıldırım)

06/09/2012 - 19:19 Osmanlılar Geliyor - İsmail Bilgin in Yeni Kitabı Çıktı!

25/05/2012 - 08:32 Birinci Dünya Savaşı’nda Anadolu Sahillerine Yapılan İlk Çıkarma-HMS Doris’in İskenderun Macerası (Muzaffer Albayrak)

22/05/2012 - 12:10 Hatırât (1912-1922) Cemal Paşa ( Yay. Haz. A. Zeki İzgöer)

30/01/2012 - 06:09 Avrupa Tarihi (Önder Kaya)

06/01/2012 - 16:02 Selânik ve İstanbul’da Yahudi Bankerler – Nurdan İpek ( Albert Kazado )

03/10/2011 - 04:50 II. Meşrutiyetten Cumhuriyete Elli Yıllık Hatıralarım (Süleyman Tevfik )

27/08/2011 - 19:34 93 Harbi Faciası (Manastırlı Mehmet Rıfat Bey)

05/06/2011 - 07:05 Osmanlıdan Günümüze Temizlik Tarihi- Tanzifat-ı İstanbul-Mehmet Mazak-Fatih Güldal

31/12/2009 - 16:26 Fatih in Müjdelenen Şehri -Önder Kaya

06/12/2009 - 22:44 Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa (Melike Bayrak)

23/01/2009 - 02:05 Misyonerlere Özenmek ( Ramazan Balcı )

25/06/2008 - 21:16 555. Yıl Dönümünde Kültür Dergisi’nden Fetih Özel Sayısı ( Fatih Güldal )

08/05/2008 - 21:38 İlk Çanakkale Müdafaamız ( Uğur Demir )

28/03/2008 - 20:54 Celladın Çeşmesi Kanlı, Mezarı Ayrı Olurdu ( Önder Kaya )

22/02/2008 - 22:35 İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı – İlber Ortaylı ( Tarık Suat Demren )

03/02/2008 - 10:12 Osmanlı İmparatorluğu Üzerindeki Rusya Kuşatması -2 ( Ramazan Balcı )

28/01/2008 - 11:21 Osmanlı İmparatorluğu Üzerindeki Rusya Kuşatması -1 ( Ramazan Balcı )

19/01/2008 - 00:12 Fetihname- Kıvami, Yay.Haz. C. Vedat Uygur ( Haşim Şahin )

29/12/2007 - 23:47 Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler- Mustafa Armağan ( Tarık Suat Demren )

29/06/2007 İlber Ortaylı ile "Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek" ( T. Suat Demren )

27/02/2007 Kırım Harbinden Günümüze Haydarpaşa Mezarlığı 2. Bölüm ( İslam Özdemir)

14/01/2007 Kırım Harbinden Günümüze Haydarpaşa Mezarlığı - 1 ( İslam Özdemir )