Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti(Tuncay Yılmazer)

 

Summary: From Gallipoli to Prophet’s Tomb, Ottoman War Minister Enver Pasa’s Jarusalem-Medina visit   (Tuncay Yılmazer)

Ottoman War Ministry Enver Paşa made a several frontline visits during the first world war. No doubt that, his one of the most important trip which began on 12 February 1916 and ended on 9 March 1916 was Damascus-Jarusalem-Medina voyage. Ali Fuat (Erden) , Ottoman 4.Army staff officer likened him to Selahaddin Eyyubi, Muslim commander who fought with crusaders.Ottoman 4.Army commander Cemal Pasa met Enver Pasa  at Pozantı and accompanied him until the end of the visit. Enver Pasa’s main aim was to control Palestine front, to exchange his view with Arab notables and stressed Gallipoli victory’s importance in Ottoman-Arab provinces. He planned to visit Islam Prophet’s tomb at Medina so as to give strong message to Muslims who lived under the Entente’s rule. His visit to main Arab cities draw considerable interest by Arab notables, intellectuals as well as ordinary people. Many parties organised for him. Enver Pasa describes as “Dardanelles Hero” , the poets about Enver Pasa’s courages were read loudly. Some Arab clerics, intellectuals, journalist delivered speech stressing he was the only commander and the leader to raise Muslim world. Some interesting meals were offered him at dinner parties such as Dardanelles kebab, Suvla soap, Helles fish. Some witnesses observed that Enver Pasa was very moved while he was visiting Islam Prophet’s tomb at Medina. Emir Faisal, who was a chief organizer of the Arab revolt later, met Turkish delegation and give them his father’s Mekka Emir, Sherif Huseyin bin Ali’s gift. Taking into account all of later developments in Ottoman Arab countries during the WW1, in particular 1917-1918 , it seems that Ottoman War Minister’s plans fizzled out.   

…………….

 

 

 

 

 Enver Paşa , büyük serdar ve hükümdar Selahaddin Eyyübi’nin Haçlıların ağır silahlanmış , sıcaktan bunalmış zırhlı şövalyelerini hafif süvarileriyle kasırga gibi bastırarak baştan başa kılıçtan geçirdiği Taberiya civarındaki Hatteyn ovasından geçerken, İslam harp tarihinin en kanlı muharebelerinden birinin hayalleri ve hayaletleri Çanakkale galibini karşıladılar.(Ali Fuat Erden, 4.Ordu Kr.Başk.)

 Birinci Dünya Savaşı dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun kudretli Harbiye Nazırı Enver Paşa , savaş boyunca hem cepheyi denetlemek hem de komuta kademesinin sorunlarını yerinde dinlemek için özellikle 1916- 1917 yıllarında Filistin, Irak ve Avrupa cepheleri gibi Anadolu dışındaki cephelere ziyaretler gerçekleştirmişti. Bunların en önemlilerinden biri 12 Şubat 1916’dan itibaren İstanbul’dan başlayıp 4.Ordu mıntıkalarını denetlemeyi amaçlayan gezisidir. Enver Paşa’yı  4.Ordu Komutanı Cemal Paşa Pozantı’da karşılamış, gezinin sonuna kadar da eşlik etmişti. Nefer kaputu giydiği, son derece mütevazı olduğu belirtilen Enver Paşa’nın 1916 yılı Şubat ve Mart aylarında yaptığı Medine’ye kadar uzanan seyahati parlak, debdebeli ve muzafferane olmuştu. Cemal Paşa’nın kurmayı Ali Fuat (Erden) hatıralarında şöyle yazar: “Enver’in hayatının doruk noktası İngilizlerin Geliboluyu tahliye etmesi ve Çanakkale Zaferi’ni izleyen Peygamberin kabrini ziyaretidir. Ondan sonra Enver’in yıldızı KûtulAmare’ye, Galiçya’ya, Romanya’ya, Gazze’lere, Şeria’lara rağmen giderek alçalacaktı.” 

 

Harbiye Nazırı Mersin’den başlayarak Gazze’ye kadar dokuzyüz kilometre uzunluğundaki sahili, müstahkem hatları, Suriye ve Filistin’deki bütün boğaz ve geçitleri , Toroslardan Sina çölüne kadar menzil hatlarını ve menzil tesislerini teftiş etmişti. Cemal Paşa’nın en büyük destekçilerinden gazeteci Kürt Muhammed Ali kitabında ziyareti ayrıntılarıyla anlatır, okunan yüzlerce kasideden örnekler verir. (Enver Paşa’nın Ortadoğu Seyahati -Doğu Kütüphanesi Yayınları,İst,2007 ) Enver Paşa’nın Cemal Paşa ile Beyrut ve Şam ve Kudüs’te de katıldığı davetlerde Anafartalar çorbası, Seddülbahir balığı, Dardanelles kebabı gibi Çanakkale’yi sembolize eden isimler taşıyan yiyecekler ikram ediliyor, adına yazılmış bir hayli abartılı övgüler içeren kasideler söyleniyor, Çanakkale kahramanı olduğu özellikle vurgulanıyordu. Enver Paşa’nın geldiğini öğrenen halk yollara dökülmüş, sevgi gösterilerinde bulunmuştu.

 Tehdit altında iken Hellespont’ta , sen nöbet oldun,

Ve parçalanmış düşman mücadeleden geri çekildi. 

Ve şaşmış kainat Çanakkale’den övdü,

Yenilemez yeteneğini ve cesur askerlerini… 

Şam Belediye Başkanı Ali Rıza Rikabi Paşa sömürgeci güçleri eleştiriyor, Enver ve Cemal Paşa ikilisinin ümmeti ve vatanı düşmanlardan kurtarmak, düştüğü zelil durumdan izzetli ve yüce bir konuma tekrar kavuşturmak konusunda ittifak ettiklerini söylüyordu. Çok değil 2,5 yıl kadar sonra İngilizler Şam’a girerken Ali Rıza Paşa saf değiştirmekle suçlanacak ve hainlik ettiği belirtilecektir. 

Enver Paşa tüm dinler açısından kutsal yerlerle dolu, bir çok tarihi olaya tanıklık etmiş Filistin topraklarında gezerken önemli yerleri ziyaret etmekten de geri kalmayacaktı. Hz. Davud ve Hz. İsa’nın doğduğu Beytüllahim, Hz. İbrahim’in türbesinin olduğu El Halil gibi. Süveyş kanalı’na yaklaşık 150 km uzaklıktaki Bir-i Hasana’ya kadar gitmişti. Paşa daha sonra Amman’a geçmiş, Medine ziyareti için de o sırada Şam’da bulunan Şerif Hüseyin’in oğlu Emir Faysal’ı da davet etmişti. Medine’yi ziyaret edecek ekibin içerisinde aynı zamanda Mevlevi Alayı Komutanı Veled Çelebi (İzbudak) ,Şam, Halep, Beyrut müftüleri , Şam nakibüleşrafı da vardı.  Ali Fuat Erden’in de altını çizdiği gibi, Enver Paşa Medine-i Münevvereyi teftişe değil Ravza-i Mutahhara’yı ziyarete , tazimlerini, taatlerini sunmaya ; Çanakkale’de düşman orduları ve donanmaları mağlup olduklarından dolayı şükranlar , minnetler arz etmeye gidecekti. Enver Paşa’nın yıldırım teftişi Medine’de gayet ağır bir saygı yürüyüşüne dönüşmüştü. Mescid-i Nebevi de, peygamberin huzurunda adeta kendinden geçmiş , hüngür hüngür ağlıyordu.

Cemal Paşa’nın karargâh subaylarından Falih Rıfkı (Atay)’da Medine’ye giden Enver Paşa’nın maiyetindedir. Suriye-Filistin Cephesi hatıralarını anlattığı ünlü eseri Zeytindağı’nda bu geziden pek etkilenmiş görünmemektedir. Enver Paşa’nın Ermeni garsonunun Medine’den önce trenden indirildiğini yazar. Medine ziyareti anlatımı bir hayli farklı, duygusallıktan uzaktır ve Medine halkını bir hayli aşağılayıcı ifadelerle, dilencilik ve pislikle suçlar. Cemal Paşa’nın Enver Paşa’yı gördüğü ilgi nedeniyle kıskandığını belirtir.

Medine ziyaretinin en ilginç yönlerinden birisi de çok değil sadece 3 ay sonra isyan bayrağı açacak Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal vasıtasıyla birer altın kılıç hediye edilmesi, Enver Paşa’da bu jeste  altın ve gümüş imtiyaz madalyasıyla karşılık vermesiydi. Emir Faysal, Enver ve Cemal Paşalar ayrıca Hicaz kuvvetlerinin Arap gönüllülerini de denetlemişlerdi. Enver Paşa  “-Hepsi cihad gönüllüleri midir? diye sormuştu.

“-Evet”

“-Müminlerin düşmanlarına karşı ölümüne kadar savaşmak mı istiyorlar?”

Emir Faysal “Evet” ten sonra “müminler” kısmını atlayarak  cevap verecekti. Bu iyi niyet gösterilerine rağmen Emir Faysal’a yanındaki mücahitlerinden Enver Paşa ve ekibini öldürme teklifi gelmiş, Faysal şimdi sırası olmadığını belirterek bu teklifi reddetmiş, daha açık bir ifadeyle birkaç ay sonra isyan edeceği Enver ve Cemal Paşaların hayatını kurtarmıştı. Bu olay Hicaz isyanının zihinlerde çoktan başladığının göstergesiydi. 

Gezi 9 Mart 1916’da sona ermişti. Görülen o ki; Enver Paşa Çanakkale Zaferi’ni Osmanlı vatandaşı Araplarla birlikte anmayı amaçlamış, sembolik anlamda zaferi Medine’yle paylaşmak istemişti. Ancak bunun çok etkili olmadığı birkaç sene içerisinde anlaşılacaktı. 

 * Bu makalenin bir bölümü Atlas Tarih dergisi Aralık 2016 sayısında yayınlanmış, editöryel izinle sitemize konulmuştur. 

Bir cevap yazın