GELİBOLU’YU ANLAMAK

Çanakkale Muharebelerinde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

Çanakkale Muharebeleri tarihte birçok yeni teknolojinin ve taktiklerin kullanıldığı bir muharebedir. İlk deneme atışını bile bu savaşta yapacak olan teknolojik harikaya sahip bir savaş gemisi, savaş aracı olarak uçakların kullanılması, kara toplarından uçaksavarların yapılması vb. gibi birçok yenilikler görülmektedir. Bunlara benzer taktiklerin biri de Türkler tarafından yapılan sahte toplardı.
Eldeki topları ve cephaneyi kullanmakla birlikte bunları korumak da bir o kadar önemliydi. Çünkü toplarımızdan atılan bir merminin karşılığı binlerce mermi ile veriliyordu. Bu yüzden yeni taktikler geliştirilip topların korunması sağlanmalıydı. (B.A.)

Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti(Tuncay Yılmazer)

Birinci Dünya Savaşı dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun kudretli Harbiye Nazırı Enver Paşa , savaş boyunca hem cepheyi denetlemek hem de komuta kademesinin sorunlarını yerinde dinlemek için özellikle 1916- 1917 yıllarında Filistin, Irak ve Avrupa cepheleri gibi Anadolu dışındaki cephelere ziyaretler gerçekleştirmişti. Bunların en önemlilerinden biri 12 Şubat 1916’dan itibaren İstanbul’dan başlayıp 4.Ordu mıntıkalarını denetlemeyi amaçlayan gezisidir. Enver Paşa’yı 4.Ordu Komutanı Cemal Paşa Pozantı’da karşılamış, gezinin sonuna kadar da eşlik etmişti. Nefer kaputu giydiği, son derece mütevazı olduğu belirtilen Enver Paşa’nın 1916 yılı Şubat ve Mart aylarında yaptığı Medine’ye kadar uzanan seyahati parlak, debdebeli ve muzafferane olmuştu.
Gezi 9 Mart 1916’da sona ermişti. Görülen o ki; Enver Paşa Çanakkale Zaferi’ni Osmanlı vatandaşı Araplarla birlikte anmayı amaçlamış, sembolik anlamda zaferi Medine’yle paylaşmak istemişti. Ancak bunun çok etkili olmadığı birkaç sene içerisinde anlaşılacaktı. (T.Y)
Bu makalenin bir bölümü Atlas Tarih dergisi Aralık 2016 sayısında yayınlanmış, editöryel izinle sitemize konulmuştur.

Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı – 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

4 Mart 1915 tarihinde Seddülbahir’e çıkan düşmanın geri püskürtülmesinde büyük rol oynayan , Mustafa Kemal Atatürk’ün Arıburnu Muharebeleri raporunda övgüyle bahsettiği Çanakkale Savaşı gazisi Bigalı Mehmet Çavuş için anma programı düzenleniyor. 4 Mart 2017 Cumartesi – Bahçeli Köyü /Biga  

Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması – General G.S. Patton (Haluk Oral)

Elinizdeki metin, Patton’ın 1936’da Hawaii’de görevliyken yazdığı Gelibolu Savunması’dır. Bu çalışmada, görevli olduğu üssün bulunduğu Oahu Adası’nın Mauna Lahilahi ve Nanakuli burunlarını Gelibolu Yarımadası’nın Büyükkemikli ve Küçükkemikli burunlarına benzeterek, Anafartalar çıkarmasını Hawaii’ye tatbik etmeye çalışmıştır. Patton’ın makalesi, İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük yanıltmasında rol oynamış olabilir. Kuzey Afrika’dan sonra Sicilya’da savaşan Patton oradan müttefiklerin kumandanı General Eisenhower’ın emriyle, 1944’ün başında İngiltere’ye geçer. Halen Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Üçüncü. Ordu’nun kumandanlığına atanır ve bu görevi çok gizli tutulur. Çalışmanın Çanakkale üzerine yazılan kitaplarda pek referans olarak gösterilmemesini, askeri bir kaynak olup gün yüzüne çıkmamasına bağlıyoruz. Sonradan yazılan yüzlerce kitap Patton’ın çalışmasından çok daha ayrıntılı bilgiler verse de, “Gelibolu Çalışması”, Patton’ın ulaştığı sonuçlar açısından incelenmeye değerdir.(H.O.) 

General Patton – Gallipoli A Staff Study (Lt.Gen. Ben Hodges)

George Patton is famous among military historians and modern Soldiers for his aggressive, audacious, relentless, and hard-nosed approach to warfighting.  He is also famous for his study of military history and his extensive library which was full of books with his thoughtful annotations and assessments of Leaders and Generals and campaigns throughout history.  These annotations in his own books, in his own hand-writing, give insight into how he thought, and reveal his sense that he may actually have lived and fought in previous wars throughout history.Lt.Gen Ben Hodges is one of the senior US officer in Europe. He was the head of Allied Land Command (LANDCOM), of which HQ is at Izmir/Turkey, between 2012-2014. He prepared “General Patton’s Gallipoli Staff Study” with Gallipoli Campaign researcher Prof.Haluk Oral. The study published in Turkish by İş Bankası Kültür Yayınları in February 2017

Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

Gazze adı hep savaşla ve abluka ile anılan Filistinlilerin İsrail’e karşı direnişlerinin sembol şehri. 100 yıl önce 1.Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’nun kaderini belirleyen muharebeler yaşanmıştı. Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında Gazze Muharebelerinin 100 yılı nedeniyle hazırladığım yazı Sina-Filistin cephesinde 1916 yılında yaşananları özetlediğim bir önceki sayıdaki dosyanın devamı aslında. Bu yazıda İngilizlerin neden Filistin harekatı’nı başlattıklarını, daha önce pek gündeme gelmeyen , Ortadoğu’da İngiliz hükümetinin savaş hedeflerini belirleyen Halep Raporu’nu gündeme getirdim. Ayrıca Gazze muharebelerine odaklandım. 26-27 Mart 1917’deki Birinci Gazze Muharebesi’nde şehir düşmek üzereyken son anda nasıl kurtulduğunun, 2.Gazze Muharebesinin de en önemli özellliğinin de tanklarla saldırılması olduğunun altını çizmek gerekli. Batılı kaynaklarda pek yeralmayan Cemal Paşa- Von Kress arasındaki muharebe öncesi tartışmaları da anlattım. Gazze Muharebelerinin Çanakkale’de yaşanan Kara muharebeleri ile bazı benzerlikleri de gündeme getirmek istedim. Son olarak Gazze muharebelerinde şehit olan askerlerimizin henüz bir anıt ya da mezarlıkları olmadığını, bir kısmının İngiliz mezarlığı içerisinde yattıklarını da bilelim. Umarım bu konuda adım atılır. İyi okumalar. (T.Y)

İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

Gelibolu Yarımadası’nın güney bölgesinde ½ Mayıs gece taarruzundan sonra ¾ Mayıs gecesi düzenlenen yeni bir taarruz girişimi başarılı bir sonuca götürülememiş ve Türk birlikleri bir kez daha gece karanlığında birbirine karışarak ve düşman donanmasının ve kara topçularının ateşleri ile makineli tüfeklerin yakıcı tesiri altında eski mevzilerine geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Bu taarruzlar sırasında toplam 10.000 civarında zayiat verilmiş, ancak cephe hattında Türk kuvvetleri için kazanç adına belirgin bir değişiklik meydana gelmemişti. Güney Bölge Komutanlığı’na getirilmiş olan Albay von Zodernshtern, 4 Mayıs günü hastalığı gerekçesiyle görevinden alınarak İstanbul’a gönderilmiş. 4 Mayıs günü 5’inci Ordu Komutanlığı’nın sorumluluğunda bulunan tüm bölgelerde komuta ve idare değişikliğine gidilmiş, grup komutanlıkları oluşturularak Güney Grup Komutanlığı’nın başına General Weber getirilmiş ve bu grup doğrudan Ordu Komutanlığı’na bağlanmıştı. [a] Bu durumda 3’üncü Kolordu Komutanı Esat Paşa, Kuzey Grup Komutanlığına getirilmiş ve sorumluluk alanı daraltılmıştı. (Y.Ö.

Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

Karadeniz’i Akdeniz’e ve Asya’yı Avrupa’ya bağlayan boğazlar siyasi askeri ve ekonomik ehemmiyeti dolayısıyla yüzyıllar boyunca birçok devletin ilgisini çekmiş ve her zaman mücadele sebebi olmuştur. Boğazları hakimiyeti altında tutan devlet kara ve deniz harekâtlarında büyük üstünlük sağlamaktadır. Sırasıyla eski dönemlerde Truvalılar Atinalılar Ispartalılar ve İranlılar; Roma İmparatoru Konstantin Bizanstionu merkez yapmasından ve Bizans imparatorluğu kurulmasından sonra Hunlar Avarlar İranlar ve Araplar İstanbul ve boğazları ele geçirmek için kıyasıya mücadele ettiler. Osmanlı devletinin kurulmasıyla kısa sürede bölgede güçlenerek diğer devletlerin aksine 1353 te Çanakkale boğazını geçerek Rumeli’ye hakim olmaya başladılar. 29 Mayıs 1453 te Bizans’ı yenerek boğazların egemenliği tamamen Türklerin eline geçti. Boğazların güvenliğini artırmak amaçlı Fatih Sultan Mehmet Kilitbahir ve Seddülbahir kalelerini ve Çanakkale boğazı ağzındaki bulunan Bozcaada’ya hisar inşa etti. (A. C.)

The Bloody Handkerchief (Ömer Arslan)

This is a moving real story which has carried Gallipoli’s emotions from the past to today. In Gallipoli Campaign bloody days , Turkish soldiers Ali and Yusuf from 64.Regiment attended a fierce battle with Otago Battalion on Baby 700 area on 2-3 May 1915. After the fighting, Ali found an handkerchief on which it was written “A gift from mother to his son George for his 28th birthday 2 April 1915” This handkerchief belonged to George Tomas Uren , New Zealand Brigade , Otago Battalion. After weeks, Yusuf was seriosly wounded in the 64.Regiment assault on Conkbayırı positions on 7 August 1915. His comrade, best friend Ali tried to stop bleeding with this handkerchief. Just before dying, Yusuf asked Ali that took this bloody handkerchief to his wife. The Bloody Handkerchief has remained as a remembrance in Ali & Yusuf’s grandsons , so far. Turkish Gallipoli Campaign researcher Ömer Arslan wrote this moving news for GeliboluyuAnlamak website. He found Ali’s and Yusuf’s grandsons and took photograph the bloody handkerchief. His research continues on this subject.  

Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

Çanakkale Savaşları üzerinden 100 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, günümüzde bile toplumlar ve insanlar üzerindeki etkileri devam ediyor. Gün yüzüne çıkan her hatıra bizleri derinden sarsıyor. Bu hatıraların kimi Türk askerine, kimi ise yabancı askerlere aittir. Bazı savaştan kalma hatıralar vardır ki oda iki tarafı ilgilendirir. İşte anlatacağımız bu araştırmamız da o türden bir hatıranın izinden gidilmektedir. Çanakkale Biga ilçesine bağlı Hacıpehlivan köyünden bir şehidimizin ailesinde tespit ettiğimiz, üzerinde üç askerin yaşam izlerini barındıran kanlı bir mendil, bilinmeyen hayatlarının kapılarını araladı.
64. Alay 1. Taburu erlerinden Yusuf ve Ali arkadaşlarıyla birlikte 2/3 Mayıs tarihlerinde yapılan Otago Taburu’nun taarruzunda büyük bir mücadele ortaya koydular. Bölgede defnedilmeyi bekleyen birçok şehit ve kurtarılmayı bekleyen birçok yaralı vardı. Ali defin işine yardım ederken yerde bir mendil gördü ve belki lazım olur diyerek cebine koydu, işini yapmayı sürdürdü. Türk askerinin yerde bulduğu bu mendil karşı cephede savaşırken ölen Yeni Zelandalı George Thomas Uren’e aitti. ( Mendilin bir köşesinde ” 28. doğum gününde annesinden George’a ” diğer köşesinde ise ” 2 Nisan 1915 George Thomas Uren ” yazmaktadır.) (Ö.A.)