Çanakkale- Bir Milletin Varoluş Destanı ( Lokman Erdemir )

Milletlerin tarihinde gelecekleri açısından dönüm noktası olan önemli hadiseler vardır. 1915 yılında Çanakkale’de cereyan eden muharebeler de, milletimizin geleceği açısından böyle bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Zira Çanakkale, topyekûn yok edilmek istenen bir milletin varoluş mücadelesini verdiği, “Ben varım.” dediği yerdir. Bununla beraber Çanakkale, milletin Milli Mücadele’yi yürütecek kadrolarını ilk defa tanıdığı yerdir. Unutulmamalı ki, Çanakkale gazilerinin büyük bir kısmı Milli Mücadele’de de yerlerini almışlardır.


Diğer taraftan, Çanakkale sadece cephedekilerin değil, geride kalanların da savaşı olmuştur; millet cephedeki evladı için seferber olmuş, köylerde tarlaları sürüp tohum atacak genç kalmamıştır. Okulların büyük bir kısmında ise, öğretmen ve öğrenci yokluğundan eğitime ara verilmiş, birçok okul binası ise cepheden gelen yaralılar için hastane haline getirilmiştir. 18 Mart Zaferi’nden sonra başlayan bu süreçte, liselerin 10. sınıf öğrencilerine kadar binlerce vatan evladı askere alınmıştır. Hepsinin tek amacı vardır: Vatanın aziz toprağını işgale gelen düşmanı durdurmak…


Şu bir gerçek ki, Çanakkale Muharebeleri ile ilgili yapılan çalışmalarda daha çok savaşın askerî yönü ön plana çıkartılmıştır. Cephe ve cephe gerisindeki hayatı ön plana çıkaran yeterli çalışmanın olmayışı, cephe gerisindeki asıl kahramanların göz ardı edilmesine neden olmuştur. Bu durum bizi cephe gerisinde yaşananlar hakkında bir çalışma yapmaya yöneltmiştir. Bu amaca matuf yaptığımız çalışmanın ilk bölümünde ‘Çanakkale’de’ başlığı altında, belge ve fotoğraflarla muharebelerin askerî ve siyasî olarak genel bir özeti yapılmıştır. “Cephe Gerisi: Bütün Vatan” başlıklı ikinci bölümde ise, savaşın cephe gerisindeki gerçekleri ve kahramanlarının fedakârlıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızda ilgili arşivler, dönemin gazete ve dergileri, asker mektup ve hatıraları ile birlikte birçok eser taranmak sureti ile ilk kaynaklara ulaşılmaya çalışılmıştır.


İkinci bölümde, siperlerde sosyal hayat, yaralıların cepheden hastanelere nakli, cephe ve cephe gerisinde verilen sağlık hizmetleri, muharebelerin şehirler üzerindeki tesiri, yapılan yardım faaliyetlerin yürütülmesi, esirler gibi başlıklar, yer yer kaynağı bilinen hikâyeler ile ele alınmıştır. Başta İstanbul olmak üzere, mevcut ve çıkarmadan beş gün sonra, 30 Nisan 1915’te açılmaya başlayan hastanelerde doktorların ve hastabakıcıların fedakârlıkları zaferin ardındaki önemli gerçeklerdendir. Cephedeki askerin mektubunun yazılmasından giyeceğinin teminine; çayından sigarasına hatta yemeklerin tazeliğine ve siperlere zamanında ulaştırılmasına kadar her türlü ihtimamın gösterilmiş olması da belirtmemiz gereken önemli bir husustur.


Bu çalışmamızla, Çanakkale Savaşları’na farklı bir açıdan bakmaya; cepheyi, cephe gerisinden anlatmaya çalıştık. Zira Çanakkale’nin en çok ihmal edilen tarafının cephe gerisi olduğu gerçeği, hala geçerliliğini korumaktadır. Bazı hatalar ve gözden kaçırdığımız hususların da olabileceği gerçeği ile birlikte, bu çalışmanın bir boşluğu dolduracağı ümidindeyiz.


Dr. Lokman ERDEMİR


Mardin


Çanakkale- Bir Milletin Varoluş Destanı
Dr. Lokman ERDEMİR


291 Sayfa
Çamlıca Yayınları


Mahir İz Cad. No:2 Bağlarbaşı/-Üsküdar-İstanbul


Tel: 0 216 651 15 06

Bir cevap yazın