Uydurmadan Gerçeğe- Çanakkale Savaşı’nda Bulutlar İçerisinde Kaybolduğu İddia Edilen Norfolk Taburu (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 12/03/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 11155

Norfolk taburun önemli bir kısmı tekrar birliğine katıldı. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulundu. Olay, İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsüydü sadece. Tıpkı Gelibolu'da yok olma noktasına gelmiş diğer bir çok Müttefik taburu gibi.Daha üzücü olanı, doğru olmadığı her yönüyle belli olan bu bilgileri hiçbir araştırma yapmadan Çanakkale Muharebelerini anlatan bir çok esere konulması, menkıbeleştirerek uhrevî bir hava verilmesi kuşkusuz. Çanakkale’de Mehmetçiğin kahramanlığını anlatmak, ordumuzun başarısını vurgulamak için bu tip tuhaf uydurmalara da ihtiyacımız yok. 


Bu metin makalenin kısaltılmış halidir. Daha ayrıntılı bilgiler içeren orijinal versiyonu Muzaffer Albayrak editörlüğü’nde çıkan Yakın Tarih İncelemeleri – Çanakkale adlı eserde yayınlanmıştır. ( Yeditepe Yayınevi, 2.Baskı, 2007 İst. )

 

29 Temmuz 1915 gecesi saat 23 sıralarında Norfolk taburu ve bağlı bulunduğu tugayı Gelibolu'ya götüren Aqutania Transatlantiği Liverpool'dan ayrıldı. Belki de bir daha hiç göremeyeceği şehrin  kaybolan ışıklarına hüzünle bakan 5. Norfolk taburundan Er Frank Rogers , kendi taburunun akibetinin neredeyse bir asır sonra bile Türkiye'deki hurafe tartışmalarının ana konularından biri olacağını tahmin edemezdi hiç kuşkusuz...

Çanakkale Muharebeleri ile ilgilenenlerin kaçınılmaz bir şekilde (kıyısından köşesinden de olsa) ilgilenecekleri konu Norfolk Taburu'dur. Çanakkale Muharebe alanlarını ziyaret edenlerin en çok merak ettikleri, rehberlerimizin de anlatmaktan en çok memnun oldukları konunun bu olduğu da kesindir. Her ne kadar 4. ve 5. şeklinde numaralandırılmış iki tabursa da asıl kastedilen 5. Norfolk'tur tabii ki...

Aslına bakarsanız, karada yaklaşık 8 ay süren ve Britanya İmparatorluğu'na her açıdan pahalıya mâl olan Gelibolu Harekatı'nda yok olma noktasına gelmiş tek İngiliz taburu Norfolk 1/5 değildi elbette. Örneğin İrlandalı askerlerden oluşan Royal Dublin Fusiliers ve Royal Munster Fusiliers taburları 25 Nisan 1915 çıkarmasında o kadar ağır kayıp vermişlerdi ki daha sonraki günlerde geçici bir süreliğine de olsa birleştirilmişlerdi. Yine Kraliyet Deniz Tümeni'nin birliklerinden biri olan Colingwood Taburu da 3. Kirte Muharebesi'nin en kritik anlarında ateş sahasına sürülmüş, mevcudunun büyük bir bölümü Türk makineli tüfek ateşi karşısında erimişti.

Ortaokul çağlarımdan hatırladığım, ürkütücü reklamlarıyla dikkati çeken Bilinmeyen Dergisi'nin bir sayısının kapak konusuydu Norfolk. UFO araştırmaları üzerine yoğunlaşmış derginin ilgili sayısında Gelibolu'da kaybolan 250 kişilik İngiliz birliğinin aslında bir bulut tarafından alınıp götürüldüğü anlatılıyordu. Üstelik üç Anzak veteranı bu olayı gözleriyle görmüştü! Yabancılar görmüşse bize de sorgulamak düşmezdi tabii ki! Yalan söyleyecek halleri yoktu ya? Üstelik de noterle ifadelerini tasdiklemişlerdi. Yakın zamanda okuduğum Çanakkale Muharebeleriyle ilgili bir çok kitapta benzer bilgiler tekrarlanıyordu -ki hâlâ daha tekrarlanıyor-.

5. Norfolk Taburu'nun bu kadar ünlü olmasında, Gelibolu Harekâtı'ndaki başarısız yönetimi nedeniyle daha önce görevden alınan eski Başkomutan General Hamilton'un 6 Ocak 1916 tarihinde İngiliz kamuoyuna açıklanan raporunun rolü büyük. Hamilton raporunun 12 Ağustos 1915'de Suvla'da Küçük Anafartalar Ovası'nda yapılan harekâtı anlattığı bölümünde Norfolk 1/5 Taburu'nun da bağlı bulunduğu 163. Tugay'ın o gün öğleden sonra harekete geçtiğini yazmış ve devam etmişti:

“Bu cesur ve kahraman askerler arasında Kraliyet Sandringham Malikânesi'nden askere yazılmış bir bölük asker de vardı. O zamandan beri bunların akıbetinden hiçbir haber alınamadı. Bunlar ormanlığa daldılar ve kaybolup gittiler. Bunlardan hiçbiri bir daha geriye dönmedi. Gece kaybolup gittiler.."1

Dünyanın neresinde olursa olsun, içerisinde "gizemli", "hiçbiri geriye dönmedi" ya da "kaybolup gittiler" gibi ifadeler içeren askerî bir rapor, üzerinde her türlü spekülasyona açık bir rapordur. Hele hele bu raporda adı geçen kaybolduğu belirtilen birlik, dönemin kralı V. George'un da bizzat tanıdığı Kraliyet Sandringham Malikanesi'nde çalışanlarından oluşuyorsa basının (çarpıcı başlıklar atarak) yakından ilgisi de doğaldır.

İngiltere'de Kitchener'in Yeni Ordusu olarak anılan tümenlerin yeniden numaralandırması sistemiyle Doğu Anglian Tümeni 54. Tümen'e dönüşmüş bu tümenin 5. Norfolk Taburu'nun da bağlı olduğu tugay ise 163. Tugay olarak adlandırılmıştı. 5. Norfolk Taburu'nda Kraliyet Sandringram Malikanesi'nde çalışan kraliyet ailesinin yakından tanıdığı personel de bulunuyordu. Taburun C Bölüğünün bir kısmını da Sandringham Malikanesi'nde çalışan bahçıvan, aşçı, uşak gibi çalışanlardan oluşturmuştu. Bölüğe ise kralın yakın arkadaşı Yüzbaşı Frank Beck komuta ediyordu. Bazı yerli ve yabancı yazarlar tarafından yanlış olarak yazıldığı gibi; Sandringham Alayı, Sandringham Taburu hatta Sandringham Bölüğünden bile söz edilemezdi.)

Yorucu, yoğun bir eğitimin ardından 163. Tugay artık Gelibolu'ya gitmeye hazırdı. 29 Temmuz'da Tugay birliklerini taşıyan Aquitania Transatlantiği Liverpool'dan Gelibolu'ya gitmek üzere ayrıldı.

Norfolk taburunun bağlı bulunduğu 53.Tümen Anafartalar limanına indiği dönemde koskoca İngiliz 9. Kolordusu bir avuç Türk birliği karşısında süratle ilerleyememiş, Tekketepe ve Kavaktepe'yi ele geçirememişlerdi. Bolayır'dan 16. Kolordu birlikleri gelene kadar Wilmer Bey'in Anafartalar Müfrezesi İngilizleri sahilde tutmayı başarmıştı. Anafartalar Ovası'na hâkim Tekketepe ve Kavaktepe'yi İngilizlerden önce tutmayı başaran Osmanlı kuvvetleri, 9 Ağustos 1915'te de Kurmay Albay Mustafa Kemal Bey komutasında 1. Anafartalar Zaferi'ni kazanmıştı.

Fırsatın kaçırıldığını görmekle birlikte Hamilton, takviye olarak gelen 53. Tümeni de hemen taarruz ettirmesi konusunda Stopford'u uyarmıştı. General Lindley'in komutasındaki 53. Tümen, 158. ve 159. Tugaylarıyla Yusufçuktepe ve Anafartalar sırtlarına saldıracaktı. Karaya yeni çıkmış acemi birliklerle yapılan harekât tam bir fiyaskoydu. 10 Ağustos 1915 günü de İngilizler açısından elem ve felâket dolu bir gün olarak tarihe geçti.

Kendisine büyük ümitler bağlanan General F. S. Ingefeld komutasındaki 54. Tümen, 10. Ağustos'ta öğleden sonra karaya çıkmaya başladı. Bir İngiliz tarihçinin ifadesiyle; "53. Tümen 10 Ağustos'ta Anafartalar'da çarpışıp ölürken 54. Tümen karaya çıkıyordu". General Hamilton Tekketepe'yi ele geçirmek için kullanacağı bu tümenin kesinlikle kendi emri olmadan kullanılmaması yönünde talimat vermişti. Hamilton bu yeni tümenin Tekketepe'ye yapılacak bir saldırıda sağındaki 11., solundaki 10. Tümen'in de saldırıya yardımcı olacağını düşünmüştü. Bu tümen, Anafartalar Ovası'na yayılmış şaşkın 9. Kolordu için elde kalan son ihtiyattı.

Ne yazık ki tümenin askerleri beklentileri karşılayamayacak kadar tecrübesizdiler. General Stopford'un emriyle (genel karargâhın aksi yöndeki emrine rağmen) tümen Karakoldağı ile Kükürtlüpınar arasındaki açıklığı kapatmak için kullanıldı. Yeni karaya çıkmış birlikler yollarını şaşırıp bölgeyi bulmakta zorlanınca uykusuzluk ve yorgunluk had safhaya ulaşır. Anafartalara çıkan her birliğin kaderi hep aynı noktada kesişmektedir.

4. ve 5. Norfolk Taburlarının da bulunduğu 163. Tugay da Kireçtepe'yi tutan 10. Tümen'in sağ yanına konuşlanmıştı.

Araziyi iyi tanımayan, yeterli keşif yapmayan taburların yerleşmesi de sorun olmuştu. Cephe hattında bulunan taburlardan 10. Tümen sınırındaki 5. Suffolk Taburu, 5. Norfolk Taburu'ndan neredeyse 300 metre kadar gerideydi. 1/8 Hampshire Taburu ortada, 4. Norfolk Taburu ise Suffolkların gerisinde ihtiyattaydı.

 

Hamilton'un biran önce taarruz konusundaki ısrarları sonuç vermemişti. Harekât konusunda isteksiz olan General Stopford ağaçlara saklanmış Türk keskin nişancılarının 54. Tümen'in geriyle olan bağlantısını kesebileceğini bile bahane olarak ileri sürmüş, sonuçta ANZAK'tan keskin nişancı getirilmesi kararlaştırılmıştı. Sonunda 13 Ağustos taarruz tarihi olarak belirlendi.

9. Kolordu karargâhında bir gün sonra yapılacak harekâtın daha başarılı olabilmesi için bir tugaylık bir kuvvetin bir gün öncesinden tepe yamaçlarına doğru ilerlemesi kararlaştırıldı. Böylelikle ağaçlara ve çalılıklara yerleşmiş keskin nişancılar temizlenecek, 13 Ağustos sabahı yapılacak 54. Tümen'in başını çekeceği, 10. ve 11. Tümenlerin destekleyeceği harekât daha kolaylaşacaktı.4

54. Tümen'in General Brunker komutasındaki 163. Tugayı bu iş için görevlendirilmişti. Hedefi Sülecik-Kükürtlüpınar mevkiinden geçerek Türk 36. Alay'ın 1. Taburu ile 36. Alay'ın sağ yanındaki mevzilerdi.

Saldırıdan önce tüm birliklerin aynı hatta gelmesi istenmişse de bu yapılmamıştır. Oysa 10 Ağustos tarihinde cepheye yerleştikleri, 12 Ağustos öğleden sonra harekâtın başladığı düşünülürse yeterince süre vardı. 5. Norfolk Taburu'nun 12 Ağustos saldırısında ağır kayıp vermesinin en önemli nedenlerinden birisi de, bütün birliklerden daha önde olmasıdır hiç kuşkusuz.

12 Ağustos, 163. Tugay birlikleri için; yanlış anlamalarla, hatalı emirlerle dolu kâbus gibi bir gün olacaktı. Öğlen sahildeki tümen karargâhında toplanan kurmay subaylar bir açıdan sniper (keskin nişancı) temizleme harekâtı olacak saldırının öğleden sonra, saat 16.00'da başlamasına karar verdiler. Ön hatta bulunan en yüksek rütbeli konumunda bulunan Albay Beauchamp'a telefonla karar bildirildi ve diğer taburlara da iletmesi istendi.

Ancak Tugay kurmaylarından Binbaşı Bridgwater, saat 15.30 sıralarında, cephe hattına emirlerin alınıp alınmadığını kontrol için geldiğinde, Suffolk ve Hampshire taburlarının hiçbir şeyden haberleri olmadığını şaşkınlıkla öğrenmişti.

Sonunda saat 16.40 sıralarında ilerleme emri verildi. Hedef Tekketepe ve Kavaktepe yamaçlarındaki (keskin nişancılardan da zengin olduğu düşünülen) bölgedir. (Kükürtlüpınar mevkiinin 1 mil kadar doğusu)

Bir İngiliz askeri; "12 Ağustos tarihi çok uygun düşmüştü. Çünkü bu tarih ördek avının başlangıcıdır ve ördekler de bizlerdik" diye yazmıştı günlüğüne.5

Saldırının yapılacağı bölge Kaymakam (Yarbay) Münip (Özsoy) komutasındaki 36. Alay'ın 1. Taburu ile 35. Alay'ın 3. Taburları tarafından tutuluyordu.

Ancak en sağdaki Norfolk Taburu'nun en soldaki Suffolk Taburu'yla aynı hizaya gelmesi gerekiyordu. Makineli tüfek ateşi yağmurunun başladığı, hareket emrinin verildiği bu dehşet saatlerinde artık bunu yapmak için çok geçti. Hızla ileri fırlayan Norfolk Taburu askerlerinin sağ ve sol yanları korumasız kalmıştı.

"Türk hatlarını geçene kadar ilerledik. Şimdi arkalarına geçmiştik. Türklere ateş ettim. Bazılarının düştüklerini gördüm, gerçekten... Ama fundalıklar alev almıştı. Bunlar küçük küçük yangınlardı ama aralarında yatamıyordun. O sırada sağ kolumdan vuruldum. Ateş ediyordum ve kurşunu hemen omuzumun hemen altına yedim. Geri dönmem gerektiğini biliyordum. Yanımda bir grup adamım vardı. Hepsi öldürülmüşlerdi. Çevremiz sarılmıştı. Taburun çoğu farkına varmadan aşmıştı Türk hatlarını. Türklerle karışmıştık ve hepsi çevremizi sarmışlardı. Tek umudum geri dönebilmekti. Gelibolu için ben yoktum artık. O sırada Çavuş Aymers'in komutasında E Bölüğünün Sandringham takımının, -ki 40 kişi falandılar- bir samanlığa sığınmış olduğunu gördüm. Fundalık tutuşmuştu. Çevreleri hemen hemen Türklerle sarılmıştı ve keskin nişancı ateşi altındaydılar. Durumları çok umutsuzdu. Orada hepsi yaralandılar ve öldüler herhalde. O'nun adamlarına cesaret verişini şimdi bile görebiliyorum. (Çavuş Tom Williamson)"6

En önde gidenlerden biri de C Bölüğüydü. Yoğun makineli tüfek ve şarapnel ateşi altında bölükler, askerler, subaylar birbirleriyle olan irtibatlarını kaybettiler. C Bölüğünden er John Dye, Yüzbaşı Beck'i en son bir ağacın altında başı önüne düşmüş halde gördüğünü söyleyecekti. Dönemin İngiliz Kralı V. George'un da yakın tanıdığı olan Yüzbaşı Frank Beck'i bir daha kimse görmedi.

Osmanlı tarafı başlangıçta bombardıman yapılmasıyla bir taarruzun yakınlaştığını sezmişti. 36. Alay Komutanı Münip Bey iki taburundan birisini cepheye yerleştirmiş, diğerini de geride ve ihtiyatta bulundurmaktaydı. İzzettin Çalışlar'ın ifadesiyle; "saatlerce bizim yiğitler bu bombardıman altında ıslatılır". Taarruzun Türk kaynaklarına göre başlama saati 16.50'dir. (İngilizlerin taarruz emrinin başlangıçta 16.00 olduğu düşünülürse bir hayli oyalandıkları anlaşılıyor.)

İngilizler ilk anda yaklaşık 900-1000 metre kadar ilerlemişti. Fakat bu müddet esnasında bir hayli zayiat verdiler. En fazla ilerleyen Norfolk Taburu'dur.

"Kendilerini bekleyen tehlikenin ve akıbetin farkında değildirler" diye devam eder dönemin Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey:

"Münip Bey İngilizlerin bu kısmen ilerlemesini görünce sağ yanına bir bölük daha gönderiyor ve hücum mesafesine girmiş bulunan bu cesur İngiliz çocukları üzerine yükleniyor, askerlerini süngü hücumuna kaldırıyor. Bu ileriye çok çıkmış olanlar cezalarını çekiyorlar ve tek bir insan dönüp başına gelenleri anlatamıyor. Hepsi ve hepsi eriyor.

İngiliz tugayı bir müddet bekledikten sonra ve muhtemelen ileri gitmiş olan taburunun akıbetini anlamak için bir ilerleme daha yapıyor. Bizim hatlar daha yaklaşıyor. Bu defa Münip Bey, en son bölüğünü ileri sürüyor, kendisi de alayın başına geçiyor, elindeki iki taburla ilerleyen dört İngiliz taburuna öylesine mukabil bir saldırı yapıyor ki intizamını kaybetmiş tugay 500 metre kadar geri çekilmeye mecbur kalıyor ve tabii giriştiği taarruzdan da vazgeçiyor."7

Harekâtta Türklere esir düşen 5. Norfolk Taburu'ndan Üsteğmen William George Stewart Fawkes de o gün birliğinin başına gelenleri tüm ayrıntısıyla anlattı:

"12 Ağustos 1915'de Anafartalarda Karakol Dağı eteğinde, bütün tugayımız avcıya yayılmış olduğu hâlde, albayımız gelerek saat tam dörtte ilerlememizi emretti. Fakat hedefimizin ne olduğunu söylemedi. Komutam altında bulunan takım ile ilerledim. Türk ateşi o kadar yoğundu ki beraberimde bulunanlar tamamen mahvolup öldürüldüler. Çavuş ile ben kaldım İlerlememizi söyledim. 100 yarda kadar daha ilerledik. Çavuş vuruldu ve düştü. Ben yine aldırmayarak yalnız başıma yürüdüm. 30 yarda yürüdükten sonra ben de vuruldum. Çok kan kaybettiğimden kendimi güçlükle topladım. Ayakta yürümeye uğraştım. Bilmem ne kadar bir mesafe yürümüşüm. Düşüp kaldım. Kendime geldiğim zaman semâda yıldızlar parlıyor. Yine kendimden geçmişim. Tekrar kendime geldiğim zaman zaptetmeye uğraştığım Türk siperinin içinde ve etrafımda şefkatli ve merhametli görünüşlü Türk evlâdlarını gördüm. Bana su ve yiyecek verdiler ve omuzlarında taşıyarak sargıyerine götürdüler. Bu âlicenap muameleye ve bundan buraya gelinceye kadar gördüğüm insanî muameleye hakikaten teşekkür borçluyum. Bunu burada söylediğim gibi vatanıma dönmek nasip olursa orada da çekinmeden söyleyeceğimi namusumla temin ederim."8

 

Her ne kadar başlangıçta kayıp sayısı 16 subay 250 kişi dense de aradan geçen zaman içerisinde yaralıların iyileşmesi, az sayıda esir düşenlerden haber alınmasıyla 12 Ağustos harekâtında Norfolk Taburu'ndan ölenlerin sayısı 14 subay, 142 erdir.10 Bunların da sadece 1 subay ve 16 eri Sandringham Malikanesi çalışanlarıdır. Yani bırakın taburu ya da bölüğü, bir takım bile değil!

Savaşın bitiminden birkaç yıl sonra 1919 yılı baharında İngiliz Mezarlıklar Komitesi'nden bir heyet Anafartalar Ovası'na geldi. 12 Ağustos harekâtının olduğu bölgede 163. Tugay'a mensup 180 askerin cesedini asıl çatışmaların yaşandığı çiftliğin etrafında buldu. Bunlardan sadece ikisinin kimliklerini teşhis edebildi. Bu askerlerden 122'si Norfolk Taburu'na, geri kalanlar Hampshire, Suffolk ve 2/4 Cheshires Taburu'na aittiler.1

 

Yıllar sonra ortaya çıkan noterli ifadeler 

1965 yılında bir Yeni Zelanda UFO dergisinde 3 ANZAK veteranının ifadeleri yayınlandı. (O yıllar UFO haberlerinin doruğa çıktığı yıllardı.)

"12 Ağustos 1915'te gün ağarırken gökyüzünde bulut yoktu. 60 Tepe'nin üzerinde altı ya da sekiz ekmek somunu biçiminde bulut yayılmış duruyordu. Bulut kümesinin tam altında, toprağın üzerinde bir bulut daha vardı. Yaklaşık 250 metre uzunluğunda, 60 metre eninde ve 65 metre yüksekliğindeydi. Bu bulut oldukça yoğundu. Yapısı katı madde gibiydi ve İngilizlerin bulunduğu savaş yerine 900-1100 metre uzaklıktaydı.

Bütün bunları Yeni Zelanda kıtasının Sahra Birliği'ne bağlı 3. Bölükteki 22 asker gördü. Aralarında biz de vardık. Bulunduğumuz yer 60 Tepe'ye göre 90 metre daha yüksekte olduğu için üstten görebiliyorduk. Bir bulut Kayacıkdere denilen kuru bir dere yatağına doğru ilerlediğinde onun daha önce durduğu zemini bütünüyle görebildik. Bulut diğerleri gibi açık gri renkteydi. 4. İngiliz Norfolk Taburu bu buluta doğru ilerledi. İçine girdi. Ancak sonra diğer tarafından çıkan kimse olmadı. Hepsi içine girip görünmez olunca, bulut yavaş yavaş yükseldi. Diğer bulutlarla aynı hizaya gelince hepsi birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başladılar. Trakya yönüne doğru gözden kayboldular. Aşağıda imzası olan bizler anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz."

4/165 künyeli F. Reichardt, 13/416 künyeli R. Nevnes ve er J. L. Newman12

Bazı yabancı kaynaklarda Reichardt'ın ifadesindeki tarih 28 Ağustos olarak bildirilmiş. Her durumda ifadedeki çelişkiler hemen sırıtıyor. Noter tasdikli ifadelerini verdiklerinde yaşlarının ortalama 70 olduğunu tahmin edersek bulutların şeklini, şemailini, sayısını bile ayrıntılı bir şekilde hatırlayan Reichardt ve arkadaşları ne yazık ki tarihi, taburun adını hatta yerini bile yanlış söylüyorlar. Norfolk taburları Gelibolu'da bulunduğu müddet içinde 60 rakımlı tepe -Bombatepe- mevkiinde görev yapmadılar. Bombatepe, olayın geçtiği Küçük Anafarta Ovası, Kükürtlüpınar bölgesinin neredeyse 5-6 km. güneybatısında kalıyor. 250 kişiyi bulutun (ya da bulutların) alıp götürmesinin şahidi herhalde çok daha fazla kişi olmalıydı.

Muhtemelen ilgili taburda kralın yakın arkadaşı olan subaylar da bulunduğu için "giden dönmedi" vs. muğlak ifadeler kullanan Hamilton bilerek ya da bilmeyerek bu spekülasyonlara kapı açtı.

Norfolk Taburunun başına gelenler 1999 BBC yapımı “All the King’s Men”  adlı filme konu olmuştur. Türkiye'de oynatılmadığı için bir ayrıntılı yorum yapmamız söz konusu değil. Filmde Beauchamp dahil bütün İngilizlerin (esir alınmak yerine) enselerine kurşun sıkarak öldürüldüğü iddia ediliyor. Oysa daha önceden de anlatıldığı üzere bu taburdan herkesin öldürülmesi söz konusu değil. Önemli sayıda yaralı birliğine geri dönüyor. “All the King’s Men” ile  ilgili en ayrıntılı eleştirilerden birini yazan İngiliz araştırmacı Rayner, filmin bir çok açıdan tarihsel gerçeklere  uymadığını , özellikle de İngiliz askerlerinin tamamının kafa ya da enselerinden  kurşunlandığını gösteren hiçbir kanıt olmadığını belirtiyor.15

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Norfolk taburunun önemli bir kısmı tekrar birliğine katıldı. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulundu. Olay, İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsüydü sadece. Tıpkı Gelibolu'da yok olma noktasına gelmiş diğer bir çok Müttefik taburu gibi.

Daha üzücü olanı, doğru olmadığı her yönüyle belli olan bu bilgileri hiçbir araştırma yapmadan Çanakkale Muharebelerini anlatan bir çok esere konulması, sıradan bir İngiliz taburunun aşcı, bahcıvan vs gibi elemanlarından oluşan bir bölüğün Çanakkale'de yüzlerce kez yaşanan bir olaya kurban gitmesini menkıbeleştirerek uhrevî bir hava verilmesi kuşkusuz. Norfolk Taburu ile ilgili yeni araştırmalar mutlaka yapılacak, yapılmalı da. “Norfolk Olayı"nın üzerindeki hem de kafamızdaki sis bulutları artık dağılmalı. Çanakkale’de Mehmetçiğin kahramanlığını anlatmak, ordumuzun başarısını vurgulamak için bu tip tuhaf uydurmalara da ihtiyacımız yok. 

 

 

 

Yukarıdaki metin makalenin kısaltılmış halidir. Daha ayrıntılı bilgiler içeren orijinal versiyonu Muzaffer Albayrak editörlüğü’nde çıkan Yakın Tarih İncelemeleri – Çanakkale adlı eserde yayınlanmıştır. ( Yeditepe Yayınevi, 2.Baskı, 2007 İst. )



1 Hamilton I. “Çanakkale Savaşları Raporu” Yayına Hazırlayan: Yard. Doç. Dr. Ahmet Altıntaş , Çanakkale OMU , Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi Yayınları, 1999, s: 73-74

4 Aspinall-Oglander, C., Gelibolu Askerî Harekâtı, Askeri Matbaa, İstanbul, 1940, Cilt 2, s: 307-308

5 Steel, N. – Hart, P., Defeat at Gallipoli, Pan Books, Londra 2002,  s: 278

6 Steel, N. - Hart, P., a.g.e, s. 280

7 Yazman, Ş., Türk Çanakkale, Ankara, 1938,  s: 195-196

8 Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri Cilt II, s: 65-66, Belge No: BOA, HR. MA, 1144/55Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Yayınları, Başbakanlık Basımevi, Ankara, 2005.

10 Rayner, D. “The Sandringhams at Suvla Bay” Reprinted from Stand to! The Journal of The Western Front Assocation ( No: 58, April 2000)

11 Rayner, D., a.g.m.

12 İngiliz Taburunun Akıbeti, Tarih ve Düşünce Dergisi, Ağustos, 2003, s: 57. (Çanakkale Muharebeleri'ni kahramanlık menkıbeleriyle anlatan Türkiye'de yayınlanmış birçok kitapta da benzer ifadeler mevcuttur. Tarihler farklılık gösterir. En önemli savaş alanı rehber kitaplardan biri olan Gallipoli, A Battlefield Guide'ta (Taylor P., Cupper P., Kangaroo Press) ise iddianın çıkış noktasının Sun-Herald Sydney gazetesinin 29 Temmuz 1973 tarihli Regiment Vanished in Cloud: Ufo Claim haberi olduğu belirtiliyor.

15 Rayner a.g.m


  11155 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

17/12/2018 - 13:03 Sarıkamış Harekâtına Taktik Yaklaşımlar (Dr. Bülend Özen)

09/12/2018 - 10:02 Elveda Zeytindağı – 100.Yıl Dönümü’nde Kudüs’ün Kaybını Yeniden Değerlendirmek (Tuncay Yılmazer)

05/11/2018 - 12:37 Karargâh Umumi Fotoğrafçısı Burhan Felek ve Çanakkale (Mustafa Onur Yurdal)

17/10/2018 - 06:09 Troya Müzesinde Bir Çanakkale Şehidi’nin Mezar Taşı (Ahmet Yurttakal)

15/09/2018 - 20:54 Mustafa Kemal Atatürk ve Enver Paşa (İsmail Pehlivan)

30/08/2018 - 10:16 Çanakkale Savaşı Sonrasında Mezarlıklar İle İlgili Ortaya Çıkan Sorunlar Ve Yapılan Tartışmalar (Burhan Sayılır)

03/07/2018 - 04:23 Arşiv Belgelerinde Lâpseki (1915 - 1922) (Hüseyin Arabacı)

24/05/2018 - 04:02 Yarımada’daki Ateşkes: 24 Mayıs 1915 - The Armistice on the Gallipoli Peninsula - 24 May 1915 (Yusuf Ali Özkan)

20/05/2018 - 08:02 Çanakkale Savaşı Siperin Ardı Vatan (Gürsel Göncü - Şahin Aldoğan)

16/05/2018 - 09:33 Payitahtta Nutuklarım : Cemal Paşa’yı Yüceltme Amacıyla Yazılmış Bir Risale (Nevzat Artuç)

06/05/2018 - 20:14 Hafız Hakkı Paşa Hayatı Ve Eserleri (Mustafa Birol Ülker)

28/04/2018 - 06:41 Mahmut Sabri Bey Ve Seddülbahir Savunmasının İlk Üç Günü (Burhan Sayılır)

24/04/2018 - 07:03 25 Nisan 1915 Gelibolu Yarımadası Çıkarmaları Üzerine Taktik Yaklaşımlar (Bülend Özen)

18/04/2018 - 10:58 Çanakkale Savaşı Esnasında Çekildiği İddia Edilen Bir Fotoğraf Hakkında (Erhan Çifçi)

13/04/2018 - 05:58 “Büyük Stratejisizlik”ten Sahadaki Gerçekliklere, Gazze,Birüssebi ve Kudüs’ün Kaybı (Bülend Özen)

07/04/2018 - 11:16 18 Mart Günü Dardanos Şehidi Zabit Namzedi Halim Efendi (Ahmet Yurttakal)

04/04/2018 - 06:50 Birinci Dünya Savaşı nda İstanbul a Yapılan Hava Saldırıları (Emin Kurt - Mesut Güvenbaş)

31/03/2018 - 15:41 Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi (İlkin Başar Özal)

29/03/2018 - 09:02 Boğaz’ın Fedaileri "Çanakkale Boğazı Tahkimatları ve Çanakkale Boğaz Muharebeleri’nde Türk Topçusu" adlı kitapların tanıtımı (Bayram Akgün)

23/03/2018 - 13:22 Verdun Savaşı (İlkin Başar Özal)

20/03/2018 - 17:57 Londra’nın Savaş Planları: 1906 Taba Krizi Ve Çanakkale (Yusuf Ali Özkan)

17/03/2018 - 04:39 18 Mart Özel - Çanakkale Boğazı Savunmasında Kullanılan 240/35’lik Alman Krupp Kıyı Topunun Teknik Özellikleri (Bayram Akgün)

12/03/2018 - 11:23 Uydurmadan Gerçeğe- Çanakkale Savaşı’nda Bulutlar İçerisinde Kaybolduğu İddia Edilen Norfolk Taburu (Tuncay Yılmazer)

25/02/2018 - 13:09 Yiğitler Harmanı Yozgad Mekteb-i Sultanisi -Yozgat Lisesi- (Osman Karaca)

19/02/2018 - 09:19 Çanakkale Savaş’ından Yadigar Kalan Gazi Toplar Nerede?- Bölüm 2 (Bayram Akgün)

11/02/2018 - 12:02 Çanakkale Savaş’ından Yadigar Kalan Gazi Toplar Nerede?- Bölüm 1 (Bayram Akgün)

05/02/2018 - 05:38 İngilizlerin 1915 Yılı Strateji Değişikliği: Çanakkale, İngiliz Karar Vericiler İçin Bir Seçenek Haline Nasıl Geldi? (Yusuf Ali özkan)

30/01/2018 - 08:02 Medine Müdafaası ve Fahreddin Paşa (Süleyman Beyoğlu)

20/01/2018 - 10:18 Düşman Çanakkale’yi Geçecek Olursa (Doç.Dr. Mesut Uyar)

13/01/2018 - 11:19 Amiral Carden’in Çanakkale Boğazı Saldırı Planı Üzerine Bir Değerlendirme ( Bayram Akgün)

17/12/2017 - 12:41 Gelibolu Yarımadasında Kaybolan Şehitlik ve Anıtlar (Mustafa Onur Yurdal)

08/12/2017 - 19:02 Tarih dergilerinde Kudüs 100.Yıl Dosyaları

04/12/2017 - 12:16 Topyekûn Harp Erich von Ludendorff, Erhan Çifci (ed.), Çev. Aynur Onur Çifci-Erhan Çifci (Zafer Efe)

22/11/2017 - 03:49 Üç Mermi İle Bir Defter - Çanakkale’de Yedek Subay Bir Mühendisin Hikayesi (Mustafa Onur Yurdal)

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm-2.Gazze Muharebesi(Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması-Gazze Muharebeleri(1.Bölüm)(Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii nin Anafartalardaki Sesi-Küçük Anafartalar Topları(Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916(Muzaffer Albayrak,Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Çanakkale Savaşı, Kara Savunması İçin Müstahkem Mevkii Top Desteği (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebelerinde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti(Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KûtulAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)