GELİBOLU’YU ANLAMAK

Pope Tepesi Mezarlığı – Pope’s Hill Cemetery (Gürsel Akıngüç)

 

Uydu görüntüsü üzerinde işaretlenmiş haliyle
Pope Tepesi Mezarlığı’nın bulunduğu mevki.

 

Courtney Mevzisi’nin bulunduğu noktadan kuzey yönünde, Pope Tepesi’nin bulunduğu noktaya baktığınızda kolayca görebileceğiniz, Pope Tepesi’nin güney yönündeki uç kısmının altında, Korku Deresi’nden (Monash Gully) ayrılan kol (Bloody Angle / Kanlı Açı) ile adı geçen dere arasında kalan ve güneybatı yönüne doğru uzanan küçük düzlüğün üzerinde, 1915 yılındaki muharebeler sırasında yer alan bir mezarlıktır. Bu mezarlık; Arıburnu Cephesi’ndeki muharebeler sırasında, bu noktaya yakın olan Pope’s Hill, Quinn’s Post, Courtney’s Post ve Bomba Sırtı gibi mevzilerdeki çarpışmalarda hayatlarını kaybeden Anzak askerlerinin gömülmesiyle oluşturulmuştur.

 

Bu konudaki ilginç tespitlerden biri ise uydu görüntüsü üzerinde yerini işaret ettiğimiz Pope Tepesi Mezalığı’nın Şevki Paşa Haritası’nda işaretli olmamasıdır. Şevki Paşa Haritası’nın Arıburnu bölgesini gösteren 17 Numaralı paftası incelendiğinde, tıpkı aynı haritanın 30 Numaralı paftasında Soğanlıdere Şehitliği’nin işaretli olmaması gibi adı geçen mezarlığın da işaretli olmadığı görülür.

 

Burada ifade etmek gerekir ki Şevki Paşa Haritası’nda tespit edilen bu ve benzeri bazı eksikliklerin ve / veya hataların olmasının nedeni olarak şu hususları göz önünde bulundurmak ve söz konusu haritanın hangi şartlar altında yapıldığını anlamak gerekir. Bu konuda bizzat Mehmet Şevki Paşa’nın ifade ettiği şöyledir:

“1915 yılında Seddülbahir, Arıburnu ve Anafartalar Cepheleri’nde geçen büyük savaş olaylarının tarihini yazmada kılavuz olmak ve Türk savunma zaferini sonsuzluğa kadar yaşatmak, saptamak ve canlandırmak amacıyla; her iki düşman tarafın tahkimatının, hava etkisi ve benzeriyle yok olmadan, bütün ayrıntılarıyla geniş kapsamlı bir harita üzerinde gösterilmesi düşünülmüştür. Bu doğrultuda 5’inci Ordu Kurmay Başkanlığı ile haberleşip kararlaştırılarak, düşman Gelibolu Yarımadası’ndan çekilir çekilmez gereken topograf (harita) subayları yukarıda adı geçen cephelere gönderilmiştir. Yukarıda anılanlar (harita subayları) ilk önce, 1/25.000 ölçeğindeki Seddülbahir, Kirte (Alçıtepe), Kocadere ve Küçük Anafarta paftaları üzerine her iki tarafın bütün tahkimatını yerinde işaret etmişlerdir.”

 

Yukarıda anlatılanlar değerlendirildiğinde, ortaya çıkan ayrıntılar şunlardır:

  1. Şevki Paşa Haritası’nın ön hazırlıkları olarak kabul edilebilecek arazi çalışmaları, 9 Ocak 1916 tarihi sonrasında, 5’inci Ordu Komutanlığı’nın da oluru alınarak başlatılmıştır. Bu çalışmaların başlangıcı olarak Ocak 1916 sonları kabul edilebilir.
  2. Şevki Paşa; arazi çalışmaları için bölgeye kaç topograf (harita) subayı gönderildiğini açıkça ifade etmemektedir.
  3. Çanakkale Kara Muharebeleri’ne sahne olmuş arazi bölümlerini dolaşan harita subaylarının, arazide görüp, tespit ettikleri muharebeler dönemine ait izleri öncelikle 61 paftalık Çanakkale Boğazı Haritası’nın ilgili paftalarına (Seddülbahir, Kirte, Damlar, Kocadere ve Küçük Anafarta adlı paftalar) işaret ettikleri anlaşılmaktadır.
  4. Şevki Paşa’nın bölgeye gönderdiği harita subayları arazideki çalışmalarına başladığında, muharebelere katılan birliklerin hiçbiri bölgede bulunmamaktaydı. Bu birlikler Ağustos 1915 muharebeleri sonrasından itibaren peyderpey Çanakkale Cephesi’nden alınıp, geçici dinlenme yerlerine ya da başka cephelere gönderilmişlerdi. Dolayısıyla muharebeler sırasında alanda bulunan rütbeli – rütbesiz askerlerden hiçbiri, Şevki Paşa’nın bölgeye gönderdiği harita subayları geldiğinde, orada yoktular. Doğal olarak bu harita subaylarına mihmandarlık yapacak, arazide olan – biteni anlatacak, nerede – ne yapıldığını veya ne olduğunu söyleyecek hiç kimse yoktu. Dolayısıyla bölgeye gönderilen harita subayları, 1/25.000 ölçeğindeki paftalara, ancak arazide dolaşırlarken gördüklerini, fark ettiklerini ve ilgilerini çekenleri işaret ettiler.   

 

1919 (?) – Courtney Mevzisi’nin kuzey yönüne bakan köşesinden Pope Tepesi Mezarlığı’nın görünüşü.[1]

 

Buradaki mezarlar, CWGC’nin Gelibolu Yarımadası üzerinde halen mevcut mezarlık ve anıtları inşa ettiği 1919 – 1923 yılları arasındaki dönemde, Quinn’s Post Mezarlığı’nın kuzeydoğuya (mezarlık girişinin sağ yanındaki) dönük bölümüne taşınmıştır. Bu durumu belirtmek için, Quinn’s Post Mezarlığı’nda yere, üzerinde “Pope’s Hill Plot” (Pope Tepesi Parseli) yazılı taş plaka konulmuştur. Söz konusu taş plakayı, Quinn’s Post Mezarlığı’na girdiğinizde, mezarlığın tam ortasına gelip sağ yanınıza dönerseniz, zemindeki bulunduğu yerde görebilirsiniz. Ayrıca bu durum, CWGC’nin (Commonwealth War Graves Commission) internet sitesinde “Quinn’s Post Cemetery” bölümünde yer verilen, orijinal mezarlık planında da görülebilir.

Korku Deresi içinden Courtney’s Post’a doğru yükselen yamacın üzerindeki bir noktadan 1919 yılında çekilmiş bu fotoğrafta[2] Pope  Tepesi Mezarlığı görülüyor.

Kırmızı ok ise, 19 Mayıs 1915 günü şehit düşen Türk askerlerinin gömüldüğü alanı gösteriyor.

 

Australian War Memorial arşivinde yer alan yukardaki fotoğrafın açıklamasında yazılı olanlar ise özetle şu şekildedir:

“Bu mezarlığa gömülen askerlerin çoğu Avustralya 1’inci Hafif Süvari Alayından olup, Pope Tepesi’ndeki çarpışmalarda hayatlarını kaybetmişlerdir. Sağ taraftaki haçlar, 14 Mayıs 1915’te Quinn Mevzisinde ölen Avustralya 2’nci Hafif Süvari Alayı mensubu askerlerin mezarlarını işaret ederler. Arka plandaki haçların hemen arkasında görülen ( ok ile işaretli) beyaz renkteki bölüm, 19 Mayıs 1915 günü gerçekleşen Türk taarruzu sırasında hayatını kaybeden beş Türk askerinin gömüldüğü alandır.

 

Bu açıklamada; Arıburnu Cephesi’nde 19 Mayıs 1915 günü gerçekleşen Türk genel taarruzu sırasında şehit düşen 5 Türk askerinin de Pope Tepesi Mezarlığı’nın dışında, ancak hemen yanındaki bir alana gömüldüğü, açıkça belirtilmektedir.

 

Pope Tepesi Mezarlığı’nın hemen yanındaki bir alana, Anzak askerlerinden ayrı bir yere gömülen 5 Türk askerinin, 19 Mayıs taarruzu sırasında Courtney Mevzisi’ndeki Anzak ön hat siperine girmeyi başaran, ancak burada şehit düşen 7 kişilik gruptan oldukları, hatta söz konusu mevkiye gömülen Türk askerlerinin sayısının da aslında 7 olabileceği tahmin edilmektedir. Bu askerlerin, 5’inci Tümenin 14’üncü Piyade Alayı personeli olmaları kesindir. Çünkü adı geçen taarruzda Courtney Mevzisi, 14’üncü Piyade Alayının taarruz istikametinde yer alan, alayın en önemli hedeflerinden biridir. “Kesin” olarak nitelendirdiğimiz bu durumu doğrulayan bir diğer anlatım da şu şekildedir:

“14’üncü Piyade Alayının etkin olduğu mevki, Boyun noktasıydı (Courtney’s Post). Anzak tarafında da 14’üncü Avustralya Taburunun savunduğu Coyrtney’s Post’taki çarpışmalar, diğer bölgelerden daha şiddetli gerçekleşmişti. Buradaki arazi yapısı, Türklerin siperlere yaklaşmasına imkân vermişti. Bu sayede epeyce miktarda kuvvet toplanarak, saat 04.00 gibi hücuma geçilmişti. Türk askerlerinin bir kısmı zirveye ulaşıp bombalarını Anzak siperine atarak, buradaki 9 – 10 Anzaktan ikisini öldürüp, diğerlerini yaralamıştı. Daha sonra Türk askerleri siperin içine atlayarak, Avustralyalıların siper içinden geri çekilmesini sağlamıştı. Böylece ateş hattının 10 metrelik bölümü Türklerin eline geçmişti.” [3]

 

19 Mayıs 1915 günü gerçekleşen Türk genel taarruzu sırasında Courtney Mevzisi’ndeki ön hat siperinin bir bölümünün Türklerin eline geçmesinden sonraki gelişmeler ise bir başka kaynakta şöyle anlatılmaktadır:

“Courtney noktasında yedi kişilik bir Türk grubu hattı yarmayı başarmıştı. Ancak 14’üncü Avustralya Taburundan Onbaşı Albert Jacka, onların arkasına geçmeyi başardı. Türklerin ele geçirdikleri sipere bir baskın düzenliyerek beşini süngüledi, diğer ikisini vurarak öldürdü.” [4]

Charles Bean’in kitabında yer alan “The Turkish Attack of May 19th” başlıklı bölümde, Courtney Mevzisi’ndeki ön hat siperine girmeyi başaran 7 Türk askeri ile Anzac askerleri arasındaki çatışmanın aşamalarını gösteren krokiler. Soldaki kroki, “The Story of Anzac” adlı eserin ikinci cildinde sayfa 149’da, sağdaki ise sayfa 150’de yer almaktadır.

 

Charles Bean; “The Story of Anzac” adlı kitabının ikinci cildinde 19 Mayıs taarruzunu ayrı bir bölüm halinde ele alıp hem bu taarruzu, hem de Courtney Mevzisi’ndeki ön hat siperine girmeyi başan Türk askerlerinin sayısını ve bunların akıbetlerini, oldukça ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır.[5] Özellikle Courtney Mevzisi’ndeki ön hat siperinde yaşananları da yukarıda görülen iki ayrı kroki ile canlandırmaya çalışmıştır. 19 Mayıs 1915 günü Courtney Mevzisi’nde yaşananlar Anzak tarafı açısından o kadar önemlidir ki bu olayda ön plana çıkan Onbaşı Albert Jacka, sonrasında İngiltere’nin en yüksek ve prestijli kahramanlık nişanı olan “Victoria Cross” ile ödüllendirildi.

 

Bu konuda son olarak bir önemli ayrıntıyı özellikle ifade etmek gerekir ki daha önce belirtildiği üzere Pope Tepesi Mezarlığı’ndaki Anzak askerlerine ait mezarlar, 1919 – 1923 yılları arasındaki dönemde CWGC tarafından Quinn’s Post Mezarlığı’na taşınmış, ancak burada gömülü olan Türk askerlerinin mezarları, yerinde bırakılmıştır.

 

Sonuç olarak denilebilir ki bir zamanlar Pope Tepesi Mezarlığı’nın bulunduğu alanın bir kenarında ve halen orada, kimlik bilgilerine vakıf olmadığımız beş ya da yedi şehit Mehmetçiğin gömülü olduğu küçük bir alan dahi olsa, bir Türk Şehitliği vardır.

 

Gürsel AKINGÜÇ

Nisan 2020 – Çanakkale

 

 

[1] M. Onur Yurdal arşivi

[2] AWM Arşivi, Arşiv Kodu: G01852

[3] “Çanakkale Savaşı’nda 14. Alay ve Mustafa Kemal Atatürk”, M. Mutlu KARAKAYA, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı,  Ankara 2019, Sayfa 109

[4] “Gelibolu Yenilginin Destanı – Defeat At Gallipoli”, Nigel STEEL ve Peter HART, Çeviri: Mehmet HARMANCI, Sabah Kitapları, Birinci Baskı, İdtanbul Mart 1987, Sayfa 124

[5] “The Story of Anzac”, Charles BEAN, Volume II, Chapter V, “The Turkish Attack of May 19th, Sayfa 132 – 168, Angus & Robertson Ltd., Australia – Sydney 1924

1.791 okunma

2 üzerine düşünceler “Pope Tepesi Mezarlığı – Pope’s Hill Cemetery (Gürsel Akıngüç)

  1. Ş. Murat Armutak

    Arıburnu Muharebeleri Raporu (ATASE yayınları 2011, s. 108)

    19/20 mayıs 1915 gecesi düşman 57’nci Alay cephesine hücumda bulunmuş ve karşı taarruzumuzla Türkçe olarak “Türkler geliyor” diyerek firar etmeleri üzerine bugün zapt olunan düşman siperlerindeki birliklerimizden üç mangalık bir kuvvetimiz gece olması ve arazinin yapısın edeniyle irtibatı kaybederek bir daha meydana çıkmamıştır. Büyük ihtimalle Kömürkapı Deresi’ne atılmış, orada ya esir ya da şehit düşmüştü.

    Mustafa Kemal’in anlatımında düşmanın arkasına düşen üç manganın Korku Deresi içinde kaybolması olayı ile şehit mezarlarının aynı bölgede olması da büyük olasılıkla orada yatanların 57’nci Alaya mensup askerlerdir diye değerlendiriyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir