19 Mayıs, Çanakkale muharebelerinin en acı ve meşʼum günüdür. Bu kadar kısa bir zaman diliminde hiç bu kadar zayiat verilmemişti. Üstelik karşılığında kazanılan hiçbir şey yoktu.
Arıburnu Cephesi’ndeki 19 Mayıs taarruzu, tahkimatını iyice güçlendirmiş ve mevzilerini derinleştirmiş düşmana karşı girişilen, kötü planlanmış ve aynı derecede kötü uygulanmış bir harekattı. Harekat planında herhangi bir incelik yada özen yoktu. Son derece isabetsiz olarak nitelenebilecek olan bu saldırı, kahramanlık veya fedakarlıkla izah edilemeyecek bir sonuca; 10 bin askerin feda edilmesine yol açmıştır. Çok dar bir alanda, net olmayan emir ve hedeflerle, baskın etkisinin tamamen ortadan kalktığı koşullarda, tümenler ateşe sürülmüş, imkansızlığı kanıtlanan “denize dökme” eylemine rağmen saldırı gün ağardıktan sonra da tekrarlanmıştır. Bu taarruz göstermişti ki; başarıya ulaşmanın yolu sayı üstünlüğünden geçmiyordu. 19 Mayıs taarruzunu yapan Kuzey Grubu’nun eli altında 42 bin asker vardı. Düşmanın mevcudu ise 17 bindi. Dolayısıyla asker sayısından çok siper savaşlarında etkili dik açılı havan ve obüs toplarına ihtiyaç vardı. Hepsinin üstüne muharebe alanlarının kendisine özgü şartlarını göz önünde bulundurarak, bulunulan yer ve ortama uygun savaş taktikleri ve strateji geliştirmek gerekiyordu. Maalesef böyle olmadı ve zahiri görünüşe aldanılarak, hesapsız ve özensiz, kaba bir hücum taktiği ile siperi içinde saldırıyı bekleyen düşmana açıktan süngü hücumu yaptırmakla asker ölüme sürüldü. Başka muharebelerde son derece faydalı olacak olan cesur ve fedakâr 10 bin asker; akılsız, hesapsız, ihtiraslı emirlerin kurbanı oldu. ( M.A.)
