GELİBOLU’YU ANLAMAK

Çanakkale Muharebe Alanlarında Çevre Kirliliği ( Tuncay Yılmazer )

 





  


Sağcısı, solcusu, ulusalcısı Çanakkale dedi mi, şehitlere saygı dedi mi mangalda kül bırakmıyoruz. Konuşmakta üzerimize yok. Ancak iş pratiğe gelince ne yazık ki çuvallıyoruz.


Hatırlatmak istemezdim. Çanakkale Şehitler Abidesi’nin temeli 17 Nisan 1954’de atıldı, açılması 21 Ağustos 1960’ı buldu… ( Aslında tam anlamıyla bitirildiği daha söylenemez ya neyse…)  Şehitlerimizin mezarlıkları son birkaç yılda yeni yeni düzenleniyor. Dikkatinizi çekerim. İngilizler , Fransızlar, Anzaklar 20’li yıllarda mezarlıkları düzenlediler, 30’lu yıllara gelindiğinde bugün temizlikleri ve düzeni açısından gıptayla seyrettiğimiz yabancı mezarlıklar ve anıtlar tamamlanmıştı.  Dolayısıyla bizler “şehit edebiyatı” yaparken müttefikler Gelibolu’da bıraktıkları silah arkadaşlarına görevlerini yerine getirdiler.


 


Peki nelerdir şehidlerimize olan saygısızlığımız ? Çanakkale Savaşı’nın günümüze olan yansımalarında baktığımızda üç olumsuz nokta dikkati çeker. Sırasıyla söylersek; bilgi kirliliği, muharebe alanlarında yapılan düzenlemelerde doğal dokuya dikkat edilmemesi, özensiz davranılması ve buna bağlı olarak betonlaşma tehlikesi, sonuncusu ise çevre kirliliği. Bu sitenin kuruluş amaçlarından en önemlisi bu üç maddede belirtilen konulara dikkati çekmek, gerekli duyarlılığı sağlamak.


 


Bugün sonuncusundan bahsedelim isterseniz. ( Yeri geldiği zaman diğerlerinden de konuşacağız, merak etmeyin. ) Çanakkale Savaşı muharebe alanlarında “çevre kirliliği” sorunu yeni bir şey değil aslında. Üzücü olan da bu ya zaten. Bu konuda ( biliyorum çok klişe bir laf olacak ama ) hepimizin çok duyarlı olması gerekiyor. Zira çoğu yer çöplükten geçilmiyor. Hani utanmasak Conkbayırı’ndan Şahinsırtı’na doğru inen yoldaki gazoz şişelerini,  Yeni Zelanda askerlerinin  savaş sırasında  bıraktığını söyleyeceğiz. Özellikle ziyaretçilerin gidemediği nisbeten bakir alanlar çöplerin gizlice bırakıldığı mekanlar oluyor. Zığındere ziyaretimizde yürümekte bile çok zorluk çekilen, bir yerde gördümüz çöp yığınları eşimle beni hayal kırıklığına uğratmıştı.


 


Çanakkale gönüllüsü dostlarımdan yakın zamanda aldığım duyumlar Zığındere vadisinin eskisinden çok daha kötü vaziyette olduğu, adımbaşı çöplükle karşılaşıldığı yönünde.  Anlaşılan Milli Parklar idaresinin fazla ziyaret edilmeyen bölgelerin temizliğiyle çok ilgisi yok. Çevre köylerden ya da sorumsuz ziyaretçilerin atıkları haftalarca, aylarca bu bölgelerde bekliyor. Gözden ırak olan gönülden de , denetimden de uzak …


 


Bu konuda yeni bir makale Serdar Halis Ataksor Bey’in rahmetli dedesi , Çanakkale’de 27. Alay 3. tabur komutanı olarak , daha sonrasında da 27.Alay komutanı olarak görev yapmış Binbaşı Halis Ataksor’un hatırasına açtığı sitede yayınlandı.  Fotoğraflar son derece çarpıcı. İtiraf etmek gerekirse  biz Çanakkale ile ilgilenenler Kumkale Muharebeleri’nden çok fazla bahsetmeyiz. Fransızların burada biraz başarılı olmasından mıdır nedir , aldatma çıkarması der geçer, gerisini pek getirmeyiz.  Oysa söz konusu fotoğraflar utanç verici. İlgisizliğin, unutulmuşluğun çok açık bir belgesi. Şehidlerimize saygısızlığın apaçık bir sembolü.


 


Yetkilileri uyarıyor, göreve çağırıyoruz. ( Aslında bu ifade eksik. Ziyaretçilerin de aynı duyarlılığı göstermesi lazım. ) Çanakkale Savaşı alanlarında ciddi bir çevre kirliliği sorunu var. Özellikle ziyaretçilerin çok yoğunlaştığı dönemlerde bu sorun daha belirgin hale gelmekte.


 


Bizden bir kere daha söylemesi…


 


Tuncay Yılmazer


 


 


 

24.250 okunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir