“Bin Kere Çoğalan Cehennem” 4-6 Haziran 1915 , Üçüncü Kirte Muharebesi ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 03/06/2008   /   Toplam Yorum 7   / Yazar Adı:      /   Okunma 23029

Seddülbahir cephesinin , 6 Ağustos 1915 tarihine kadar Çanakkale Kara Muharebelerinin ana cephesi olduğu hatırlanacaktır. 25 Nisan Çıkarmasından sonra birbirlerine sürekli saldıran taraflar arasında ( ufak sınırlı bazı çatışmalar haricinde ) neredeyse bir aya yakın büyük çapta muharebe olmamış , olabildiğince eksiklikler tamamlanmaya çalışılmıştı. Tarihler 4 Haziran 1915’i gösterirken Seddülbahir cephesinde konuşlanmış Müttefik Orduları , Kirte köyünün güneyinde mevzilenmiş Osmanlı Güney Grubu 9. ve 12. Tümen birliklerine müthiş bir bombardıman sonrasında büyük bir saldırı başlattılar. Üçüncü Kirte Muharebesi olarak bilinen bu saldırı , müttefiklerin 25 Nisan çıkarmasından bu yana en iyi planlanladıkları harekât olarak tanımlanıyor. Hedeflerin daha gerçekçi ve net çizildiğini, birliklerin morallerinin en üst seviyede olduğunu da belirtmek gerekli. 4-6 Haziran 1915 tarihleri arasında üç gün devam eden , bugünkü Twelve Tree Corps mezarlığı’nın biraz ilerisi ile Son Ok anıtı arasındaki bölgede cereyan eden 3. Kirte Muharebesi Osmanlı Ordusuna 9000 kayba mal olmuş, ancak İngiliz ve Fransızlar Alçıtepe hedefine yine ulaşamamışlardı. Bir İngiliz askeri yoğun toz duman bulutu içerisinde patlamalar, makineli tüfek seslerine karışan bağırışmaları “yığılan, taşan, bin kere çoğalan cehennem” diye tarif edecektir.

 

Bugün dördü Haziranın

Zannetme ki hiç görmüyorum

Rüyasını o cehennemi ânın

Sonsuz sedyelerle birlikte ben de akıyorum

Onları bulan geceye bırakıyorum

Kazanılmış yalan zaferin hikâyesini,

Güneşte inleyen yaralının sesini,

Ölülerini, tozunu, sineklerini

 A.P.Herbert ( Hellas’ta Yarım saatler )

  

Gelibolu Harekâtı’nın 25 Nisan 1915 çıkarmasından sonraki seyri müttefik devletlerin hiç beklemediği bir şekilde gerçekleşmişti. Kısa süre içerisinde Alçıtepe ve Kilitbahir platosu’na ulaşılacağı düşünülürken Osmanlı kuvvetlerinin hiç beklenmeyen direnişi ( hatta yer yer karşı taarruzlarda bile bulunabilmesi ) mücadelenin çok daha uzun süre sürebileceği konusundaki endişeleri haklı çıkarmıştı.

 6-8 Mayıstaki İkinci Kirte Muharebesi sonrasında Müttefik güçlerin gidebildiği en son hat Seddülbahir plajından sadece 3.5 mil uzaktaydı. İlk günün hedefi Alçıtepe  Türklerin elindeydi. Müttefik Ordusu komutanı General Ian Hamilton’un Londra’dan iki tümen ihtiyacı karşılandığı takdirde hedeflerine ulaşabilecekleri şeklindeki istekte bulunmuş ancak sadece bir tümen (52.Tümen) gönderileceği bildirilmişti. Savaş Bakanlığı’nın bu tavrı Gen. Hamilton ve kurmayları arasında hayal kırıklığına yol açmıştı. Oysa 29. Tümen Komutanı Gen. Hunter-Weston ise, İkinci Kirte Muharebesi’nde ki başarısızlığa rağmen fazla vakit kaybetmeden yapılacak bir harekâtla Alçıtepe’nin hala daha zaptedilebileceğini düşünmekteydi. Bu konuda da en büyük destek kendisine 15 Mayıs’ta General d’Amade yerine atanan General Gouraud’dan  gelir.  Yeni gelen takviyelerle 12 taburluk bir güce ulaşan  İngiliz Deniz Piyade Tümeni’ne bağlı birlikler bazı ufak operasyonlarla ön hattı 200-400 yarda  kadar daha ilerletmeyi başarmışlardı. [1

General Hamilton İngiliz ve Fransız komuta heyeti ile birlikte kısa zaman içinde 52. Tümen’in gelmesini beklemeden Seddülbahir cephesi’nde büyük bir hücuma karar vermişti. Robert Rhodes James , harekâtın hemen öncesinde 8.Kolordu Komutanlığına terfi eden Hunter Weston ve Kurmayı Street’i cephe şartlarını hakkıyla bilmemekle ve Hamilton’u yanıltmakla suçlar. [2] 

Öte yandan bu sefer ki hedef diğer iki saldırıya göre daha gerçekçi konulmuştur denilebilir. Üçüncü Kirte Savaşı ‘na katılan müttefik birlikleri diğerlerinden çok daha avantajlı sayılabilirlerdi. Şöyle ki : Hedefler sınırlı ve çok netti. Yaklaşık bir aylık dinlenme söz konusuydu. Düşman siperlerinin havadan çekilmiş fotoğrafları hazırlanıp çoğaltılmış, o döneme kadarki en büyük topçu kuvveti hazırlanmıştı.[3] En önemli gelişme ise Kraliyet Deniz Kuvvetlerine bağlı 8 adet zırhlı arabanın da Seddülbahir-Alçıtepe yolunda kullanılacak olmasıdır. [4] Harekata İngilizlerin Swiftsure ve Exmouth zırhlıları da destek verecekti. Türk ön hat siperleri sırasıyla ele geçirilecek daha kontrollü bir ilerleme sağlanacaktı. Harekat günü 4 Haziran olarak tesbit edilmişti. ( Britanya Kralının doğum gününe denk düşürtülmüştü.) İki hat oluşturulacak , ilk hat Türk ileri siperlerini ele geçirip pozisyonlarını sağlamlaştırdıktan sonra adeta birdirbir oyunu gibi ikinci hat hücuma geçecekti. Kraliyet Deniz  Tümeni’ne bağlı birlikler ise geride kalan keskin nişancılara son süpürücü harekatlarını yapacaklardı. Harekatın ilerlemesi hakkında bilgi sahibi olmak için saldıran birlikler arkalarında kırmızı işaret taşıyacaklardı. Kısacası her şey kâğıt üzerinde çok iyi planlanlanmıştı.

Ancak Osmanlı birlikleri de boş durmuyordu. Osmanlı 5.Ordusu Güney grubu ise  ( Komutan: Alman General Weber Paşa ) batıda ve orta hatta 9.Tümen ( Komutan: Albay Halil Sami Bey ) , Kerevizdere bölgesinde ise 12. Tümen  ( Komutan: Yarbay Selahaddin Adil Bey ) olacak şekilde konuşlanmıştı.  Özellikle Kerevizdere sırtlarındaki siperler tahkim ediliyor, aynı zamanda Fransız birlikleri Asya yakasından sürekli top ateşine tutuluyorlardı. Türk resmi tarihi, özellikle Fransız sektöründeki müslüman askerler için propaganda yapıldığını da bildiriyor. Güney Grubu Komutanı Alman Weber Paşa’nın verdiği emirde   “………oradaki Müslümanlara kendimizi tanıtabilmek için , bütün cephede 5 vakit ( 9 ve 12. Tümenler bu zamanları aralarında iyi saptamalıdırlar ) güzel sesliler tarafından ezan-ı Muhammedi okunmasını ve Salât’ın ardında tüm erler tarafından üç kez yüksek sesle tekbir alınmasını öğütlerim.” [5] diyordu. Bu propagandanın ne derece etkili olduğunu bilmiyoruz. Ancak İngiliz Resmi tarihi “renkli” diye nitelediği Kuzey Afrikalı zenci askerlerin performanslarını yetersiz bulduğunu belirtiyor. [6]

Sıcak bir 4 Haziran günü saat 11 sıralarında İngiliz ve Fransız topçuları Osmanlı mevzilerini dövmeye başladılar.  Daha öncekilerden çok daha şiddetli ve uzun tutulan bombardımanın Türk siperlerine ağır kayıp verdiği tahmin ediliyordu. Öğlen saat 12 sıralarında sol kanatta Zığındere sırtında 29. Hind Tugayının birlikleri siperlerinden çıktılar. En soldaki Sih birlikleri arazinin engebeli olması avantajı ile ilerleyebilirken 1/Lancashire Fusiliers taburu makinalı tüfek ateşiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Orta hatlarda ki 88.Tugay taburları ise zorlukla ilerleyebildiler.  Zırhlı araçların çoğu ise kesif Türk ateşi nedeniyle yolda kalmıştı. [7] Bu primitif tank-zırhlı araçların bir kısmının tareti kopmuş, bazıları devrilmiş, açık arazide , engebeli yollarda çok iyi hedef olmuşlardı.

Kanlıdere’ye kadar olan İngiliz hattının en sağındaki 42.Tümen birlikleri ise (Manchester Alayı ve 127.Tugay)  Kanlıdere-Kirte deresi arasında 1000 yarda kadar ilerlemiş hatta 200 kadar esir almıştı. Fransızların ilerleyişi ise baştan başarısızlıkla sonuçlanmış, dolayısıyla Kerevizdere sırtlarından  ilerleyen Collingwood taburuna şiddetli makinalı tüfek ateşi ile ağır kayıp verdirilmişti.  Dolayısıyla harekatın ilk saatlerinde sadece 42.Tümen ilerleyebilmişken hattın sağ ve sol yanı geride kalmıştı. Genel karargah ihtiyatları nerede kullanılması gerektiğine dair ciddi bir ikilem içerisindeydi. Başarılı olan 42.Tümeni mi desteklemek yoksa gerideki kanatlara mı yardım etmek? ihtiyatsız kalmak bir İngiliz tarihçinin dediği gibi 4 Haziran’daki başarının 6 Haziran’da felaketle sonuçlanması demek olabilirdi. Sonunda Fransız tarafının desteklenmesine karar verildi. [8]

Öğleden sonra her iki kanattan yeniden saldırı planlandıysa da özellikle Fransız tarafından saldırının ertelenmesine dair istek geldi. General Gouraud askerlerinin yeni bir saldırıya hazır olmadığını belirtiyordu.  Türk ihtiyat kuvvetlerinin yetişmesi en iyi durumda bulunan 127.Tugayı da zor duruma düşürdü. 4 Haziran öğleden sonrasını Osmanlı siperlerindeki durumu askeri tarihçi Mehmed Nihad “kasaphane” olarak nitelendiriyor. “Geriden gelen birlikler bunların içinde mümkün değil ilerleyemiyor, açığa çıkınca müthiş kayıplar veriyordu. Yaralı , cephane, erzak nakliyatı tamamen kesilmişti. Emir ve kumanda bu cephede tamamen durmuş, kıt’asına, erlerine sahip subay hiç kalmamış, müthiş herc-ü merc halinde insan yığınları durmadan ölmekte ve yaralanmaktaydı. [9]

Müttefik güçlerin kaybının da çok ağır olduğunu belirtmek gerekli. 42. Tugay Tugay komutanı General Lee ve yerine geçen Yarbay Heys de ölmüştü. Bir müttefik askeri yoğun toz duman bulutu içerisinde patlamalar, makineli tüfek seslerine karışan bağırışmaları “yığılan, taşan, bin kere çoğalan cehennem” diye tarif ediyor.[10]

Osmanlı 5.Ordu Komutanlığı ilk gün müttefik kuvvetlerinin eline geçen siperleri yeniden almak gerektiğini Güney Grup komutanlığı’na bildirmişti. Ayrıca 12.Tümen 19 ve 22.alaylarla, 9.Tümende 2. Tümenle takviye edilmişti. Türk taarruzu 6 Haziran saat 03 de başladı. Özelikle batıda deniz tarafındaki siperlerin bir kısmı geri alınabilmiş, ancak ağır topçu ve makineli tüfek ateşi nedeniyle ciddi bir ilerleme sağlanamamıştı. Kerevizdere cephesinde de 12. Tümen ilerleyememişti. Burada  sadece 3 hafta kadar önce Arıburnu cephesinde büyük bir hücum sonrasında çok ağır kayıp veren 2. Tümen’in başarısına dikkati çekmek gerekli. Bursalı Mehmed Nihad’ın 6 Haziran sabaha karşı 9. Tümen’e takviye olarak gelen 2. Tümen’in saldırısını şöyle anlatıyor: “Bu birlikler kumandanının ve fırka kurmayı merhum Yüzbaşı Kemal’ in gayret ve çok yüksek emek ve çalışması ve 19 Mayıs’taki büyük kayıplarına rağmen manevi gücünden hiçbirşey kaybetmemiş olan 2. Fırka birliklerinin ölümüne saldırmaktaki şevk ve heveslerine Allah’ın yardımı da eklenerek bu taarruz genel şekilde en başarılı taarruzlar arasına geçti. [11]

Üçüncü Kirte Muharebesinde Türk kaybı ise 9000 kişiye yaklaşmıştı. Savaşa giren 6500 kişiden çoğu İngiliz 4500 kişi ölmüş yada yaralanmıştı. [12] Sonuçta Müttefikler Alçıtepe hedeflerine yine ulaşamamışlardı.[13]

Seddülbahir cephesinin , Çanakkale Kara Muharebelerinin ana cephesi olduğu hatırlanacaktır.  Üçüncü Kirte Muharebesi, ilk iki Kirte Muharebesine nazaran mevzii harbi özelliklerini belirgin derecede taşımaktaydı. 25 Nisan Çıkarmasından sonra birbirlerine sürekli saldıran taraflar arasında ( ufak sınırlı bazı çatışmalar haricinde ) neredeyse bir aya yakın büyük çapta muharebe olmamış , olabildiğince eksiklikler tamamlanmaya çalışılmıştı. Muharebenin en kritik anının 42. Tümen’in , 56. Alay ve 19. Alay 2. Taburumuzun olduğu bölgede çok hızlı bir şekilde ilerlemesi olduğu anlaşılıyor. İngilizler bu fırsatı çok iyi değerlendirebilir, eldeki kuvveti sonuç alacakları yerde kullanabilirlerdi. Konuyu anlatan yerli ve yabancı kaynakların hemen hepsi  bu noktanın altını çiziyor.[14] Hemen ertesinde özellikle İngilizler yeniden büyük çapta taarruza geçselerdi başarılı olabilirler miydi? Retrospektif değerlendirme yapmak hatalı yargılara neden olabilir. Ancak 9. Tümen komutanı Albay Halil Sami muharebelerin bitiminin hemen ertesinde ordu komutanlığına verdiği raporda , ciddi kayıp verdiklerini yazıyor, düşmanın şu durumda tekrar hücuma geçmesinin 12 Tümen’in sağ yanının açılacağından geri çekilme tehlikesi olduğunu belirtiyor.[15] Müttefiklerin bir ciddi fırsatı da hücumlarını yenilememekle kaçırdıkları söylenebilir.

 Özellikle Osmanlı ordusunun kaybının savunma yapan bir orduya göre çok olması dikkat çekicidir. Bunda en önemli faktör üç yanı denizle çevrili bir arazinin savunulmasından kaynaklanmaktaydı. Gerek İngiliz gerek Fransız savaş gemilerinin müthiş bombardımanı , gerek kara topçusunun atışları piyademize çok ağır kayıp verdirmişti. Keza kaybedilen mevzilerin yeniden ele geçirilmesi için yapılan taarruzlar da  kaybın artmasının en önemli etkenleridir. Müttefiklerin cephane üstünlüğü adeta insan kaybıyla dengeleniyordu.

Üçüncü Kirte Muharebesi sonrasında Seddülbahir’deki müttefik kurmayları  toplu hücumlarla hedeflere varılamayacağını anlamış , taktiklerini değiştirmişlerdir. Artık daha yoğun bombardımanın kanatlara odaklandığı belli hedeflere saldırılacak , Osmanlı tarafı kanatlardan zayıflatılmaya çalışılacaktı. Ancak ilerleyen günler bu taktiklerin de başarılı olamadığını göstermiştir.

 

[1] Steel N. Hart P. Defeat at Gallipoli  s: 187-188

[2] James, R. Rhodes Gallipoli, Pimlico Edition, London, 1999 s. 210

[3] James , s.211

[4] Aspinall-Oglander C. Gelibolu Askeri Harekatı    Cilt:2    s:45

[5] Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, V.Cilt 3.Kitap , Gn. Krm. Başk. ATESE, Ankara, 1980 s. 36

[6] Aspinall-Oglander,  Cilt:2 s.49

[7] James s.212

[8] Hammond B.The Third Battle of Krithia 4 June 1915

http://www.iwm.org.uk/upload/package/2/gallipoli/index.htm

[9] Bursalı Mehmed Nihad “Çanakkale Savaşları” Der: Cemalettin Yıldız, Mart 2007,

 Çanakkale s. 80

[10] James s. 302

[11] Bursalı Mehmed Nihad s. 82

[12] Aspinall-Oglander C. , Gelibolu Askeri Harekatı Cilt:2    s: 55   

[13] Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi V.Cilt Çanakkale Cephesi Harekatı 3. Kitap s:73

[14] Örneğin bkz. Gürsel Göncü, Şahin Aldoğan “Siperin Ardı Vatan” MB Yayınevi, İstanbul, 2006, s.100 “… 3.Kirte Muharebelerinde , Müttefik kuvvetlerin merkezde gerçekleştirdikleri ilerlemeyi sürdürememeleri , Türk savunmasının bu noktada yarılmasını engellemiştir. Bu durum İngilizlerin ihtiyat kuvvetlerini yanlış bir tercihle kanatlarda kullanmaları kadar, Türk savunmasının da merkezi zamanında kuvvetlendirmesinin bir sonucudur. İngilizler “ihtiyat, taarruzun başarıyla geliştiği yerde kullanılır” prensibini benimsememiştir…”

[15] Savaşa da katılmış olan askeri tarihçi Bursalı Mehmed Nihat Bey’de “ 5 Haziran günü düşman taarruzunun aynı şekilde tekrarlanması durumunda mahvolmuştuk” diyor. ( M. Nihad s. 82 )

 

 


  23029 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

362_İslam ÖZDEMİR 04-06-2008, 01:50:00

Çanakkale Kara Muharebelerinin en önemli çarpışmalarından biri ve Kirte Muharebeleri serisinin en sonuncusunu teşkil eden 3.Kirte Muharebesinin 93.yıldönümü geldi,çattı yine.Evet aradan bir nefes kadar kısa olan böyle bir zaman geçti ama bu kısacık süreçte biz böyle bir savaşın bırakın varlığını adından bile bi haber olduk.Üzülerek söylemeliyim ki ne zaman Seddülbahir ile Alçıtepe arasındaki o bir zamanlar cehennemin hüküm sürdüğü savaş alanından geçsem bir yandan bunları düşünür diğer yandan da o hadiseler burada mı yaşandı acaba diye tereddüt yaşarım.Bunun nedeni harekat alanının artık ekili tarlalara,ufak çaplı turistik tesislere ev sahipliği yapmış olmasındandır.Hani İngiliz mezarlıklarıyla(skew bridge,twelve tree corps,redoubt,pink farm cemeteries)bizim mütevazi Sonok anıtı da olamasa burada böyle bir şeyin yaşanmasına dahi ihtimal vermek güçleşecekdiye düşünüyorum.Gelibolu Yarımadasını ziyaret eden grupların çoğu malesef Kirte Savaşları hakkında tek kelime öğrenmeden burayı terkediyor.Ama sessiz vadiler,dağlar ve dereler anlamak ve görmek isteyene çok şey söylüyor.Artık yaptığımız işi reklam ağırlıklı ve gösterişten uzak yapmak yerine içerik olarak ta doldurmak zorundayız diye düşünüyorum.


Seddülbahir savaş alanı artık maruz kaldığı yapılaşma nedeniyle bendeki özelliğini yavaş yavaşkaybetmeye başladı.Orada Arıburnu ve Anafartlarda hissettiklerimi,duygusal yoğunluğumu yaşamaz oldum.Orada şu şurdaydı,bu burdaydı diye rahatça hesap ederken,Seddülbahir'deki malum durum nedeniyle bu irtibatı sağlayamaz oldum.Sanki Gelibolu ruhu buradan kuzey cephesine göç etti gibi bir şey benim için.Bunları muhtaç olduğumuz bilince biran evvel ulaşmak zorunda olduğumuzu,Gelibolu'yu bilgisiz,cahilce,alelalede aman görmedi demesinler diye gezmek adetinden bir an evvel kurtulmamız gerektiğini bir defa daha hatırlatmak için anlatıyorum.Benim nazarımda Seddülbahir,Arıburnu ve Anafartaları gördükçe onları sadeliğine imreniyor,onların doğal haline dönebilmek için can atıyor.

Bu satırların yayınlandığı saatlerde ben yine Gelibolu Yarımadasında ardımdaki insanlarla savaşın izlerini sürüyor olacağım.Oldukça büyük emekler sarfedilerek hazırlanan bu yazıyı okuyunca yeniden tarih bilincim tazelendi ve sayesinde Seddülbahiri yarın daha farklı bir gözle göreceğimi düşünüyorum.Bizlere tarih bilinci aşılayan değerli müellifine en derin hürmetlerimi sunuyor.Kirte Muharebelerinde Seddülbahir'in bağrına düşen o gencecik vatan evlatlarını da rahmet ve şükranla yad ediyorum.

İSLAM ÖZDEMİR
ÇANAKKALE SAVAŞLARI ARAŞTIRMACISI-YAZAR
Gallipoli1984@hotmail.com
 
365_Münir Kuşcu 05-06-2008, 00:33:43
Sizi bu yazılarınız için bize ancak teşekkür etmek ve tebrik etmek düşüyor.
Sayın İslam Özdemir Bey'in düşüncelerinede katılıyorum.
Bu sitedeki yazılarınızı kitap halinde bastırmayı düşünmez misiniz?
Bilgisayar hiçbir zaman baş ucu kitabı yerini tutamıyor.
Başarılar diler,saygılar sunarım.
Münir Kuşcu
 
381_SALİM AĞKAŞ 16-07-2008, 18:47:51
gezilerimiz sırasında hep gözlemlerim yabancı mezarlıklara bakan ziyaretciler hatta kendi arkadaş gurubumuzda bulunankişiler bile bu mezarlara hem imrenir hemde hayıflanırlar kilometrelerce uzaktan savaşa gelmişler birde utanmadan bu anıtları d ikmişler diye hayıflanırlar oysaki onlar o anıtları dikmeseydi şu an şöyle bir ilan görecektik ,, Conkbayırında boğaz manzaralı satılık villa hemde sağibinden,, tıpkı kerevizdereki sahibinden satılık tarla gibi..yani şu yabancıların yüzüsüğürmetine conkbayırını kurtarmış vaziyetteyiz darısı güney cephesinekomplo teorileri üretmek istemiyorum ama böyle düşünmektende kendimi alamıyorum oradaki izleri kaybetmek için herşey yapılıyor toplar hurdacılara satılıyor yavuz [goben ] jilet oluyor Nusrat kum kosteri olyor orjinal savaş alanları tarlalaştırılıyor şaraplık üzüm bağları vs birinci hat siperlerimiz otopark oluyor,,ben arcımı kesinlikle bomba sırtı üzerindeki otoparka bırkmıyorum,, savaş alanları yalanyanlış ağaçlandırılıyor bana göre 94 yangını tabiatın isyanıydı sanki ama yine ağaçlandırdık yani kısacası Çanakkale yok edilmek isteniyor ,,çok zor,,diyorsanız biraz geri dönüp düşünün bu ülkede neler olmuş hafızanızı yoklayın...geçenlerde sevgili abim sayın Gürsel göncüyle sohbet ederken şu cümleyi kullanmıştım ALLAH Çanakkaleyi biz Türklerden [ politikacı ] korusun demiştim oda amin demişti evet gercekten AMİNNN....


selam ve sevgiler salim ağkaş
 
382_SALİM AĞKAŞ 19-07-2008, 11:38:01
Sayın Tuncay hocam görüldüğü üzere birşeyler yapmanın zamanı geldi hatta geçmek üzere çok geç olmadan Şahin hocamın Gürsel abinin ve sizlerin önderliğinde ve bu siteye değerli yorumlarını katan tüm arkadaşların ve üyelerin bir şemsiye altında Çanakkale platformu adlı bir sivil oluşum kurabilsek bütün duygu ve düşünceleremizi konuşsak tartışsak bu konuda sizlerden önderlik etmenizi istirham ediyorum ben her türlü çalışmaya hazırım insanlara Çanakkaleyi iyi anlatıp sevdirebilirsek kendi açımdan bunun en büyük servet olduğunu düşünüyorum


saygılarımla

salim ağkaş.. salim.ariburnu@hotmail.com
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )