Çanakkale Deniz Muharebelerinde Mayın Harbi Ve Nusrat’ın Mayın Döküş Harekâtı – 2. Bölüm (M. Haluk Çağlar)

 


Nusrat Mayın Gemisi, Almanya‘da özel olarak mayın dökme işi için inşaa edilmişti. Dar alanlarda kolayca manevra yapabiliyor ve az su çektiği için mayın alanları üzerinde güvenle dolaşabiliyordu.


 


Nusrat, Çanakkale Boğazı’na 3 Eylül 1914’te geldi. 18 Mart 1915 tarihine kadar Boğaz’da toplam 11 mayın hattı oluşturuldu. Bu hatlardan 3 tanesi Nusrat tarafından döşenmiştir. Savaş öncesi 11 nci mayın hattına döşenen 26 adet mayın, Nusrat tarafından 8 Mart 1915 tarihinde diğer hatlardan ayrı olarak Boğaz’ın farklı bir yerine ve farklı bir biçimde yerleştirilmiştir. Haritaya bakıldığında oluşturulan ilk 10 hattın Boğaz’ın her iki kıyısını birleştirecek şekilde döşendiği ancak 11 nci hattın ise Erenköy Koyu’nda Boğaz’ın Anadolu kıyısına paralel olacak şekilde döşendiği görülecektir.


                                                                                              


1.    11’nci Mayın Hattının Döşenme Sebebi:


 


Müstahkem Mevkii Komutanı Cevat Paşa’nın Boğaz savunması için yaptığı savunma planında, Birleşik Filo gemileri ile yapılacak bir savaşı Kumkale-Kepez arasındaki deniz alanında kabul edecek şekilde hazırladığını görmekteyiz. Böyle bir planda gemilerin Kumkale–Kepez arasında orta bölgede yani Erenköy Koyu’nun açıklarında bulunmaları gerekmektedir. Bu mevkide savaşan gemilerin, ihtiyaç duyacakları örneğin harp sahasını geçici olarak terk etmek gibi bir manevra durumunu, diğer gemilerin savaşma kabiliyetlerini aksatmadan en kısa yoldan yapması gerekmektedir. Bahse konu coğrafi saha için manevra yapılacak tek alan Erenköy Koyu’dur. Bunun yanında; bir mayın hattının döşenmesinde, hattın düşman gemilerinin kuvvetle muhtemel ilerleme hattına, en az bir mayının çarpabilmesi için dik olarak yerleştirilmesi esası da ortaya konduğu zaman Nusrat’ın dökeceği mayınların şekli ile ilgili tek bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde; Erenköy Koyu’na,  Kumkale-Kepez hattına paralel olacak bir durumda oluşturulmasıdır.


  Müstahkem Mevkii Komutanlığı’nın 11nci hattın döşenmesinde, yukarıda arz edilen teorik yaklaşımın yanında; Birleşik Filo’nun Boğaz içinde yaptığı tarama faaliyetleri esnasında Erenköy Koyu’nu sık sık kullanmaları da verilen kararı desteklemiştir. 


  


Yzb. İsmail Hakkı Bey                           Bnb. Nazmi  (Akpınar) Bey
   Nusrat Mayın Gemisi Komutanı                        Mayın Grup Komutanı    


 


 


 


2.    8 MART 1915 NUSRAT’ IN HAREK TI:


 


a.      Harekâtın Genel İcrâsı:


 


Nusrat;  26 adet dip demirli mayını yüklemiş olarak 8 Mart sabah 05:30’ da Nara’dan dakikada 140 torna (pervane adedi devir) ve akıntı ile aynı yönde intikale geçti. İntikalini Anadolu kıyılarına yakın Mayın Grup Komutanı Nazmi Bey’in kılavuzluğunda yaptı.


 


Planlanan 11nci mayın hattının güney ucuna saat 07:00 sularında varan Nusrat, 07:10 itibarıyla genel kuzey’e dönerek Paleo kastrodan başlamak üzere 100-150 mt aralıklarla, satıhtan 4,5 mt derinlikte olacak şekilde 26 mayını denize döktü. Bu harekât esnasında hava sisli ve yağmurlu idi. Nusrat, Birleşik Filo tarafından tespit edilmeden saat 08:00 itibarıyla Çanakkale’ ye intikal etti.


 


 


     b. Yapılan Seyrin Ayrıntıları


 


     (1)  11’nci mayın hattının güney ucu ile Nara arasındaki mesafe yaklaşık 12 deniz milidir.140 torna ve akıntı süratini eklersek Nusrat’ın ilerleme süratinin yaklaşık olarak 6,5 kts olduğunu hesaplarız. Bu sürat, Nusrat’ın bacasından kıvılcım çıkartmadan, başka bir deyişle karanlıkta gözükmeden ilerlemesini sağlayacaktı.


 


(2)  8 Mart 1915 günü güneşin doğuşu 06:35’ tir. Mayın dökme işlemine güneşin doğuşundan yaklaşık yarım saat sonra başlamıştır. Gizliliğin esas alındığı bu harekât açısından son derece sakıncalı bir durumda mayınlar dökülmüştür.


 


(3)  Mayın döküşü saat 07:10’dan itibaren 15 sn’de bir mayın dökülecek şekilde 100-150 mt aralıklarla icra edilmiştir. Döküş aralığını ortalama 125 mt olduğunu kabul edersek geminin 15 sn’de 125 mt ilerlediğini buluruz ki bu da saatte 16 kts gemi süratine tekabül eder. Bir de geminin yaklaşık 1 kts’ lik akıntıya karşı ilerlediğini de hesaba katacak olursak Nusrat’ın kazanlarının 17 kts’lik bir sürat yapacak şekilde çalıştığı çıkar ki bu da geminin dizayn sürati olan 15 kts’ den fazladır.


 


(4)  Nusrat 15 sn’de bir mayın attığına göre ilk mayından itibaren 6,5 dakika sonra son mayını atmış olması lazımdır. 07:10’da mayınları dökmeye başladığına göre 07:17’de dökme işlemi bitirmiştir. Çanakkale limanına  08:00’da demirlediği bilindiğine göre yaklaşık  45 dakikalık  geri dönüş zamanını 12 kts süratle alması gerekmektedir.(Dönüş mesafesi 9 mil )


 


                    


      c. Harekâtın İncelenmesi


 


(1) Nusrat’ın 8 Mart 1915 tarihinde yaptığı seyir ile ilgili yukarıdaki (zamanlar, intikal şekli vs.) bilgiler gemide bulunan Mayın Grup Komutanı ve Alman Subay Deniz Çarkçısı Reeder’in raporlarından alınarak ve gemi hızında 25 torna1 kts kabul edilerek hesaplamalar yapılmıştır.


 


(2) Nusrat’ın bu harekâtı, Birleşik Filo’nun mayın tarama işlemleri/karakol yaptığı sahaya çok yakın olması ve Nusrat’ın herhangi bir şekilde tespit edilmesi durumunda yapılan mayın dökme işleminin taktik özelliğini tamamen kaybetmesi sebepleriyle gizlilik esasına dayanmaktadır. Fakat mayın döküş zamanına baktığımızda güneşin doğuşundan yarım saat sonra mayın döküşüne başlanıyor. Nusrat, gizlilik esasını bildiği halde havanın puslu veya yağmurlu olması nedeniyle görüşün düşük olmasına mı güvenmişti? Eğer böyle bir düşünceye sahip olunsaydı, bulunulan kış aylarının yağmurlu herhangi bir gününde gündüzleyin bu harekâtı icra edebilirlerdi. Ancak gizlilik şarttı ve bu sebeple gece karanlığının kullanılması gerekliydi. O zaman Nusrat niye güneşin doğuşundan sonra mayınları planlanan yere dökmeye başlamıştı?


 


Bunun bir tek cevabı vardır. O da denizde mevkiini, karadan sabit bir noktadan kerteriz (hiza alması, hat alması) alması zorunluluğudur. Onun içindir ki Nazmi Bey hatırâtında mayınları ‘’akıntı üzerinde Paleo kastrodan başlayarak’’ şeklinde tarif etmiştir. Nusrat, harekâtını bu sebeple o şekilde ayarlamıştır ki; gecenin karanlığında intikal edecek, planlanan ilk mayın noktasına, güneşin doğuş saatine yakın varmış olacak ve mevkiinden tam olarak emin olacağı tek seyir kolaylığı olan Paleo kastro’yu görüp, haritada kerteriz ve mesafe alarak, mevkisini düzeltecek ve istenen noktaya dönüş işlemlerine başlayacaktı. Ancak havanın yağmurlu ve kapalı olması, Nusrat’ın Paleo kastro’yu bulmasını geciktirdi. Bu nedenle mayınlar planlanan noktaya daha geç dökülmeye başlanmıştı.


 


(3) Nusrat’ın mayınları dökerken Yzb. Reeder’in rapor ettiği şekilde 15 saniyede bir mayın dökmesi geminin dizayn süratinin üstünde olmasını gerektirmektedir ki bunun da imkânsız olduğu aşikârdır.


 


Gerçekte Nusrat;


    


(a) Baca dumanı ve kıvılcımları çıkartarak diğer bir deyişle yerini belli edebilecek riskleri göze alarak azami süratle mayınları dökmek,


 


(b) Yerini belli edecek hareketlerden kaçınarak, ilerleyebileceği azami süratle mayınları dökmek,


 


Şeklindeki iki hâl tarzından birini seçmiştir.


 


Birinci hâl tarzında, gemi azami hızı 13 kts ile (akıntıya karşı gittiği için gerçekte yere göre sürati 12 kts olacaktır) 125 mt’de bir mayın döküş aralığı 20 sn olacak ve toplam mayın dökme zamanı 8,3 dakika olacaktır.


 


İkinci hâl tarzında ise; kazanlardan duman çıkmadan ilerleyebileceği 5,5 kts (Pervane devir adedine göre) sürat akıntı tesiri ile yere göre 4,5 kts olacaktır. Bu sürat ile de 125 mt’de bir mayın dökülmesi için 50 sn geçmesi ve toplam mayın döküş zamanının 20 dakika olacağı hesaplanacaktır.


 



 


Her iki hâl tarzı göz önüne alındığında;


 


Saat 08:00’de Çanakkale önlerine demirlemiş olması için ikinci hâl tarzının uygulanamayacağı;


 


İkinci hâl tarzındaki 50 sn’lik mayın döküş aralığı rapor edilen 15 sn’lik zamana göre oldukça fazladır. Alman subay Reeder’ın böyle bir zaman hatası yapamayacağı;


 


Mayın hattının bittiği noktadan Çanakkale önlerine yaklaşık 9 millik bir mesafe vardır. Ve Nusrat 8 Mart günü sabah 08:00’de Çanakkale önlerine demirlemiştir. Bu bilinen gerçek ışığında, geminin dönüş sürati birinci hâlde yaklaşık 12 kts ile (azami sürate yakın) ilerlemiş olacağı, ikinci durumda ise 18 kts’ lik imkânsız bir süratle dönmüş olacağı düşünüldüğünden birinci hâl tarzının uygulandığı değerlendirilmektedir.


 


3.   Sonuç:


 


Özellikle harekât, herhangi bir kayda rastlanmamasına rağmen Anadolu yakasındaki askeri kuvvetlerle ( bataryalar, projektörler vs.) koordine içinde yapılmış olmasını gerektirmektedir.


 


Nusrat, mayın hattının başlangıç mevkiindeki zaman gecikmesini, süratini arttırarak kapatmaya çalışmıştır. Bu kararı almasında havanın sisli ve yağışlı olmasının etken olduğu görülmektedir.


 


Boğaz’ın iç tarafında, (Kumkale-Kepez arasında) savaşı planlayan Müstahkem Mevkii Komutanlığı, yaptığı plana göre, Birleşik Filo’nun manevralarını çok iyi etüd ederek belirlemiş ancak mayınların sürpriz etkisini yaratabilmek için mayın hattının çok gizli dökülmesi, azami önem kazanmıştır. Bu sebeple, o günün şartlarındaki tüm riskler göz önüne alınarak harekât icra edilmiştir.


 


 


M. Haluk Çağlar


Em. Dz. Alb.


 


 


Bu çalışma Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Savaşları Araştırma ve Tanıtma Topluluğu’nun geçtiğimiz yıl düzenlediği “18 Mart Deniz Zaferi” Panelinde sunulmuş, panel bildirileri bilahare kitap olarak yayınlanmıştır. Yazara gerekli izni verdiği için çok teşekkür ederim. (T.Y) 



 


  


 


KAYNAKÇA


 


Nazmi AKPINAR  Çanakkale Deniz Savaşları 1914–1922 Çanakkale Deniz Müzesi Yayınları



        Hermann LOREY Türk sularında Deniz Hareketleri II. Cilt Mayın Harekâtı



        Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi Çanakkale Cephesi Harekâtı V.Cilt
1.Kitap Ankara


Fevzi KURTOÐLU, Çanakkale ve 18 Mart 1915,  İstanbul 1935


 


Fikret GÜNESEN, Çanakkale Savaşları Kastaş Yayınları İstanbul 1986



        E. Gv. Alb. M. Şakir TUNÇÇAPA, Çanakkale Hatıraları



        Şemsettin BARGUT, Birinci Dünya Harbi’nde ve Kurtuluş Savaşında Türk
Deniz Harekâtı


 

Bir cevap yazın