Edirnekapı Çanakkale Şehitliği Bölümünde Çiçekçi Kulübesi! (Tuncay Yılmazer)

Tarihimizle ilişkimiz iki boyutlu. Bizi rahatsız edecek olayları kolay unutmaya, zaferlerimizi, geçmişten bize kalan yadigârlarımızı ise modern dünyanın koşulları içerisinde tüketmeye meyilliyiz. Bence her ikisi de aynı kapıya çıkıyor. İlki isteyerek, ikincisi ise istemeden de olsa geçmişle bağımızı koparıyor.


Mesai günlerinin çoğunda Metrobüs’ü kullanıyorum. İstanbul şartlarında sabah ve akşam yaklaşık 1,5-2 saat süren yolculuğumun Edirnekapı şehitliği bölümü müstesna bir yere sahip. Çanakkale’yi yaşayanların birkaç adım ötenizde yattığını bilmenin nasıl bir duygu olduğunu tarif etmek mümkün değil. Tabi modern hayatın koşturmacasında bu bölgeden geçen binlerce insanın duygularını tahmin etmek olanak dışı. Zaten mezarlıkların etrafında işportacı ordusu, köprü başındaki metrobüs biletçi kulubesi ve zaman zaman bir GSM firmasının kurduğu bilmem kaç liraya şu kadar dakika! tabelalarıyla süslü reklam aracıyla çarpık modernleşmeden nasibini almış bir böyle bir ortamda insanın tefekküre dalması da çok zor.



Yeri gelmişken söyleyeyim. Acaba bizlerin artık öbür dünyaya göçmüş insanları yattıkları yerde bile rahat bırakmayıp yol genişletilecek, trafik daha rahat akacak diye yerlerinden etmeye hakkımız var mı? Bunu hep düşünmüşümdür. Çanakkale Şehitliği’de benzer bir düzenlemeye tabi tutuldu. İyi mi kötü mü oldu? Doğrusu emin değilim. ( Edirnekapı çıkışında trafik yine sıkışıyor!)



Geçtiğimiz akşam iş çıkışında, uzun zamandır gitmediğim Edirnekapı Şehitliği’ne uğrayayım dedim. Alanın metrobüs durağına giden yolun hemen sağ tarafında inşa halindeki ahşap yapı dikkatimi çekti. İlerideki biletçiye sordum. “Abi burada çiçekçi yapacaklarmış” cevabını aldım. Çanakkale şehitliğinin ön duvarı yıkılmış, içeriye birkaç metre girilmiş. İnşaatın kendi dağınıklığıyla birlikte mezarların bir kısmını kalas parçaları ve toprak örtmüş…



Pes doğrusu.Çiçekçi yapılacak başka yer bulunamadı mı koskoca mezarlıkta? Ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Hemen dostlarıma haber verdim. Birkaç gündür Mezarlıklar Müdürlüğü ve Ağaç AŞ yetkilileriyle telefon görüşmeleri yaparak bu konudaki üzüntümü bildirdim. Bana bölgeye çiçekçi kurulmasının ihtiyaçtan ortaya çıktığını, Büyükşehir Belediyesi’nin de bunu onayladığı belirtildi.



Böyle bir yerde çiçekçi vs. ne gerek vardı? Çok daha önemlisi, böyle bir düzenlemeye kim izin verdi? Tarihçilerin onayı alındı mı? Herhangi birimizin aile mezarlığı olsa bize gelipte böyle bir şey yapacaklarını söyleseler izin verir miydik? Herhangi ünlü bir ailenin mezarlığına belediye yetkilileri böyle bir düzenleme yapabilirler miydi? Hem şehitliğin içerisine giren hem de ön cepheden kapatan bu devasa yapıya ne gerek vardı?



Yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyorum. Çanakkale Savaşı’nın İstanbul’daki yadigârlarını ebedi istirahatgâhlarında daha fazla üzmemize gerek yok.


Tuncay Yılmazer


Not: Aşağıda yer alan 2 fotoğraf bu yılın başında farklı açılardan çekilmiş fotoğraflardır.  (Fotoğraflar Dr. Lokman ERDEMİR arşivindendir.)






Edirnekapı’da yatan bir şehidimize ait bir belge (Dr. Lokman ERDEMİR arşivi)


Edirnekapı’daki Çanakkale şehitliği ile ilgili araştırma yapan Dr. Lokman ERDEMİR’ in makalesini okumak için tıklayınız.


http://www.geliboluyuanlamak.com/makale_detay.php?haber_id=332&baslik=Yrd. Doç. Dr. Lokman Erdemir, Çanakkale Savaşı


………………………….


Not: Hürriyet Gazetesi’nin 08.12.2011 tarihli nüshasında Sefa Kaplan imzasıyla Tuncay Yılmazer’in bu konudaki görüşlerini içeren bir haber yayınlandı. Haberin linki: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19416171.asp


 

Bir cevap yazın