GELİBOLU'YU ANLAMAK

Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm-2.Gazze Muharebesi(Tuncay Yılmazer )

Murray 1. Gazze muharebesini Londra’ya verdiği raporda başlangıçta başarı gibi rapor etse de gerçek çok geçmeden anlaşıldı. İngilizler şehir tam düşmek üzereyken Gazze garnizonunun özellikle Çanakkale gazisi askerlerinin olağanüstü direnişiyle kurtulmuştu. Falih Rıfkı (Atay) yazar: Aralıksız bir demir yağmuru altında insanı deli eden büyük ve mukaddes Gazze gününden Kudüs’e dönen yaralıları ziyaret ederken bir arkadaşım neferlerinden birine demiş ki “-Nasıl yine gelirler mi dersin? “Gelemezler efendi!Bizim alayı gördüler! Cesur neferin bu sözüyle anlatmak istediği şey alayının Çanakkale’de bulunmuş olmasıydı. İngiliz ordusunun erzak açısından üstün olduğu Gazze’de de ortaya çıkmıştı. Yine Falih Rıfkı anlatır “Tren İngilizlerle beraber kanaldan cepheye kadar yürümüştü. Demiryolunu yakından takip eden su yolları İngiliz siperleri içerisinde açılmış musluklardan Nil Suyu veriyordu. Siper yemeği olarak yenilen konserveler Londra’daki bir evin sofrasından farksızdı. Birgün düşman siperlerinden birine giden bir Türk neferi gayet tuzlu bir şey yemişti. “-Bunlar da kötülemiş. Çanakkale’deki yemekleri daha da güzeldi” dedi.

 

Murray’ın raporu iyimserlik içeriyordu. İngiliz savaş kabinesi Irak Cephesinde General Maude’nin Bağdat’ı ele geçirip yeni Rus hükümetiyle Mezopotamyayı ele geçirmesini hedef olarak belirlerken Filistin’de kadim şehir Kudüs’ü hedef almıştı. Yalnız Filistin’de sorun ciddiydi. Artık sürpriz etki kaybolmuş,  Osmanlı tarafı Gazza Birüssebi hattını daha da güçlendirmek ve süvariler için geçilmek hale getirmek için var gücüyle çalışmaya başlamıştı. En azında Teleşşeria’ya kadar tabyalar oluşturuldu. Moraller yükselmişti.  Artık İngilizler için müstakbel muharebe tıpkı Batı Cephesindeki gibi tahkimatlı hatlara saldırıya dönüşecekti. Dolayısıyla hazırlıklarda Batı Cephesi gibi oldu. O dönem yeni yeni kullanılmaya başlayan 8 adet Mark I tipinde Tank , 4000 kapsülllük gaz takviyesi yapıldı. Topçu gücü artırıldı. Hepsi Çanakkale Savaşı’na katılmış aralarında “esrarengiz bir bulutun içine girip kaybolduğu iddia edilen” meşhur Norfolk taburu da olan 52, 53 ve 54 Tümenler ile piyade saldırısı gerçekleşecekti. Ali Muntar tepesi yine savunmanın temel direğiydi.

 İkinci Gazze muharebesinin Çanakkale Savaşı Seddülbahir sektöründeki 4 Haziran 1915 tarihli 3. Kirte Savaşı ile olan benzerli dikkat çekicidir. Orada da zırhlı araçlarla desteklenmiş 42.Tümen cepheyi orta hattan yarma teşebbüsünde bulunmuş ancak biraz ilerleyebilse de geri çekilmek zorunda kalmıştı. Burada da tanklarla desteklenmiş 54. Tümen cepheyi ortadan yarmaya çalışmışsa da başarısız olmuştu. Osmanlı tarafı 2. Gazze muharebesinde çok daha üst düzey performans göstermişti. Tank’ın ilk modeli olan, son derece hantal  Mark I ‘in ilerlemesinin  içerisindeki 50 dereceye varan sıcaklık ve sürekli içeriye dolan egzoz dumanı ile çok  kolay olduğu söylenemez. Personelin çoğu kusuyor, baygınlık geçirenler oluyordu. Üstüne üstlük Osmanlı topçusuna çok kolay hedef olmuşlardı. Harbiye Nezaretinin Harp Mecmuasında, ele geçirilen bir tankın önünde bir Türk askerinin gururla poz verişi 2. Gazze muharebesini anlatan en anlamlı  sembollerinden birisidir. İngiliz piyadesi tıpkı Gelibolu’daki gibi Türk siperleri karşısında eridi. Kimyasal silah kapsülleri sıcakta etkili olmamıştı. O kadar ki Türk tarafı kendisine kimyasal silah kullanıldığının farkında değildi!

 Sonrasında…

 Ne yazık ki diğer cephelerde yaşanan başarıdan yararlanamama durumu Gazze’de de tekrar etmişti. İngilizler 31 Ekim’de savunma hattının en doğu ucundaki Birüssebi’den bu sefer hattı yarabilecek, Gazze 7 Kasım 1917’de bir ay kadar sonra da 9 Aralık 1917’de Kudüs düşecekti. Filistin cephesi için sonun başlangıcıydı bu. Geriye sadece günümüze hala daha savaşlarla, ablukayla acı çeken bir şehir ve orada mezarı bile olmayan şehitlerimizin aziz hatıraları kaldı. Sahi Gazze’de hayatını kaybeden Türk, Arap, Alman ve Avusturya-Macaristan ordusu kahramanlarını bizlere hatırlatan ayrı bir anıt ya da mezarlık olmadığını biliyor muydunuz? Bir kısmı ise İngiliz Uluslar Topluluğu mezarlığı içerisinde ayrı bir bölümde   yatıyor. İngilizler aylarca kendilerine geçit vermeyen eski düşmanlarına sembolik de olsa yer vermişler. Umarız Doğu Akdeniz’in bu kadersiz şehri ablukasız bir barışa , kaderleri burada kesişmiş Osmanlı askerleri de ayrı bir anıt ve mezarlarına kavuşurlar.

 

Bu yazı Atlas Tarih Dergisi Şubat 2017 sayısında yayınlanmış, editörün izniyle sitemize konulmuştur. (T.Y) Savaşın yaşandığı coğrafya hakkında bilgi veren ve bölgenin fotoğraflarını bizlerle paylaşarak  destek olan İbrahim Jaradah ve Dr. Ahmet Köse’ye çok teşekkür ederim (T.Y)

…………………………………………………………………………………………………………

 

TÜRK RESMİ TARİHİNE GÖRE 2.GAZZE MUHAREBELERİNDE TARAFLARIN GÜÇLERİ VE KAYIPLARI

 

2.Gazze Muharebesi (19-20 Nisan 1917)

 1.Kuvvei Seferiye     ( Yaklaşık 18000 tüfek )

9 Subay ,           393    er ve erbaş şehit,

34 Subay ve    1330    er ve erbaş yaralı

5 Subay ve        242    er ve erbaş kayıp

 

  İngiliz Doğu Ordusu  ( Türk ve İngiliz kaynakları farklı Yaklaşık 30000-65000 kişi)

 43 Subay , 466 er ve erbaş  ölü,

257 subay , 4102 er ve erbaş yaralı ,

42 subay ve 1534 er kayıp (Bu kayıpların büyük kısmının da öldüğü tahmin edilmektedir. Çünkü Türk tarafı 6 subay ve 266 er esir almıştır.)

 

 

Yazının 1.Bölümü :

http://www.geliboluyuanlamak.com/763_canakkale-nin-filistin-deki-yansimasi-gazze-muharebeleri-1-bolum-tuncay-yilmazer.html

 

6.680 okunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir