1916 yılında Irak cephesinde kazanılan Kûtulamâre Zaferi, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda Türk tarihinin en şanlı sayfalarının yazıldığı Çanakkale Zaferi’nden sonra kazanmış olduğu ikinci büyük ve anlamlı zaferdir. Irak Cephesi’nde 4,5 aylık bir kuşatma sonucunda, 29 Nisan 1916’da Kûtulamâre’de bulunan 5’i general 481 subay ve 13.300 kişilik İngiliz ordusu esir alınmıştı.
Önemi ve büyüklüğü şüphesiz olmakla birlikte Kûtülamâre’de kazanılan zafer, aradan geçen 100 yıl boyunca maalesef tarihin tozlu sayfaları arasında unutulup gitmiştir.
Bu kitap, tarih kitaplarında birkaç satırla geçiştirilen bu önemli tarihi olayı, bütün yönleriyle ayrıntılı olarak ele alınarak, Kûtulamâre kahramanlarını lâyık olduğu şekilde hatırlatmak gayesiyle hazırlanmıştır. (M.A.-V.E.)
Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)
Çanakkale Savaşı’nın başında bir başka uygulamanın, künye sisteminin ilk halinin, yaygın olmasa da, kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Genelde deri veya kumaş üzerine basılan künye bilgileri askerlerin ceketlerinin iç kısmına dikilmesi suretiyle, herhangi bir durumda askerin kimliğinin tespitinin kolaylaştırılması düşünülmüştü. Ancak şehit olan askerlerin elbiselerinin diğer askerler tarafından alınması ile elbiselere dikili olan künyelerin sağa sola atıldığı veya ortadan kaybedildiği görülmüştü. Ayrıca özellikle bulaşıcı hastalıklar nedeniyle hastanelere gelen askerlerin elbiselerinin yakılması söz konu idi. Bu yakılma işlemi sırasında elbiselerle birlikte deri veya kumaş künyeler de yanıp gidiyordu. Bu nedenle 3. Kolordu Komutanlığı konuyla ilgili şikâyetlerini başkomutanlığa bildirmişti. Bunun üzerine Başkomutanlık tarafından günümüz Türk ordusundaki künyelere yakın bir tasarım ile metal bir künye tasarlanarak tüm askeri birliklere bu örnekler gönderilmişti. Hazırlanan künye, yabancı ordularda uygulanmaya başlanan metal künyeler örnek alınarak yapılmıştı.(B.S.) [Bu makale ilk olarak Turkish Studies Dergisi’nde yayınlanmıştır. (TurkishStudies-International Periodical For Th e Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, Volume 8/7 Summer 2013, p. 551-561, ANKARA-TURKEY)]
Çanakkale Savaşı, Kara Savunması İçin Müstahkem Mevkii Top Desteği (Bayram Akgün)
25 Nisan kara çıkarmaları başladıktan kısa bir süre sonra Alman denizaltılarının Çanakkale’ye gelmesi Birleşik Filo’ya bağlı gemileri korkutur. Bununla birlikte bu filonun Boğaz’a karşı ciddi bir girişimde bulunamayacağı neredeyse kesinleşmiş olur. Bu yüzden Müstahkem Mevkii’ye bağlı bazı topların kara savunması için kara birliklerine verilmesi düşünülür ve bu yavaş yavaş uygulanmaya başlanır. Tabi ki bu uygulama devam ederken aynı zamanda Müstahkem Mevkii’nin gücünün zayıflatılmamasına da dikkat edilir.18 Mart 1915’ten sonra Boğaz’a karşı ciddi bir saldırı olmaz. Nitekim Birleşik Filo’ya bağlı bazı savaş gemileri ara sıra Boğaz’dan içeri girerek kıyıdaki istihkamlara atışlar gerçekleştirir. (B.A.)
Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)
Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce hazırlıklarını tüm ayrıntılarıyla planlayan devletler için en önemli kısım askerlerin sağlık, beslenme, giyecek ve sevkiyat durumudur.
5. Ordunun oluşmasının ardından Alman General Liman Von Sanders’in göreve getirilmesinin ardından 27 Mart 1915 tarihinde Ordu Menzil müfettişliği oluşturulmuştur. Çanakkale Cephesinde diğer cephelere göre idari ve lojistik anlamında sıkıntıların yaşanmamasının sebebi olarak kara ve deniz yollarının bölgeye yakın olması büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Ordunun lojistik desteği ne kadar güçlü olursa; cephede savaşan askerlerin giyinmesinden yeme –içmesine ve sağlıklı bir yapıda olması onları kuvvetli ve başarılı kılar. Bunun içindir ki idari kontrol ve hazırlıklar son derece mücadeleye tesir eder. (A.C.)
Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)
Kabataş Erkek Lisesi tarafından 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu düzenlenliyor. Etkinlik 8-9 Nisan 2017 tarihinde Kabataş Erkek Lisesi’nde gerçekleşecek. İlgilenenlerin dikkatine.
Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir – Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)
Şehitler konusu ülkemizde kaynakların yetersizliği nedeniyle hala çözülememiş bir konudur. Çünkü bu konuda sadece Milli Savunma Bakanlığı’nın yayını dışında başka yayınlanan kaynak bulunmamaktadır. Hâlbuki bu konuda il ve ilçe nüfus müdürlükleri arşivinde bulunan vefiyata mahsus defterler ve 1934 yılında yapılan nüfus taraması sırasında tutulan kayıtsız ölüm defterleri şehitler için önemli kaynaklardır. Buna göre İzmir’in Beydağ ilçesinde Genelkurmay arşiv belgelerine göre 10, ölüm defterine göre de 50,Nüfus kayıtsız ölüm defterine göre 536 şehit bulunmaktadır. İzmir’in Beydağ ilçesinin merkez dahil toplam 19 yerleşim biriminde yer alan şehitlerin dağılımında Küre/Adaküre köyü 121 Şehit ile Nüfus ölüm defterinde ilk sırada yer almaktadır. Yeniyurt köyü ise 7 şehitle en az şehidi olan köy durumundadır. Yeniyurt aynı zamanda toplam 7 şehidin 4 ‘ü aynı haneden şehit olmalarıyla oldukça çarpıcı. 2 şehit veren 65 hane,3 şehit veren 16 hane,4 şehit veren 4 aile bulunmaktadır. Ancak araştırmacıları zorlayacak husus bu defterler bu gün Nüfus ve vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü arşivine alınmıştır. Çalışmada vefata mahsus defterlerin ve 1934 yılı tarama kayıtsız ölüm defterlerinin nasıl bir metotla inceleneceği üzerinde açıklamalar yapılacaktır. (N.Ç-A.L.E.)
Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)
Yok olduğu düşünülen bir devletin yeniden dirildiği ve bir milletin kendine yeniden güven duymasını sağlayan Çanakkale Cephesi, Kurtuluş Savaşı’mızın da ön hazırlığı niteliğindedir. Bu cephede nice komutanlar yetişmiş ve bunlar Türk Kurtuluş Savaşı’nı başarıya ulaştırmıştır. Böylesine öneme sahip bir savaşın sosyal hayata olan etkilerinin bilinmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması “önemli bir mesele” olarak karşımızda durmaktaydı. Elinizde tuttuğunuz eser, Çanakkale Muharebeleri ve eğitim arasındaki ilişkiyi irdelemesi açısından önemlidir. Çünkü binlerce öğretmen, mülkiyeli ve tıp öğrencisinin, Harbiyelinin, aydın ve eğitim görmüş insanın Çanakkale’de yitirildiği bir gerçektir. Yaklaşık 8,5 ayı kara çarpışmaları olarak geçen Çanakkale Muharebelerinde her iki taraf büyük kayıplar vermiştir. Verilen bu kayıplar içinde araştırmaya konu olan öğretmen ve öğrenciler de vardır. Cepheye giden yetişmiş neslin kaybı, yıllar süren savaşlar nedeniyle zaten olumsuz durumda bulunan eğitim-öğretim faaliyetlerini daha da olumsuz bir hâle sokmuştur. Bu çalışma ile Çanakkale Muharebelerinin Türk eğitim sistemine olan etkileri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve ortaya konmuştur. (İ.S.)
Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)
Toplar icat edildikten sonra atmış oldukları mermiler taştan ve demirden yapılan tahrip gücü olan güllelerden oluşmaktaydı. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte güllelerin (mermi) şekli ve amaçları da değişir. Yeni yapılan mermiler daha uzun mesafelere gidebilmekte ve etkisi daha fazla olmaktadır.
Mermi; Arapça, atma, fırlatma anlamına gelen remi-remy sözcüğünden türeyen bu deyim topçuda cephaneyi anlatır. Topçuda kullanılan silindir şeklinde ve ucu sivri mermiler bu sözcükle anlatılır. Eskiden “mermiyat” denilince topçu mermileri anlaşılırdı. “Mermi yolu”, “Mermi çukuru” da bu kökten türemiştir. Topçu mermileri çelik veya çelik dökme bir zarf -kılıf- ile bunun içindeki imla –doldurma- hakkından oluşur ve bunu infilak ettirecek mekanizmayı kapsar. (B.A.)
GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)
Tarihimizdeki önemli olayların anmaları illaki resmi, gösterişli törenlerle olmak zorunda değil. Bazen ufak bir çiçek ve bayrak bile gönlümüzün tercümanı olabilir. Biz de Gazze muharebelerinin 100.Yılında kahramanlarımızı şehit ve gazileri oldukları yerde mütevazı bir şekilde anmak istedik. Dostlarımızla bağlantı kurduk. 1.Gazze muharebesinin kaderinin çizildiği, yoğun çarpışmaların yaşandığı Ali Muntar Tepesi’ne, İngiliz mezarlığı içerisindeki anıt taşına ve Türk mezarlığının olduğu bölüme çiçeğimizi koyduk.Doğu Akdeniz’in bu güzel şehri ama kadersiz şehri şimdi de İsrail’in sıkı bir ablukasıyla ve ablukanın getirdiği alt yapı sorunlarıyla boğuşuyor. Denizinden yararlanabilmeleri, istedikleri yere özgürce gidebilmeleri, ya da dışarıdan serbestçe girilmesi hep İsrail’in iznine bağlı. Bu topraklara hiç uğramayan barışın gelmesini, ablukasız, özgür bir Gazze şehri görmeyi diliyor, topraklarında bıraktığımız şehitlerimizi de GeliboluyuAnlamak.com ailesi olarak bir asır sonra rahmetle anıyoruz. (T.Y)
We commemorate Gaza’s heroes who defended the strategically important city under the Ottoman flag. Our friends help us to remember our martyrs and veterans 100 years later, putting flowers on Ali Muntar Hill and CWGC cemetery Turkish section. Today Gaza still suffers from Israel’s blockade, water and electricity problem. The East Mediterranean’s beatiful city deserves better life conditions. We call Israel to end her unfair Gaza blockade
18 Mart Özel Makalesi – Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)
Saat 11.15’i gösterdiğinde Triumph muharebe gemisi, Anadolu yakasındaki Halileli sırtlarına 13 bin metreden ilk ateşi açtı. İntepe’deki 12 cm’lik muhasara bataryası ateşe karşılık verdi. Bu ilk mermiyle Çanakkale Boğaz Muharebesi başlamıştı.Birleşik Filonun A hattının en büyük gemisi Queen Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyası’nı ateş altında tutarken, Agememnon Rumeli Mecidiye Tabyasını, Lord Nelson Namazgah Tabyasını, İnflexible ise Rumeli Hamidiye Tabyasını kendine hedef seçmiş, buraları bütün güçleriyle aralıksız ateş altına almışlardı. 380 milimetrelik gülleler, düştükleri yerlerde derin çukurlar açıyor, toprağın altını üstüne getiriyordu. Gemilerin, tabyaların menzilleri dışında olması bu ateşe karşılık verilmesine imkân vermiyor, ara sıra tabyalardan askerin şevkini artırmak için ateş açılsa da hedefin çok berisinde denize düşüp, sadece büyük bir su kütlesini metrelerce havaya kaldırıyordu.
Bu şiddetli Boğaz muharebesinde Türk tarafındaki kahramanlar neler yaşadı, nasıl kahramanlıklar gösterdi? Gelin muharebeyi yaşayanların ağzından dinleyelim.(A.Y.)