GELİBOLU’YU ANLAMAK

Orgeneral Cevat Çobanlı Paşanın Vefatı Ve Cenaze Merasimi (Ahmet Yurttakal)

 

18 Mart 1915 Türk milletinin kader anlarından biridir. O gün Çanakkale Boğazı’nda yenilmez addedilen İngiliz Donanması ağır bir mağlubiyet almıştır. Hedefi İstanbul olan bu hayâsız akının karşısında dik duran Mehmetçik’in yazdığı bu destanın ardında şüphesiz Müstahkem Mevkii kumandanı Cevat Paşa vardır.

Bugün Cevat Paşa’nın 81. Ölüm yıldönümüdür. Orgeneral Cevat Çobanlı, yaş haddinden emekli olduktan sonra ömrünün geri kalanını evinde geçirmiştir. 13 Mart 1938 günü Kadıköy’deki evinde sabah saat 10.00’da her fani gibi hayata gözlerini yumduğunda 68 yaşındaydı.

Cenaze merasimi onun hayatının ne kadar dolu bir şekilde yaşadığının da bir göstergesi olacaktır. Vefatının ardından, 14 Mart 1938’de yapılan asker cenaze merasimine binlerce insanın katılması Türk halkının kendisine olan vefasının da bir nişanesi olacaktır. Zira Çanakkale’den Filistin’e, Kurtuluş Mücadelesi’nin kahramanlarını Anadolu’ya intikalindeki gayret ve çabaların Türk halkını gönlündeki karşılığı olsa gerek. O gün cenaze resmi törenin yanında binlerce vatandaşın gözyaşları içerisinde Erenköy’deki Sahrayıcedid Mezarlığı’na eşi Hadiye Hanım’ın yanına defnedilir.

 

 Cevat Paşa’nın aile kabristanlığı

 

 

Yedigün Dergisi Cevat Paşa’nın vefatını böyle duyurmuştu:

“Orgeneral Cevat, yıkılan bir devir içinde tertemiz kalmış bir Türk evlâdı, tarihe Atatürk’ün irade ve şuur ile tekrar doğan bir milletin şerefli bir kumandanıdır. Sakarya’yı ve bütün bir kurtuluş inkılâbını Atatürk’süz anmanın nasıl imkânı yoksa 5-18 Mart Boğaz Muharebeleri’ni de Cevat Paşa’sız hatırlamanın imkânı yoktur. Cevat Paşa, yozlaşmış bir İmparatorluğun arkasında dimdik duran kahraman bir milleti o düşkün sıralarda dürüst ve kültürlü şahsiyeti ile temsil edenlerden biridir. Balkan harbinden beri vatan hudutlarının her tehlikeli noktasında kumandan Cevat’ı çok sevdiği Mehmetçikle beraber yurdu için dövüşürken gördük. Hayatında zafer kadar düşman kelepçelerini ve esaretini de tadan Orgeneral Cevat, sade vatana karşı borçlu olduğu vazifeleri başarmış bir insan gibi huzur içinde ölmedi, silâh arkadaşı olmakla iftihar duyduğunu her fırsatta tekrar ettiği Atatürk’ün, vatanı tamamı ile kurtardığını da idrak ederek rahat bir gönülle gözlerini kapadı.”[1]

 

                            Cumhuriyet Gazetesi – 14 Mart 1938

 

 

Cevat Paşa, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün de çok sevdiği ve saydığı bir kişiydi. Orgeneral’in ölüm haberini büyük bir üzüntüyle karşılamış ve merhumun ailesine taziyelerini bildirmiştir. Ölümünden birkaç gün sonra birçok gazete Cevat Paşa’nın vefat haberini”18 Kahramanı Orgeneral Cevat Öldü, Büyük bir Kayıp Orgeneral Cevat dün Vefat etti, Ordumuz Kıymetli Bir Generalini Kaybetti Orgeneral Cevat Dün Hayata Gözlerini Yumdu” gibi başlıklarla duyuracaklardır. Aşağıda Cevat Paşa’nın cenaze merasimi ve defni dönemin gazetelerinden aynen nakletmek sureti ile verilmiştir.

 

Tan Gazetesi – 14 Mart 1938

Akşam Gazetesi – 14 Mart 1938

 

Dönemin gazetelerinde Cevat Paşa’nın cenaze merasimi şöyle anlatılır:[2]

Uzun bir matem kafilesi halinde, Büyükçiftlik sokağındaki köşkte Saat 11.30’da Cevat Paşa’nın bayrağa sarılı tabutu eller üzerinde çıkarıldı.

“Deniz mızıkası, Schubert’in cenaze marşını çalıyor. On binlerce insan, bir top arabasına bindirilmiş, üzeri şanlı bayrağımızla sarılı bir tabutun ardından hürmetle yürüyor. Bu tabutun içinde, yapraklarını henüz kapamış bir tarih var.

Ordulara kumanda etmiş bir şahsiyeti, adı, daima 18 Mart’la birlikte anılmış, Yüksek Askerî Şûra azalığına yükselmiş büyük askeri ve bunların hepsinden daha beliğ bir kıymet olarak, Atatürk’e, en kara günlerde candan arkadaşlık etmiş adamı, biraz sonra mezarında yapa yalnız bırakacağız.

Kar altında ilerliyoruz. Cenaze alayının en başında Süvari Müfrezesi gidiyordu. Arkadan piyade alayı, deniz bölüğü erleri vardı.  Ayrıca Kuleli Askeri Lisesi, Yedek Subay Okulu, Polis Müfrezesi, izciler ve kalabalık bir halk kitlesi cenazeyi takip ediyordu.

Dünya karşısında eğilmeyen dik başlı Türk silahı, toprağa bakan namlular ile bugün derin yasını, açığa vurmaktan kendini alamamış.

 

 Merhum Cevat Paşa’nın tabutu eller üzerinde yaşadığı köşkten çıkarılıyor

 

 

Matem alayı, çamurlu yoldan, ağır ağır caddeye çıktı. Bütün Maçka ve Nişantaşı ayakta… Apartmanların pencerelerinden başlar uzanıyor. Sessiz hıçkırıklarla sarsılan göğüsler ve nemlenmiş gözler görüyoruz. Caddenin iki tarafına toplanan binlerce insan Cevat Paşa’nın ardından gözyaşı döküyordu.

Top arabasının etrafı, seyyar bir çiçek bahçesini andırıyor. En başta Büyük Şef Atatürk’ün muhteşem çelengi ve yirmi kadar çelenk var. Başvekil Celal Bayar’ın, Genelkurmay Başkanlığı’nın, Milli Müdafaa Vekili Kazım Özalp’ın, Maarif Vekili Saffet Arıkan’ın, Yüksek Askeri Şûra’nın, İstanbul Komutanlığı’nın, Harb Akademisi’nin, Topçu ve Nakliye Okulu’nun, Evliyazade Nureddin’in ile sair zevat ve müesseseler çelenkleri…

Bu arada Galatasaraylıların kadirşinaslıkları bilhassa göze çarpıyordu. Cenazeye sarı-kırmızılılar, Galatasaray Spor Kulübü, Ankara Galatasaray Kulübü, Galatasaray Lisesi ve Galatasaray İzci Oymağı, Galatasaraylılar Cemiyeti namına beş çelenk göndermişlerdi.

 

 

 

Cenaze merasimine gönderilen çelenklerden bir görünüm

 

Cenaze arabası, saat 12.00 gibi Teşvikiye Camii avlusuna geldi. Tabutun etrafında derhal geniş bir halka çevrildi. Camiden çıkan cemaat, merhumun ölüsü karşısında saf saf dizilerek el bağladılar. Ve imamın heyecandan titreyen sesi duyuldu:

–        Er kişi niyetine!

Namaz bittikten sonra, Akay idaresinde memurlarından Ercüment adında bir genç tabutun yanı başında “Yüksek Atatürk’ten aldığı ilham ile Çanakkale’de 18 Mart Savaşı’nı kahramanlıkla idare eden merhumun meziyetlerini sayarak tezkiyesini yapmış, memlekete yaptığı büyük hizmetleri, inkılapçı hüviyetini, temiz, dürüst, asil şahsiyetini belirten bir nutuk söylemiştir. Merhum için dua, yaşayanlar için dilek yerine geçen çok samimi bir hitabe ile Orgeneralin meziyetlerini, faziletlerini, kahramanlıklarını sayıp döktükten sonra, yüksek sesle orada toplananlara sordu:

–        Merhumu nasıl bilirsiniz?

Yüzlerce ağız, hep birden cevap verdi:

–        İyi biliriz!

Cenaze, camiden çıkarken, halk iki taraflı yollara dizilmişti. Saat 13.00’te alay muazzam bir insan dalgası halinde Maçka’dan Beşiktaş’a indi. Maçka Kışlası önünden, gene ölüm havası çalan mızıkanın ezgisiyle, içlerimiz ezilerek, ilerliyoruz. Cenazeyi görenler, derhal oldukları yerde durarak, büyük ölüyü saygı ile selamlıyorlar.

Cenazeye birçok saygın tanınmış simalar katılmıştı. Atatürk, rahatsızlığı nedeniyle cenazeye katılamamış, Atatürk’ün adına yaveri Cevdet Tolgay katılıyordu. Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın adına Harp Akademisi Kumandanı General Ali Fuat Erden, İstanbul Kumandanı Korgeneral Halis (Bıyıktay), Generallerden Cemil Cahit Eski Sadrazam ve Bahriye Nazırı Salih Paşa, elli yıldan beri kendisine arkadaşlık eden General İhsan, Çanakkale’de birlikte savaştığı General Esat Bülkat, General Fevzi, General Halil Sedes, General Kemahlı Kazım, Mersinli Cemal, General Sami Sabit Karaman, diğer generallerden, Hüsamettin Cemil, Ziya, Fehmi, merasime iştirak ettiler.

Emniyet Müdürü Salih Kılıç, Beyoğlu Kaymakamı, Kadıköy Kaymakamı ve İstanbul’un mülki ve askeri erkânı, eski ve yeni devlet adamlarından birçok zevat merhumu, bu son sefahatinde, son varacağı konak yerine kadar teşyi edecekler…

Bu sırada Cevat Paşa’nın yakın arkadaşı çocukluğundan beri tanıyan emekli generallerden İhsan Paşa, top arabasının arkasında neferlerin oturduğu yere oturmak istediğini belirtti. Çok yorgun ve yaşlı olan General İhsan sevdiği arkadaşının yanında gözyaşı dökerek gidiyordu. Hasta halinde bu eski dostunu mezarlığa kadar götürmekte ısrar ediyordu. Geri dönmesi için yapılan bütün teklifleri reddederek, yola çıktı

Alay Beşiktaş’a varınca, o zamana kadar kendini güçlükle tutan Orgeneralin oğlu Hasan, artık gözyaşlarını zapt edemedi.

 

 

Merhumun cenazesi Beşiktaş iskelesinde vapura bindirilirken

 

Harp Akademisinin kara, deniz ve hava subayları büyük askerin tabutunu top arabasından alarak elleri üzerine Şirketi Hayriye’nin 71 nolu vapuruna nakledilmiştir. Vapur buradan hareket ederek saat 14.15’te Kadıköy iskelesine yanaştı. Emekli General Yakup Şevki ve Selimiye Kumandanı Tümgeneral Osman Tufan cenazeyi burada bekliyorlardı.

Selimiye’den askeri kıtalar eller üzerinde cenazeyi aldılar. Alay gene aynı tertiple Yoğurtçu’ya doğru hareket etti. Önde mızıka matem havası çalıyor, arkadan ordunun kara ve deniz erleri, çelenkler ve merhumun na’şını taşıyan top arabası, cenazeyi takip edenler geliyordu. Alay, böylece Yoğurtçu Köprüsü’nün başına gelince, merhumun tabutu, bir cenaze arabasına konularak Sahrayıcedid Mezarlığı’na hareket edildi. Yüze yakın otomobilden adeta bir matem zinciri oluştu.

 

 Cumhuriyet Gazetesi – 15 Mart 1938

 

Ebedi İstirahatgâhında…

Saat 15.30’a doğru Göztepe’ye ve buradan da Sahrayıcedi’de gidildi. Göztepe’de İlkokul öğrencileri bükülmüş başları ile cenazeyi bekliyorlardı.

Sahrayıcedid Mezarlığı’na gelindiğinde kapıda bir kıta asker sıralanmıştı. Memleketin temiz ve fedakâr evladı top arabasından alındı. Kendisinden 5 yıl önce 23 Mayıs 1933 tarihinde vefat eden refikası Bayan Hadiye’nin ayakucunda ve damadı İkinci Kolordu Komutanı General Basri Saran’ın yanında bir mezar kazılmıştı. Mezarlık binlerce insan tarafından doldurulmuştu.

Toprak en büyük askerlerimizden ve en faziletli insan örneklerinden birini daha, gözümüzün önünde yuttu. Ve biz onun üstüne, kürek kürek toprak atarak, yaşlı gözlerle geri döndük!

Tan Gazetesi – 15 Mart 1938

 

  

 Tan Gazetesi – 15 Mart 1938

Cevat Paşa’nın Son Günleri…

 

Merhum Cevat Paşa, 28 Şubat günü ani bir rahatsızlık duymuş, kendisini kısmen kaybetmiştir. Fakat bundan sonra kendine gelmiş iki üç gün yalnız siyatik tarzında bel ve bacak ağrısından şikâyet etmiştir. 3 Mart günü Oğlu Hasan, Tiran sefaretindeki yeni vazifesine gitmek üzere Ankara’dan İstanbul’a geldiğinde babasını yatakta bulmuştur. Baba oğul o gün tabii bir şekilde konuşmuşlar ve geçen sene yaptıkları gibi bu yaz da Çekoslovakya’daki bir kaplıca yerine yapacakları seyahate dair planlarla meşgul olmuşlardır. O akşam amnezi hali baş göstermiştir. Hastalığı dimağ nezfi olarak belirtilmiştir. Merhum ara sıra kendine gelerek şiddetli baş ağrısından şikâyet etmiş fakat devamlı surette kendini toparlayamamıştır. Sonra birden bire afezi hali görülmüştür. Son zamanlarında hastalığı ilerlemiş ve konuşamamıştır. Memleketin en tanınmış doktorları yatağının başından ayrılmamışlar ve tedavisi için epey gayret sarf etmişler.

 

İşte Rahmetlinin Son Sözleri!

Cevat Paşa’nın hayatta çekildiği son resmi

Merhumun en büyük arzusu, ıstırap çekmeden ölüme kavuşmakmış. Yanındakilere, sık sık, bu arzusunu tekrar edermiş. İstediği de nihayet olmuş. Hemen de ıstırap çekmeden, derin bir uyuşukluk içinde gözlerini hayata kapamış.

Ölümünden bir gün evvel gözlerini açmış, biraz kendine gelir gibi olunca:

— Aman, demiş ağlaşmayın… Komşuları rahatsız etmeyelim!

İşte rahmetlinin son sözleri bu olmuştu!

 

Alman Ordusu’nun İhtiramı

Merhum Cevat Paşa’nın ölümünden dokuz gün sonra Almanya’nın Türkiye sefareti ataşemiliteri Binbaşı Rote, dün, Cevat Paşa’nın kabrine giderek Alman ordusu namına, 18 Mart kahramanının manevî huzurunda eğilmiş ve mezarına bir çelenk koymuştur.

 

Cevat Paşa’nın Cenazesinin Devlet Mezarlığına Nakli

Kurtuluş Savaşı sırasında en az tümen komutanlığı yapmış önemli şahsiyet ve devlet adamlarına “Devlet Mezarlığı” yaptırılması için 6 Kasım 1981 tarihli ve 2549 Sayılı Kanun çıkartılmıştır. Bu kanun kapsamında Kurtuluş Savaşı sırasında komutanlık yapmış komutanlar buraya nakledilmiştir. 26 Eylül 1988 yılında yapılan devlet töreniyle Cevat Paşa’nın Sahrayıcedid’de bulunan cenazesi alınarak, Türk bayrağına sarılı tabutlar, kortej ve bando eşliğinde bir süre saygı yürüyüşüyle taşınarak askeri havaalanına götürüldü. Askeri uçakla İstanbul’dan Ankara’ya gönderildi.

O gün Atatürk’ün silah arkadaşlarından 11 komutanın cenazeleri nakledildi. Bu komutanlar: “Orgeneral Cevat Çobanlı, Orgeneral Yakup Şevki Subaşı, Tümgeneral Kâzım Sevüktekin, Tümgeneral Rüştü Sakarya, Tümgeneral Hüseyin Nurettin Özsu, Tümgeneral Mehmet Sabrı Erçetin, Tümgeneral Aşir Atlı, Tümgeneral Alaattin Kaval, Albay Mümtaz Çeçen, Albay Ahmet Fuat Bulca ve Albay Halit Akmansu” idi.

Ankara’da yine askeri törenle Devlet Büyükleri Mezarlığı’na defnedilmiştir. Cevat Paşa, devlet mezarlığında yatan en yaşlı ve en kıdemli komutandır. Cevat Çobanlı’nın mezar taşında şunlar yazılıdır:

“Cevat ÇOBANLI ORGENERAL 1307-P.4

İstiklal Harbi El-Cezire Cephesi Komutanı 1871-1938”

 Cevat Paşa’nın Devlet Mezarlığı’ndaki kabri

Cevat Paşa 47 yıllık askerlik vazifesinde bu vatan için çaba sarf etmiş kahraman bir komutandır. 81. Ölüm yıldönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhu şad olsun.

 

 

AHMET YURTTAKAL

ayurttakal@gmail.com

 

KAYNAKÇA

 

Akşam Gazetesi – 14 Mart 1938

Akşam Gazetesi – 15 Mart 1938

Cumhuriyet Gazetesi – 18 Mart 1937

Cumhuriyet Gazetesi – 14 Mart 1938

Cumhuriyet Gazetesi – 15 Mart 1938

Cumhuriyet Gazetesi – 27/28 Mayıs 1968.

Yedigün Dergisi – 22 Mart 1938.

Tan Gazetesi – 14 Mart 1938,

Tan Gazetesi – 15 Mart 1938,

Ulus Gazetesi – 15 Mart 1938.

 

  • Askeri Mecmua. Sayı 99, Cilt VI, Askeri Matbaa, İstanbul 1935.
  • Baycan, Nusret, “Orgeneral Cevat Çobanlı” Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 20, Cilt:VII, Mart 1991.
  • Baycan, Nusrat, “Orgeneral Cevat Çobanlı” Askeri Tarih Bülteni, Sayı 13, Ağustos 1988 Genkur. Basımevi Ankara 1988.
  • Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi-Çanakkale Cephesi Harekatı, C. V, 1. Kitap (Haziran 1914-Nisan 1915), Genelkurmay Basımevi, Ankara 1993, s. 33.
  • Toker,Hülya, Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri Çanakkale, ATASE Yayınları, Ankara 2014.
  • “Türk İstiklal Harbi’ne Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri” Genelkurmay ATESE Yayınları, Ankara 1989.
  • Yurttakal, Ahmet. Cevat Çobanlı Paşa / Çanakkale Kahramanı, Malatya Valiliği Yayınları, Malatya 2014.
  • Yurttakal, Ahmet. 18 Mart Kahramanı Cevat Paşa Çanakkale BelediyesiYayınları, Çanakkale 2018.

 


[1] Yedigün Dergisi – 22 Mart 1938.

[2] Cumhuriyet Gazetesi – 14/15 Mart 1938, Tan Gazetesi – 14/15 Mart 1938, Akşam Gazetesi – 14/15 Mart 1938, Ulus Gazetesi – 15 Mart 1938.

3.513 okunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir