GELİBOLU’YU ANLAMAK

Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

 

Türkiye’de sağ ya da muhafazakar kesimin genel tarih anlayışı içerisinde İstanbul’un Fethi ile birlikte “Çanakkale Savaşı” nın ayrı bir yer tuttuğu gerçek. Siyasetçilerin hatta bürokratların zaman zaman siyasi tartışmalarda, toplumsal olaylardabile “Çanakkale Savaşı” nı kullanması bilinmedik bir şey değil.

Herkesin kendi Çanakkalesinin olduğu bu ülkede iktidarın da kendianlayışına uygun tarihe yönelik politikalar geliştirmesi bir dereceye kadar doğal karşılanabilir. Daha önce de yazdığım gibi mevcut iktidar da kendisine özel “hafıza mekanları” oluşturmaya çalışıyor. [1] Ancak ne yazık ki son on yıl içerisinde bölgede yapılan inşaat çalışmaları, çevre düzenlemeleri bölgenin tarihi ve doğal dokusunu geri dönüşümü olmayan biçimde değiştirdi. Hiçbir tarihçiden , uzmandan görüş alınmadan yapılan simülasyon merkezleri, bakı terasları, betonarmeşehitlikler , siperleri yok eden yol genişletme çalışmaları ve bununla birlikte yeni şehitlik bulundu söylemleri ile mevcut inşaatların devam edeceğinin işaretleri Çanakkale Muharebe alanlarını kısır bir döngünün içine soktu. İktidarın zamanın ruhu olarak belirlediği “sürekli inşaat” kavramından Gelibolu Yarımadası’da nasibini aldı.

Şimdi ise yapılanlardan ders alınmadan, hiçbir özeleştiri yapılmadan yeni bir kanundan bahsediliyor. Söz konusu kanun tasarısında satır arasına yerleştirilen bazı maddeler yarımadanın şimdiye kadar bakir kalmış muharebe alanlarının da yapılaşmaya açılacağının sinyallerini veriyor.

“ Başkanlık Tarihi Alan’da restorasyon, konservasyon, rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapacak, yaptıracak. Tarihi Alan’ın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp tarihi esaslarına uygun ve çevreye uyumlu olarak koruyacak, geliştirecek ve alanı yönetecek.

Tarihi Alan’ın her tür ve ölçekte planlarını hazırlayacak, hazırlatacak ve uygulamakla görevli olacak Başkanlık, Tarihi Alan’da anıtsal ve mekansal düzenlemeler yapılmasını sağlayacak.

Başkanlık, Tarihi Alan’ın tanıtımına yönelik her türlü görsel ve işitsel eserleri yapacak, yaptıracak ve hizmete sunacak, ihtiyaç duyulan altyapı, bina ve diğer yapıları inşa edecek.”

Neden yeni bir kanuna ihtiyaç duyulmuştur? Bugüne kadar bölge korunmak istenmiş , böyle bir kanun olmadığı için mi bölge orijinalliğini neredeyse kaybetmiştir? Son paragrafta bahsedilen “bina ve diğer yapıları inşa edecek” ifadesi neyi kastetmektedir?Çok sayıda inşaat terimi içeren bu kanun tasarısı hazırlanırken hangi bilim insanından, hangi tarihçiden, hangi uzmandan görüş alınmıştır? Bu sorular cevaplanmayı beklemektedir.

Yapılacak şey yeni bir kanun değil aslında. Yapılacak ilk şey her yeni vurulan kazmayla değiştirilen, tahrip edilen bu alanlarla ilgili bir özeleştiri yapmak. Bombasırtı otoparkının, Nuri Yamut anıtının etrafına yapılan , savaş zamanından kalma siper ve mayın patlamasına bağlı krater izlerini yok eden çevre düzenlemesinin, Arıburnu sahil yolu yapılırken yarısı tıraşlanan Haintepe’nin , boş yere yapılan betonarme şehitliklerin muhasebesi yapılmayacak mı?

Ağadere’deki inşası devam eden ucube şehitliğin ilk bitirilen alanları alışveriş tezgahları olduğunu bilirsek Zığındere’nin önündeki alana 3 parsellik inşaat alanı, Kireçtepenin yamaçlarına AVM, Rezidans, turistik tesis yapılma ihtimaline de şaşırmamamız gerekir.

Çanakkale Muharebe alanları artık her türlü inşaat çalışmalarına doymuştur!Mevcut yeni kanun tasarısı ise Ç.kale Muharebe alanlarına hala daha inşaat alanı gözüyle bakıldığı zihniyetinin başka bir göstergesidir. Bu bakış açısı değişmediği müddetçe de hiçbir anlam ifade etmemektedir. Kamuoyunda bütün yönleriyle tartışılmalıdır. Aksi takdirde elde bozulmadan günümüze kadar kalabilmiş tarihi arazinin de “turistik tesisler” adı altında kaybolup gitmesine seyirci kalacağız.

 

 



[1]http://www.geliboluyuanlamak.com/474_Yuzuncu-Yila-Dogru-Yazilari-2-:-Canakkale-Muharebe-Alanlari%E2%80%99ndaki-Betonlasma-Meselesi-Neden-Ilgi-Gormuyor–(-Tuncay-Yilmazer-).html Yararlandığım önemli bir çalışma için bkz. E. Zeynep Güler “Bir Ulusal Hafıza Mekanı Olarak Gelibolu Yarımadası” Ed. İnci Özkan Kerestecioğlu, G. Gürkan Öztan “Türk Sağı- Mitler, Fetişler, Düşman İmgeleri” içerisinde , İletişim Yayınları ,İstanbul 2012, s. 307-344

11.373 okunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir