New Page 1

New Page 1
Geliboluyu Anlamak
 
 

İsim Soyisim

:

E-mail

:

Web Sayfası

:

varsa;

Ülke

:

Şehir

:

Mesajınız

:

 

1 2 3 4 5 6
Sayfa: / 6 Toplam Mesaj : 56
...................................................................................................

Tarih : 2008-05-15 -- 21:22:52 tarihinde arifgüngöz tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : istanbul
çanakkalegibi karatoprak olmaz nab gibiyar olmaz vatanımıza saip çıkalım gençler canakkalede yatanşehitlerimiz içinşehitlerimize alahtan rahmet dilerim

..................................................................

Tarih : 2008-05-12 -- 22:52:46 tarihinde irem elmas tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : kocaeli
walla 9 yaşındayım ödevim var bi şey bulamadım

..................................................................

Tarih : 2008-04-04 -- 16:27:24 tarihinde Ahmet Esenkaya tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : Çanakkale
Sayfanız çok güzel. Ben de katkıda bulunmaya çalışacağım. selamlar.

..................................................................

Tarih : 2008-03-28 -- 14:11:59 tarihinde havva yılmaz tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : istanbul
tuncay bey site çok güzel olmuş başarılarızın devamını dilerim

..................................................................

Tarih : 2008-03-09 -- 18:39:50 tarihinde Ferhan Kuloğlu tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : Denizli
1. Dünya Savaşı'ndaki salgın hastalıklarla ilgili biraz derin bilgilere ihtiyacım var.Bu konuda bana yardımcı olabilirseniz çok minnettar kalırım.İnşallah en yakın zamanda cevap verirsiniz.Şimdiden teşekkürler

..................................................................

Tarih : 2008-03-05 -- 21:36:52 tarihinde Murad Muhsin tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : Çanakkale
Tuncay Beyefendi,
İlk tanışmamız, sanırım 2006 yılının ilk aylarında idi. Çanakkale Cephesini ve bu topraklar için toprağa düşmüş anakuzularının destanını inhisarında tutan bir "nadan" ile ilk temasımdı. Bu şahıs, elinde sopasıyla dolaşan zabıta çavuşu gibi; önüne gelene ardılıp koşuyordu. Kapısına bir iki satır bırakıp yolum(uz)a devam etmiştim. Sözkonusu zatın değeri, kendinden menkul olduğu için dönüp bir daha ne yaptığına bakmadım; ancak o günlerde gönderdiğiniz iki satır ileti hoşuma gitmişti. Hakareti marifet sayan bu kimesnenin hedefleri arasında sizler de var imişsiniz. Her karanlık, gündüze mağlub olur inancıyla ve samimiyetle atılan adımlar maksuda erer diye duyarız. Sizleri bu inançta gördüm, gönendim. Böylesi bir ortamınız olduğunu şimdilerde öğrendim ve üzerime borç olan selamların en güzeliyle mukabele arzu ettim.
Doğru ameli doğru vakitte ve adabına riayet hassasiyeti ile icra esastır.
Gök devrilip yer kaynarken; "Allah" diye çırpınan şehidin serencamını anlatmak ne çetin vazifedir ! Allah(c.c) yar ve yardımcınız olsun !

..................................................................

Tarih : 2008-02-13 -- 20:35:08 tarihinde Mustafa Seçkin ÇAKIR tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : İstanbul
HEPİMİZ 57. ALAY YOLCUSUYUZ...
Çanakkale tarihine son zamanlarda büyük bir ilgi olduğunu, ancak bu ilginin böylesine bir savaşı yaşamış millete yetmeyerek, insanların daha fazla yönelmesi gerektiğini her platformda anlatmaya çalışıyorum. Hemen şunu da itiraf edeyim, gereken özen ve ihtimamı gösteren birçok gencimiz de mevcut.
Şimdi, izninizle bu gençlerin Çanakkale harp hatıraları için yaptığı birkaç organizasyondan bahsetmek istiyorum.
18 Mart üniversitesinde okuyan gençler ve onlara İstanbul’dan iştirak eden gönüldaşları, birkaç senedir çok güzel ve anlamlı bir etkinliğe imza atıyorlar.
Gençler Çanakkale ruhu için neler yapıyorlar kısaca konu alalım.
Çanakkale kara savaşları Nisan 1915 tarihinin 24’ü 25’e bağlayan gece başlamıştır. Düşman, Seddülbahir ve Arıburnu ana hat olmak üzere birçok farklı bölgeden karaya çıkarma yapmıştır. ( Ağıl dere, Arıburnu “Anzak koyu”,
Kaba tepe, Zığın dere “Y”, Teke koyu “W”, İkizler koyu “X”, Ertuğrul koyu “V”, Morto koyu “S”, Anadolu yakasında kalan Kumkale ve Beşige )
Bu zikrettiğimiz bölgelerden İngiliz, Fransız ve sömürdükleri ülkeler çıkarma yapmışlardır. Ama özellikle Arıburnu bölgesinden Anzaklar ( Avustralya ve Yeni Zelanda ) kolordu seviyesindeki birliklerinden çok önemli sayıda asker çıkarmışlardır.
Bu sebepten Anzakların torunları 24 Nisan gecesini çok önemser ve her sene tüm şartlarını zorlayarak binlerce kilometre öteden Gelibolu’ya gelirler.
“ Kendi ayakları üzerinde durabilen bir millet olmanın tohumlarını, biz Çanakkale’de attık” diyen Anzak için bu savaş önemli. Peki, kurumak üzere olan bir çınar ( Osmanlı Devleti ) gövdesinde filizlenen bir fidan misali, tüm Müslüman Anadolu’nun tek vücut olup çelik tabyalara göğsünü siper eden bir millet için “Şu Boğaz Harbi’nin” önemini varın siz hesap edin.
Konumuza dönelim; gençlerin 24 Nisan gecesi, Anzak torunları çıkarma sahillerine doluşup dedeleri için İnciller, İlahiler, şarkılar ve marşlar okuyup seremoni yaparken, 18 Mart üniversitesinin gençleri de boş durmuyor.
Çıkarma gecesi sesleri duyup yürekleri yanan Mustafa Kemal ve 57. Alay aslanlarının Bigalı köyünden Conk bayırı, Bomba sırtı hattına kadar ilerlemelerini örnek alarak, ellerinde meşaleler yüreklerinde aynı yangınla ve aynı haleti ruh ile ilerliyorlar.
Kısaca benim gibi elinde çay televizyonun karşısında, bizlerin vatanını gasp etmek için gelmiş insanların torunlarını anlamsız boş gözlerle seyretmiyor, yüreklerinin yangını ile dedelerinin yolunda Vatan ve Millet mücadelesine gidiyorlar.
Hepsi bu kadar mı? Elbette değil…
Alman asıllı Türklerin 5. ordu komutanı Liman Von Sanders Paşa, savaşın ikinci ayında büyük bir taarruz ile düşmanı denize dökmeyi planlar. Ancak bu fikrini başta Esat Paşa ( Bülkat ) ve Mustafa Kemal ( Atatürk ) olmak üzere Türk komutanlarına kabul ettiremez. Cepheyi denetlemeye gelen Enver Paşaya fikrini açar. Hayalperest Enver Paşanın, bu fikir aklına yatar ve taarruz için Sanders Paşaya izin verir. Liman Von Sanders, 19 Mayıs gecesi sabaha karşı 2. 5. 16. Ve 19. Tümenleri süngülerle makineli tüfeklere hücuma kaldırdı. Hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bu taarruzda binlerce Mehmedimiz şehit olur.
İşte bu gençlerimiz, 19 Mayıs tarihinde 4. Tümene bağlı tüm Alayların ve Taburların taarruz mevkisi olan Süngü bayırından Conk bayırına kadar hemde ta Kilye koyundan başlayarak yürüyorlar. Taarruz merkezi olan Kanlı sırt’ta hep birlikte saygı duruşunda duruyor, marşlar, mevlitler ve Kuran’ı Kerimler okuyup günün anlamına binaen konuşmalar yapıyorlar.
Milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek etkinlikleri destekliyor ve gençlerin bu faaliyetlerine yürekten katılıyorum.
Ve… Ben diyorum ki;
3 Aya yakın bir süre geçmesine karşın düşman hala ilerleyememiş ve küçücük bir kara parçasında mahsur kalmıştı. Alçı tepeyi almak için Zığın dereden bir saldırı planlar. Planlar ancak, o bölgede binlerce insanın tedavi gördüğü bir sahra hastanesi vardır. İngiliz Lord’lar kamarasında bazı itirazlar olur. İtirazlara karşı, Çanakkale savaşının müsebbiplerinden Churchill “Türkler insan mı” diyebilmiştir.
Saldırı yapılıyor, önce tonlarca top mermisi yaralı Mehmetçiğin üzerine yağıyor. Şehit Mehmetçiğin sırtlardan, vadilerden boşanan kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayaklarına basa basa düşman 1,5 kilometre ilerleyebiliyor.
İngiliz’in bu yaptıklarına değdimi? Elbette değmedi. Gasp ettiği topraklardan vakti geldiğinde kaçmak zorunda kaldı ve biz Mülüman Türklerin her daim nefretini kazandı.
Ben; 28 Haziran gecesinin en az 24 Nisan ve 19 Mayıs geceleri kadar ehemmiyet arz ettiğini düşünüyorum ve siz değerli dostları böylesine önemli bir gecede organizasyon yapmaya davet ediyorum.
Böylelikle Çanakkale harp hatıralarına muhabbet bir kat daha artacak, 24 Nisan’a ve 19 Mayıs organizasyonlarına herhangi bir sebepten iştirak edemeyen kimseler için de yeni ve önemli bir etkinlik icra edilmiş olunacaktır.
Programın içeriğine ise tüm gönüldaşlar hep birlikte karar veririz.
Nedersiniz... !
Mustafa Seçkin ÇAKIR
Çanakkale harp hatıraları gönüldaşı




..................................................................

Tarih : 2008-02-06 -- 18:34:23 tarihinde salim ağkaş tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : istanbul
sevgili hocam Çanakkale belgeseli olarak genelkurmayımıza büyük üst ad MUHSİN Ertuğrulun bir çok çekim yaptığını ve hatta muhsin beyin bir çokta filimler çektiğini değerli eşlerinden HANDAN hanımdan öğrendim ne yapsakta bu türk işi belgeselleri ve filmleri tekrar yayınlatsak kimlere gidelim kimlere yalvaralım en azından bu film ve belgeselleri piyasaya sürmelerini sağlasak bu konuda ki düşüncelerinizi merakla bekliyorum. saygılarımla.



SALİM AĞKAŞ

Çanakkale Araştırmacısı (Yeni) 06.02.2008 18:33

..................................................................

Tarih : 2008-01-04 -- 11:09:45 tarihinde Gençosman Denizci tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : İstanbul
Sarıkamış Hüznü

Her baharda yeşeren kemikten çalılıklar,
Sarıkamış’ta hüznün tarihine tanıklar.
Kimi Yemen’den gelmiş, kimi Harput ilinden,
Tam doksan bin can idi, nasıl kalabalıklar.

Oğul hele dur dinle; yolun çıkmaz yol dedim
Allahûekber Dağı geçit vermez Memedim
İncecik üstbaşınla nereye gideceksin,
Ben bu acı tabloyu başka yerde görmedim.

Yırtık zıbın dayanmaz eksi kırk dereceye
Yazlık çarıklar ancak çıkartır son geceye
Tüm öğünlere katık kuru somun ekmeği,
Aklım havsalam yatmaz o meşum bilmeceye.

Kaçıncı günündeyiz buz gibi soğuk ayın
Sıla ne kadar yakın, şafağımı siz sayın
Tetik düşmüyor neden, parmaklarım mı donmuş,
Durun kar taneleri, üşüyorum, yağmayın.

İhtimal vermem asla beni yıkacağına...
Asil kanımız hasret merminin sıcağına.
Hazırlan anacığım, düşeceğim az sonra,
Senin ki diyerekten toprağın kucağına.

Zemheride çakıldım bahara çıkamadan
Yanarım gittiğime tek kurşun sıkamadan
Emre itaatim var; öleceğim ne çare,
Göm beni kumandanım, göm beni yıkamadan.

Kapakları düşüyor, gözlerinden fer kaçtı
Uyku basmasın diye sığınaklar ağaçtı
Nevbaharı görmeden Allah’ın emri geldi,
Ağaçlar dallarında buzdan çiçekler açtı!

Yavuklular perişan, analar kara bağlar
Birbirine sarılmış öbek öbek mor dağlar
Kınalı kuzuların, ah hazin dramından,
Tarihler geçti amma, yürekler hâlâ ağlar.

Gençosman Denizci
(İstanbul, Zilkade 1427 / Aralık 2006)

..................................................................

Tarih : 2007-12-20 -- 19:32:13 tarihinde Gençosman Denizci tarafından gönderildi...
Web Adres : http://
Ülke : Türkiye
İl : İstanbul
Çanakkale Hatırası

I
Üstatlar tasvirlemiş şükran ve elem ile
Sana gıpta eylemiş Melekler âlem ile
Sen tarihi yazmışsın destansı duruşunla,
Yazdığını yazamam kırık bir kalem ile.

Gezdiğim topraklarda gördüklerim siper mi?
Siper diye kazılmış üstü açık makber mi?
Aklım havsalam durdu rehberimin sözüyle,
Metrekareye düşmüş altı bin yağlı mermi!

II
Toplanıp dört bir yandan akın eden seldiniz
Mahremime uzanan kirli birer eldiniz
Ar perdesi yırtılmış yedi düvel ordusu,
Bu İslâm toprağına, sahi nerden geldiniz?

Yürekler arasında binlerce kilometre,
Karşılıklı mevziler, bilemedin on metre.
Sırtlan sürülerinin küf kokan necis kanı,
Birazdan dökülecek sulara katre katre.

Kıvılcımlar çakarken süngülerin ucunda,
Üç dakikaya varmaz, şehadet avucunda.
Seyreyleyince ecdat mübarek naaşını,
Semadan urûç edip saf tutmuş başucunda!

Yağarken kızgın toplar gökten yağmurlara denk,
Yerde sürüp gidiyor eşsiz ve benzersiz cenk.
Korkular kol gezerken kâfirun zümresinde,
Sarsılmaz sinelerde iman dolu bir ahenk...

Küffarın destroyeri Çanakkale’ye dalsın
Muzaffer(!) edasıyla etekleri zil çalsın
İki yüz yetmiş kilo; ya Allah, ya Bismillah...
Sür gülleyi namluya, Peygamber nişan alsın.

Tutulmuş pençe gibi iki yakadan boğaz
Geçmek istersen eğer, mezarını peşin kaz
Deniz değil kabaran, anamın gözyaşıdır,
Muhteşem(!) donanmalar şimdi yığınla enkaz.

III
Boğaz’da nefesler tek; boğmak için bu ruhu,
Saldırdı hayâsızca ehl-i sâlip güruhu.
Ne top sindirir bizi, ne çelik yüzlü Batı...
Medet eyle Allah’ım, medet Sen’dendir Yâ Hû.

Ulaşılmazda saklı mukaddes seviyeniz
Arş-ı Âlâ’ya komşu; şehitlik hediyeniz
Kaç bin hatim indirsek bizden razı olacak,
Ah kınalı kuzular, ruh-u mâneviyeniz?

Gençosman Denizci
(İstanbul, Mart 2007)


..................................................................

Desing

Google