Osmanlı Askerî Tarihi, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri-1792–1918 (Yayına Hazırlayan: Doç. Dr. Gültekin Yıldız)

Tarih eğitimini Türkiye’de almış hemen herkes, Osmanlı tarihine dair en iyi bildiği şeyin, savaşlar ve askerî teşkilat olduğunu düşünür. Oysa sadece savaşların başlangıç ve bitiş tarihlerini, muharebeler ve komutanların adlarını, barış antlaşmalarının birkaç maddesini bilmekle, buzdağının su üstündeki kısmı bile tanımlanamaz.


18. yüzyılla birlikte Avrupa devletlerinin askerî sektörde uygulamaya soktuğu yeniliklere Osmanlı ordusu ve donanması ne ölçüde ayak uydurabilmişti? Denizciliğin önem kazandığı bir dönemde II. Abdülhamid Osmanlı donanmasını gerçekten çürümeye mi terk etmişti? Endüstri çağında Osmanlı Devleti silah sanayiinde ne tür hamleler yapmaya çalıştı? Sürat Topçuları, Mühendishane-i Bahrî-i Hümayun, Nizam-ı Cedid, Havacılık Komisyonu… Yenileşme hareketlerinin, alınan mağlubiyetler sonrasında öncelikle askeriyeden başlaması sadece Osmanlı Devleti’ne mahsus bir durum muydu?


Yakın zamana kadar kulaktan dolma bilgilerle tanınan, ulemanın muhafazakârlığı yüzünden Batı’daki teknolojik gelişmelere ayak uyduramadığı iddia edilen, zaferleri abartılıp hezimetleri yeterince analiz edilmeyen son dönem Osmanlı askeriyesine dair önyargıları sorgulatıp okuyucularını birçok kere şaşırtacak bir çalışma; Osmanlı Askerî Tarihi/Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri 1792-1918.


Dr. Gültekin Yıldız’ın editörlüğünde hazırlanan bu kitap, hepsi Osmanlı askerî tarihinde uzmanlaşmış olan akademik kariyerinin farklı seviyelerindeki 10 araştırmacının katkılarıyla hazırlandı. 1792-1918 arası dönemde Osmanlı askeriyesinin farklı kuvvetleri (kara, deniz, hava) ve farklı sınıfları (piyade, süvari, topçu vs.), barış ve savaş zamanı faaliyetleri, teşkilatı ve askerî sanayii ilk kez bu kolektif eserde bir arada ve görsel malzemeyle desteklenmiş olarak ele alındı.


Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılını, sadece muharebelerle sınırlı kalmadan politik, sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarıyla askerî tarihi üzerinden yeniden tanımaya var mısınız?


 


BÖLÜMLER.


Bu kitap, Osmanlı askeriyesinin son 125 yılını ele almaktadır. Rusya Çarlığı ve Habsburg İmparatorluğu’nun birleşik ordularına karşı alınan mağlubiyet sonrasında 1792’de tesisine başlanılan Nizam-ı Cedid projesi, bu dönemde gerçekleştirilecek askerî konsept değişikliğinin miladıdır. Almanya ile müttefik olarak girilen Birinci Dünya Savaşı akabinde 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ise, Osmanlı Devleti kadar ordu ve donanmasının da resmî varlığını neredeyse sona erdirir. Aradaki bir asrı geçen süre, Osmanlı askeriyesinin Avrupa ve dünya askerî skalasında kendine önlerde yer bulmak için yeniden yapılanma çalışmalarına tanıklık eder. Artık stratejik savunma pozisyonuna geçilmiş olsa da, bütünüyle bir başarısızlık ya da teslim oluştan söz etmek mümkün değildir. Kaldı ki, savaşın endüstriyelleştiği ve kitleselleştiği modern dönem, hemen hemen bütün devletlerin silahlı kuvvetleri için, zaferler ve hezimetler arasında sürekli bir yenilenme ihtiyacını gündeme getirecektir.


Kitabın birinci bölümünde, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde, Rumeli başta olmak üzere Osmanlı savunma hatlarının kilitlerini oluşturan kaleler, arşiv kaynaklarına dayalı olarak ele alınıyor. Bosna’dan Yemen’e kadar uzanan çok sayıda Osmanlı kalesinin hangi birimlerden oluştuğu ve 19. yüzyıl başından itibaren nasıl bir dönüşüm geçirdiği ortaya konuluyor. Osmanlı askeriyesinin omurgasını oluşturan kara kuvvetlerini konu alan ikinci bölümde ise 1792’den itibaren yürürlüğe sokulan yeni büyük stratejinin orduya yansımaları ele alınıyor. İstanbul’un, Avrupa’daki rakiplerine benzer daimî ve düzenli bir ordu kurma çabalarının; dönemin politik, sosyal, ekonomik şartları da hesaba katılarak bir muhasebesi çıkarılıyor. Üçüncü ve dördüncü bölümlerde de bu değerlendirmeye, Avrupa’dan askerî bilgi ve teknoloji transferinin ne şekilde ve hangi ölçülerde gerçekleştirildiği ele alınıp, orijinal verilere dayanarak devam ediliyor.


Elinizdeki kitapta, Osmanlı askeriyesinin bütün kuvvetleri ele alındığından, beşinci ve altıncı bölümlerde, üzerinde çok tartışılan Geç Osmanlı donanmasının 19. yüzyılda geçirdiği dönüşüm ile dünyadaki benzerleriyle aynı tarihlerde tesis edilen Osmanlı hava kuvvetleri ele alınıyor. Donanmaya ayrılan beşinci bölümde, yelkenliden buharlı ve zırhlı dönemine geçişin sancılı hikâyesi, teknik açıdan olduğu kadar devletin büyük stratejisi ve ekonomik kısıtlar da dikkate alınarak değerlendiriliyor. Altıncı bölümde ise uçak ithalatı ve pilot yetiştirme eksenli olarak sürdürülen askerî havacılık faaliyetleri, Osmanlı’nın çağdaş teknolojilere adaptasyon kabiliyeti çerçevesinde mercek altına alınıyor.


Kitabın son kısmında yer alan üç bölümde ise, Osmanlı’nın son kara ve deniz savaşları, muharebe ayrıntılarında boğulmadan stratejik, taktik ve teknik boyutlarıyla gözden geçiriliyor. Osmanlı Devleti’nin 18. yüzyılın son çeyreğinden Çarlık Rusyası’na karşı giriştiği savaşlar yedinci bölümde; Trabslusgarp Savaşı ile başlayıp Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı ile sürdükten sonra Millî Mücadele ile biten “On Yıllık Savaş” süreci sekizinci bölümde ve Osmanlı donanmasının hem tek başına hem de kara kuvvetleriyle müşterek harekât çerçevesinde girdiği deniz muharebeleri ise dokuzuncu bölümde inceleniyor.


 


OSMANLI ASKERÎ TARİHİ


Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri


1792–1918


Yayına Hazırlayan: Doç. Dr. Gültekin Yıldız


 


http://www.timas.com.tr/kitaplar/tarih/gorsel-tarih/osmanl%C4%B1-askeri-tarihi.aspx


 


 

Bir cevap yazın