GELİBOLU'YU ANLAMAK

Genel Güncel

İkiye Bölünen Yaşamın Tasarımı Üzerine (Hüseyin Yanar)

15 şehitlik bir şarapnelin patlamasından sonra bütün parçaların her yere dağılmasına benzer. Bu şehitlikler uzun yıllar önce yapılmış haritanın izleri sürülerek bugün araştırmalar sonucu yerleri tespit edilen, kilometreler boyunca yaygın bir şekilde bulunan alanlardır. Bunların bir kısmı yarımadanın güney bölgesinde, daha önce düzenlemeleri yapılmış olan şehitliklerimiz ve diğer devletlerin anma mekanlarının yakın çevresinde yer alır. Kuzeydeki bölgede olanlar ise, bugün güneyde bulunan ve bilinen şehitliklerden uzakta dağınık haldedir. Yerleri karakter olarak bazen birbirinden farklı özellikler taşısa da her nasılsa sanki yeniden bir zincirin halkaları olmayı isterler, ya da yukarıdaki nitelikleri de göz önüne alınarak bir bütün hikâyenin, parçalara ayrılmış bir bütünün içinde yeniden bütün bir senaryonun parçaları olmayı beklerler. Altında, kaybettiklerimizin yattığı bu kalıntılar, biten savaşın, hala belleğimizde var olan izlerinin ve şimdiki barışın bir araya geldiği, anısal, anıtsal ve kutsal yerlerdir. Resmedilen bu ortamda farklı disiplinlerden bir araya gelerek oluşturulacak yarışmacı ekiplerden sözü edilen bu bütünlüğü, herhangi bir şekilde bu senaryoyu ve bu birlikteliği tasarımlarına yansıtmaları, özellikle beklenmektedir. Yukarıdaki tabloda vurgulanan “Savaş” ve “Barış” kavramlarının karşıtlığı ve bu ikilemin arasında olma hali belki de tasarlama yönünden bir başka ikilemi de beraberinde getirmektedir. (H.Y.)

KûtulAmare ve Filistin , Pomakların Çanakkale Ağıdı, Nusret Mayın Gemisi Mührü ,100 yıldır saklanan Kanlı mendil ve yine bir intihal! 100.Yılların gölgesinde GeliboluyuAnlamak -2017 değerlendirmesi (Tuncay Yılmazer)

 Hepinizin bildiği gibi 1.Dünya Savaşı’nın 100.yılları içerisindeyiz. Birinci Dünya Savaşı’nın aktif ülkelerinden , mirasçısı olduğumuz Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadıkları da kaçınılmaz bir şekilde  bu yıllarda daha fazla gündeme geliyor, herkesin dünya görüşü, siyasi meşrebine göre de günümüzle karşılaştırılıyor.2014 Birinci Dünya Savaşı’na girişin ve Sarıkamış’ın, 2015 Çanakkale Zaferi ve Ermeni Tehcirinin, 2016 KûtulAmare Zaferi’nin yıldönümüydü. 2017 ise daha çok Filistin Cephesi ve Balfour deklarasyonu gibi günümüzde dahi etkisi devam eden olaylarla anıldı. Bu tip önemli yıldönümleri tarihçilerin üzerinde tartıştığı olaylar olmaktan çıkıyor, medyanın, politikanın, Uluslararası ilişkilerin hatta  kahvede sohbet eden insanın konusu olabiliyor. Sosyal medya hesabımda da yazdığım gibi 2017 de Batı cephesindeki 100.Yıldönümleri ağırlıklı olarak tarihçilerin tartışması olurken “Kudüs’ün İngilizler tarafından işgalinin 100 yılı” ya da  “Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası” tartışmaları politikacıların, siyaset bilimcilerinin, köşe yazarlarının konusuydu. Bu da 100 yıl önce Ortadoğu’da yaşanan olayların başta ülkemiz olmak üzere bölge halklarının zihninde canlı olarak yaşadığını gösteriyor.
 Bu yazımızda GeliboluyuAnlamak sitesi çerçevesinde Çanakkale ve diğer 1.Dünya Savaşı ile ilgili makaleleri, kitap tanıtımlarını, önemli olayları gündeme getirecek, ilgili literatüre katkıları gözden geçireceğiz.

Onların hatırasına bir şeyler yapabilmek (Gürsel Göncü)

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı’nın hazırladığı son çevre düzeni planını okudum.Bu plan, yaklaşık bir ay sonra yürürlüğe girecek ve hemen akabinde detaylandırılarak daha küçük ölçekli (büyük) nazım, imar ve koruma planları yapılacak. Önce şunu söyleyelim: Bu çalışma, 90’lı yılların ortasında rahmetli Prof. Raci Bademli tarafından yapılan planı temel alarak hazırlanmış iyi ve sağlam bir iş. Tabii pratik ayrıntıların değil, temel ilke ve hedeflerin belirtildiği bir metin niteliğinde. Bu anlamda kullanılan genel ifade ve yaklaşımlar güzel ama, uygulamada, özellikle son 25 yılda öyle kepazelikler gördük ki, temkinli olmakta fayda var. Bununla birlikte UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne aday olmak ve bununla ilgili mevzuata uymak adına, olumlu bir adım. Bu plana geçmeden önce, kısa bir yakın tarih bilgisi vermek isterim. (G.G) 

Çanakkale’ye Mührünü Vuran Efsane Gemi Nusret’in Mührü (Seyit Ahmet Sılay)

Çanakkale Muharebeleri ile alâkalı hemen hemen her tür objeyi yıllar içinde koleksiyonuma ve dolayısıyla milletimize kazandırdım. Ancak, 18 Mart gününe âit, birkaç evrak, fotoğraf ve 
kartpostal dışında bir şey yoktu. Şüphesiz 18 Mart’ın kahramanı, Nusret Mayın Gemisi ve bataryalardı. 
21 Haziran 2017, Şehit Teğmen İbrahim Naci nin şehadetinin 102. senesi idi. Tevâfuken Kadir gecesi gününe rast gelmişti. Bu düşünceler içindeyken cep telefonuma bir mesajla fotoğraf geldi. 
Sülüs hatt tarzında yazılmış bir mühürdü. Hemen ardından gelen açıklayıcı metinle dondum kaldım. “Nusret Vapur-ı Hümâyûnı 1914” yazıyordu. 
Nusret Mayın Gemisi’nin mührüne bakıyordum. Mesajı gönderen arkadaşı hemen aradım. Evet! Satıyorlardı. Hiç pazarlık yapmadan teklif ettikleri rakamı hesaplarına gönderdim. 
Bu hadise olduğunda bayram dolayısı ile Ankara’da bulunuyordum. Aynı gün kargoya verilmesini istedim. İstanbul’da ki adresime göndermişlerdi. Tatilimi kısa keserek Bayram ertesi İstanbul’a döndüm. Bir an önce dokunmak istiyordum. Kargoyu açtığımda; 1950’li yıllarda annelerimizin kullandığı en küçüklerinden bozuk para cüzdanı, içinde kırmızı pamuktan, el dikişi olduğu belli olan bir kesenin içindeydi. (S.A.S)

İkinci Bir İntihal Vakası ve Çanakkale Savaşı Popüler Kitapları Üzerine (Tuncay Yılmazer)

Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren bir muharebeler zincirini “Bir İngiliz birliğini alıp götüren bulut ve bu sayede kazanılan savaş” hikayesi ile mi anlamaya çalışacağız? Saka Hüseyin, Seyit Onbaşı’nın attığı Ocean’ın bacasından içeri giren mermi, mermilerin önüne eğilen ağaçlarla mı anlatımlarımızı süslersek Çanakkale çok mu iyi bilinecek? Bayramın son günü bir kitapçıda benzer bir esere karşılaştım. Yeni bir şeyler var mı diye incelerken aynı makalemin ikinci kez intihal edildiğini gördüm. Pes ki pes doğrusu! Bu nasıl pişkinliktir böyle? Üstelik ilkinde özür dilenmişti! Muhafazakar camianın üzerinde titrediği isim, ahlaklı olmamızı, dindar olmamızı öğütleyen herşeyi bilen Büyük üstadımız (!) bir kitabında intihal ettiği makalemi alıp başka bir kitabında kullanmakta tereddüd etmemiş. İlkinde yaptığı gibi sonucu da kendi anlayışına göre değiştirerek!… (T.Y)

Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri,Dr. Hülya Toker (Ahmet Yurttakal)

Çanakkale Muharebelerinde zafere giden yolda şüphesiz en önemli olan komuta kademesinin sevk ve idaresidir. Bugün bu komutanlardan akıllarda kalan birkaç alay ya da tümen komutanıdır. Bu eserle birlikte birçok alay ve tümen komutanını daha öğrenilmiş olunacaktır.”Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri (Belge ve Fotoğraflarla)” adlı eserde; Çanakkale Cephesi’nde görev yapmış alay, tümen ve üst kademedeki toplam 149 subayın biyografilerine yer verilmiştir.  (A.Y.)

18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

Basın İlan Kurumu Çanakkale Şube Müdürlüğü tarafından, Türk tarihinin şanlı sayfalarından birini oluşturan Çanakkale Zaferi’nin 102. yılında, Cumhuriyet’in önsözünün yazıldığı topraklarda “18 Mart Zaferi ve Kahramanları” adıyla sergi düzenlenmektedir. Sergi 16 Mart 2017 Perşembe günü saat 18.00’da ÇTSO Çanakkale Evi’nde yapılacaktır.   Sergi 16-24 Mart 2017 tarihleri arasında gezilebilecektir. “18 Mart Zaferi ve Kahramanları” isimli sergiyi araştırmacılar; Muzaffer Albayrak, Ahmet Yurttakal ve Mustafa Onur Yurdal tarafından hazırlanmıştır. Tüm halkımız davetlidir.

Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı – 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

4 Mart 1915 tarihinde Seddülbahir’e çıkan düşmanın geri püskürtülmesinde büyük rol oynayan , Mustafa Kemal Atatürk’ün Arıburnu Muharebeleri raporunda övgüyle bahsettiği Çanakkale Savaşı gazisi Bigalı Mehmet Çavuş için anma programı düzenleniyor. 4 Mart 2017 Cumartesi – Bahçeli Köyü /Biga  

Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

Gazze adı hep savaşla ve abluka ile anılan Filistinlilerin İsrail’e karşı direnişlerinin sembol şehri. 100 yıl önce 1.Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’nun kaderini belirleyen muharebeler yaşanmıştı. Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında Gazze Muharebelerinin 100 yılı nedeniyle hazırladığım yazı Sina-Filistin cephesinde 1916 yılında yaşananları özetlediğim bir önceki sayıdaki dosyanın devamı aslında. Bu yazıda İngilizlerin neden Filistin harekatı’nı başlattıklarını, daha önce pek gündeme gelmeyen , Ortadoğu’da İngiliz hükümetinin savaş hedeflerini belirleyen Halep Raporu’nu gündeme getirdim. Ayrıca Gazze muharebelerine odaklandım. 26-27 Mart 1917’deki Birinci Gazze Muharebesi’nde şehir düşmek üzereyken son anda nasıl kurtulduğunun, 2.Gazze Muharebesinin de en önemli özellliğinin de tanklarla saldırılması olduğunun altını çizmek gerekli. Batılı kaynaklarda pek yeralmayan Cemal Paşa- Von Kress arasındaki muharebe öncesi tartışmaları da anlattım. Gazze Muharebelerinin Çanakkale’de yaşanan Kara muharebeleri ile bazı benzerlikleri de gündeme getirmek istedim. Son olarak Gazze muharebelerinde şehit olan askerlerimizin henüz bir anıt ya da mezarlıkları olmadığını, bir kısmının İngiliz mezarlığı içerisinde yattıklarını da bilelim. Umarım bu konuda adım atılır. İyi okumalar. (T.Y)

Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale – 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı, 9 Ocak 1915’da İtilaf Devletlerinin Gelibolu Yarımadasını Tahliyesinin  yıldönümünde söyleşi ve imza günü düzenleniyor. Etkinliğin konuğu sitemizdeki yazılarından da tanıdığınız , Tarihin Akışını Değiştiren Çanakkale 1915 adlı çalışmanın da sahibi Tarihçi Muzaffer Albayrak. Program, hava muhalefeti nedeniyle ertelenerek 17 Ocak 2017 Salı günü 19.00’da ÇOMÜ Troya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kaçırılmayacak bir etkinlik. Bilginize.