�25 Nisan 1915… ‘Sinir krizi ge�irdi�i i�in kimseyle g�r��meyen ordu komutan�, kendi inisiyatifiyle hareket eden komutanlar, ‘inayet-i Hakk’a istinaden’ taarruza ge�enler, sahte emirlerle sevk edilen alaylar, sahillerde kendilerinden kat kat �st�n d��mana canlar� pahas�na uzun s�re yard�m gelmemesine ra�men, iman g�c� ile direnen Mehmet�ik… Sadece �anakkale Sava�lar�’n�n de�il T�rk tarihinin sembol; ama ayn� zamanda kay�p g�nlerinden bir tanesi. Her y�l bu topraklarda �arp��m�� dedelerini, ��karman�n ba�lad��� �afak vaktinde anmaya gelen Anzaklardan alaca��m�z �ok ders var hi� ku�kusuz.�
Bundan 3 y�l �nce bu s�zlerle bitirmi�tim Zaman�daki yaz�m�. Her paragraf� ayr� bir tart��ma konusu olan , bilgisayar deyimiyle s�ylersek �zipli� bir yaz�yd�. � �zellikle Ordu komutan�m�z Liman von Sanders�in o gece sinir krizi ge�irmi� olabilece�i y�n�ndeki iddiam� kitab�mda da belirtmi�tim. Ancak bu konuyu ima eden resmi bir belgenin de olmad���n� belirteyim. Bu iddia o s�rada Anadolu yakas�ndaki 15. Kolordu harekat �ubesinde g�revli bir subay olan Bursal� Mehmed Nihad��n notlar�na ve �ok daha �nemlisi , Ordumuzun 2 numaras�, Esat Pa�a�n�n an�lar�na dayan�yordu.
Çanakkale Savaşı Görüntüleri ( Tuncay Yılmazer )
Bugünkü (19.4.2007) gazetelerde çıkan bir haber , Çanakkale Muharebeleri sırasında çekilmiş bir film ile alâkalıydı. Bu görüntülerin 25 Nisan 1915 Anzak çıkarmasına ait olduğu belirtilse de , film dikkatli incelendiğinde hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor. Yeni ortaya çıkan Arıburnu–Anzak Koyu’ndaki Anzak askerleri ve Suvla’daki İngiliz askeri görüntülerini Avustralyalı tarihçi Bill Sellars’la konuştum. Bill Sellars bu çekimin İngiliz gazeteci Ashmead Bartlett tarafından Temmuz 1915’ten sonra yapıldığını belirtiyor. Ashmead-Bartlett’in Londra’dan döndüğü Temmuz’a kadar Gelibolu yarımadası’nda kamera yoktu ve çekim yapılmadı. Bu görüntüler bazı Türk medya organlarında yer aldığı gibi çıkarma görüntüleri değil. Sellars, filmde Anzak koyunda görülen iskelelerin de çıkarmadan çok sonra inşa edildiğini belirtti.
Gelibolu Harekatı sırasında çekilmiş yeni tesbit edilen bu filmin, bizim bilgilerimize çok önemli katkılar yapacağı kesin. Avustralya Savaş müzesi (AWM ) tarafından ortaya çıkarılan bu görüntüler sadece 45 sn.olsa da , daha önceki filmde gösterilmeyen bölgeleri seyredebiliyorsunuz.
Çanakkale Muharebe Alanları Gezi Rehberi – Gürsel Göncü ve Şahin Aldoğan (Tuncay Yılmazer)
Çanakkale Muharebelerinin gerçekleştiği yerlerdeki anıt ve kitabeleri , mezarlıkları anlatan çok sayıda gezi rehberi adıyla kitap ya da kitapçık var. Ancak şu ana kadar yayınlanmış olanların en iyisi ise hiç kuşkusuz Gürsel Göncü ve Şahin Aldoğan’ın hazırladıkları , “Çanakkale Muharebe Alanları Gezi Rehberi” …Hem Türkçe hem İngilizce olarak yazılan bu çalışma her sayfasını ayrı bir anıt ya da mezarlığın tanıtımına ayırmış . Son derece güzel fotoğraflarla dolu bu çalışmaya , ( bu tip kitapların olmazsa olmazı ) bölge haritalarının da eklendiğini de belirtelim.
( Bu arada bu yazı yayına hazırlanırken ( 14.4.2007 ) Konya-Aksaray karayolunda İzmir’deki Zafer İlköğretim Okulu 2-A sınıfı öğrencilerini Kapadokya’ya geziye götüren bir yolcu otobüsünün kamyonla çarpıştığını, çoğu öğrenci 33 kişinin öldüğünü, bir o kadar kişinin de yaralandığını öğrendim. Gerçekten çok üzüldüm. Kendilerine Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır, başsağlığı diliyorum. Bu vesileyle özellikle Çanakkale başta olmak üzere birçok bölgeye okul gezisi yapacakları da, bindikleri aracın güvenliği, sürücülerinin yeterliliği konusunda dikkatli olmaları uyarısını yapmak istiyorum. )
Çanakkale 1915 Ölüme Koşanlar – Recep Şükrü Apuhan ( Tuncay Yılmazer )
Çanakkale Savaşı’nı kuru bir anlatımla yazmak okuyucuyu bir hayli sıkar kuşkusuz. Ancak tam tersi de doğru. Sadece menkıbe ve kahramanlık öykülerine dayalı bir eserin de gururumuzu okşasa da böylesine muazzam bir mücadeleyi anlatmada yetersiz kalacağı açık.
Recep Şükrü Apuhan “Çanakkale 1915- Ölüme Koşanlar” adlı Timaş Yayınlarından çıkan çalışmasında dengeli bir anlatım yolunu seçmiş. Eser , Çanakkale Savaşı’nı genel hatları ile öğrenmek isteyen bir okuyucu için gerekli bütün bilgileri içeriyor. Okuyucuyu sıkabilecek konular mümkün olduğunca özlü ve akıcı bir dille yazılmış. Kitabın kaynakçasının bir hayli zengin olduğunu da belirtelim. Özellikle kahramanlık menkıbeleri ağır basan eserlerde gördüğümüz abartılı örnekler, doğruluğu kanıtlanmamış , uhrevi hava verilmeye çalışılan öyküler bu eserde yok.
Paris II Batığından Unutul(may)an Bir Kahramana Ulaşan Yolculuğun Öyküsü ( Tuncay Yılmazer )
Ben “sessiz kahramanlar” diyorum onlara…Çoğu hakikaten de sessiz sedasız bu dünyadan göçüp gitti… Anlattıkları da en son altmışlı yılların aile meclislerinde torunlarının “hadi anlatsana dede” diye başlayan meraklı sorularına verdikleri cevaplar olarak kaldı. Yine önemli bir kısmı anılarını kağıda bile dökmedi. Yazanlar da aile arşivinin en ulaşılmaz köşelerinde sakladılar tarihe tanıklıklarını… Sorulduğunda “canım görevimizdi yaptık” diye geçiştirdiler hep.
İşte Mustafa Ertuğrul’da bu sessiz kahramanlardan biri. O dönemdeki bir çok silah arkadaşı gibi cepheden cepheye koşturmuş, her topçu gibi ( babamdan biliyorum! ) her işinde dakik, hesabı-kitabı iyi bilen , ( ve bunu emeklilik dönemlerinde de devam ettiren ) aynı zamanda son derece mütevazi bir kişilik… Galiçya’dan sonra görev yaptığı Antalya-Kaş kıyılarında başında bulunduğu topçu bataryasıyla , 1917-1918 yıllarında İngiliz uçak gemisi HMS Ben My Chree, Fransız savaş gemileri Paris II ve Alexander’i batıran komutan .
Sualtı araştırmacısı Mustafa Aydemir , yıllar önce Kaş açıklarında aslında herkesin yerini bildiği ( ancak neden ve ne zaman batırıldığını bilmediği ) bir batığın hikayesini araştırmaya başladığında aslında sadece o batığın değil yakın döneme kadar tarihimize karşı gösterdiğimiz umursamazlığın, ilgisizliğin, bilgi eksikliğinin de sorgulamasına yol açıyor.
Çanakkale’de Bir Başkadır 19 Mayıs ( İsmail Sabah )
19 Mayıs 1915 Çanakkale Muharebelerinin Türk tarafı açısından en acı günlerinden birisidir. Arıburnu Cephesinde yeni gelen takviyelerle 42000 kişilik güce ulaşan Osmanlı Ordusu baskın karakterinde bir saldırıyla Anzakları denize dökmek istemiş, ancak müttefiklerin hava keşifleriyle durumu fark etmesi ve yeterli topçu desteğinin yokluğu nedeniyle sonuç tam bir facia olmuştu. Bugünkü Avustralya Lone Pine Mezarlığından 57. Alay şehitliğine kadar uzanan ara bölgede binlerce şehit ve yaralımız kalmıştı. Daha önce Ağadere Ağır Mecruhin Hastanesi konulu çalışmasını yayınladığımız Çanakkale Savaşları Araştırma Topluluğu’ndan Araştırmacı İsmail Sabah işte bu saldırıyı ve başarısızlığın nedenlerini irdeliyor. ( T.Yılmazer)
BALKAN SAVAŞLARI ( 1912-1913) Richard C. Hall ( Tuncay Yılmazer )
Her zaman söylerim. Kurtuluş Savaşı’nı anlamak için Birinci Dünya Savaşı’nı, Birinci Dünya Savaşı’nı anlamak için de Balkan Savaşı’nı anlamak gereklidir diye…. Geçmişte yakın komşularımızla ( ayrıca onların kendi aralarında ) olan siyasi problemlerin günümüzde bile devam ettiğini görmek ilginç bir o kadar da üzücü. Bosna Savaşı’nın televizyonlara süzülen görüntüleri bile hâlâ aklımda. Ya da seksenli yıllarda Kapıkule tren istasyonunda karşılamaya gittiğimiz Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlarımızın o perişan hali… Bu duygularla Minnesota Üniversitesi’nden Prof. Richard Hall’ın Balkan Savaşları adlı kitabına başlarken, Prof. Zafer Toprak’ın esere yazdığı önsözde; çeşitli dillerdeki to balkanize (ing.) , balkanizer (Fr.) balkanisieren (Alm.) kelimelerinin bir bölgeyi birbirine düşman topluluklara bölmek anlamına geldiğini belirtmesi hiç şaşırtıcı gelmedi doğrusu. Tarih boyunca düzensizliğin, kaosun, acıların hüküm sürdüğü bu coğrafyanın en uzun barış dönemlerinden birini Osmanlı döneminde yaşadığını da belirtmek gerek.
Bir Gazinin Ölümü ( Tuncay Yılmazer )
Gazilerimiz , en büyük değer uğruna canlarıyla sınanmış insanlarımız birer birer bu dünyadan göçüp gidiyorlar. İstiklal Savaşı gazisi iki kişi kalmıştı geriye…Konya’dan Veysel Dede ve Eskişehir’den Yakup Dede. Bugün haberi Milliyet’ten okuduğumda gözyaşlarıma engel olamadım. Veysel Dede , II. Abdülhamit zamanında doğan , üç padişah, on cumhurbaşkanı gören, II. İnönü, Sakarya, Dumlupınar Muharebelerine katılan asırlık Veysel Dede Rabbine kavuşmuş.
Bir Hekimin Ölümü ( Tuncay Yılmazer )
Savaşın başlamasıyla saldıran Ruslara çok daha sinsi, güçlü bir düşman eşlik edecekti Kafkas Cephesi’nde… ‘Lekeli humma’ adıyla da bilinen tifüs! Bitlerle bulaşan bu hastalık, 3. Ordu mevcudunun büyük kısmının kırılmasına neden olacaktı. Binlerce kişiyi öldüren bu hastalığı başlangıçta çaresizlik içerisinde seyredecekti hekimler…
Alibeyköy Lisesi konferansının ardından… ( Tuncay Yılmazer )
Bu yıl, Çanakkale Zaferi’nin olduğu hafta ve sonrası da benim açımdan hayli yoğun geçti. Bir televizyon’da ( Kanal 24 ) programa katıldım, bir radyoya ( Radyo 15 ) telefonla canlı bağlantıda konuştum. Çeşitli kuruluş ve derneklerde konferanslar verdim.