GELİBOLU’YU ANLAMAK

Elîm Bir Vefat Duyurusu- Semuh Adil Bey’i Kaybettik ( Muzaffer Albayrak)

“Geliboluyu Anlamak” sitesini takip edenlerin yakından tanıdıkları Çanakkale Savaşlarında hem Deniz Muharebelerinde hem de Kara Muharebelerinin Seddülbahir ve Anafartalar cephelerinde tümen kumandanı olarak bulunan Selahaddin Adil Paşa’nın oğlu SEMUH ADİL Beyefendi bugün (31 Ocak 2012 Salı) bir kaza sonucu geçirdiği beyin kanaması neticesi yaklaşık bir aydır tedavi gördüğü hastanede son nefesini vermiş, Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Bu vesile ile vefatını siz Çanakkale Dostları ile paylaşır, Semuh Adil Bey’e yüce Allah’tan gani gani rahmet, ailesine sabr-ı cemil temenni ederiz. Mekânı cennet olur inşallah.
SON DUYURU: Rahmetli Semuh ADİL Bey’in cenazesi 3 Şubat 2012 Cuma günü Cuma Namazına müteakiben Teşvikiye Camisinden kaldırılacaktır. M.A)

Avrupa Tarihi (Önder Kaya)

“Tarihi kazananlar yazar” sözünün bir gereği olarak Avrupa ya da nam-ı diğer “Batı”nın bakış açısını bilmek, batının yaşadığı tarihsel süreç hakkında bilgi sahibi olmak günümüzde her zamankinden daha da önemli. Zira halihazırda baskın olan dinsel, kültürel, siyasal eğilimler büyük ölçüde bu küçük kıtanın şekillendirdiği değerlerdir. Çağımızda bu denli etkin olan Avrupa’nın, nerede başlayıp nerede bittiği konusu da ayrı bir muammadır. Bundan dolayı bazı araştırmacılar Avrupa’nın özgün bir kıta dahi olmadığını, Asya’nın coğrafi bir uzantısı olarak kabul edilmesi gerektiğini dile getirirler. Yine coğrafi olarak bu kıtayla uzaktan yakında alakası olmayan Japonya, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi devletler batının bir parçası olarak kabul edilirken, topraklarının bir kısmı Ural dağlarının batısında bulunduğu için coğrafi anlamda Avrupa’nın bir uzantısı olan Rusya, batı dünyasının uzun bir süre dışında sayılmıştır. Hatta denebilir ki mensup oldukları Ortodoks mezhebi ve yaşadıkları tarihsel süreç farklı olduğu için Bulgar, Sırp, Arnavut gibi topluluklar da uzun bir süre “Avrupalı” tanımının dışında tutulmuşlardır. Buna karşılık Balkan toplulukları içinde yer alan Yunanlılar’a ise, Yeniçağ’dan itibaren Avrupa kültürünün oluşumuna önemli bir zemin hazırladıkları düşünüldüğü için ayrı bir önem atfedilmiştir.(Giriş Yazısından)

Gelibolu – Mitin Sonu (Robin Prior)

Gelibolu (Mitin Sonu) kitabının yazarı Avustralyalı askerî tarihçi Profesör Robin Prior, savaş ve romantizm arasındaki çelişkiyi kitabına da yansıtıyor. Prior, en büyük çabasının Çanakkale Savaşlarını bir bütün olarak Birinci Dünya Savaşı kapsamına yerleştirmek olduğunu belirtiyor. Kitapta, farklı uluslardan askerî birliklerin savaştaki etkilerine bir denge getirme çabası da gösteriliyor. Britanya, Yeni Zelanda ve Avustralya birlikleri kadar Fransız ve Hintli birliklere de kitapta önem veriliyor.
Askerî tarihçi Prior, Çanakkale Savaşlarının tüm aşamalarını, bugüne kadar az rastlanır bir biçimde, savaşa katılan tüm tarafların askeri verilerini, birinci elden kaynaklara dayanarak ayrıntılı biçimde inceliyor ve okura aktarıyor. ( Kitap tanıtım yazısından)

Bir İstiklal Aşığı Mehmet Akif (Yay. Haz. Turgay Anar)

Büyük şair Mehmet kif Ersoy’un Safahât’ın “Altıncı Kitabı” sım’daki “Doğduğumdan beridir âşığım istiklâle” dizesi, onun özgürlüğe duyduğu aşkın bir yönünü gösterir. Onun hayatıyla ilgili araştırmalar yapanlar ve biyografisinin bazı detaylarını gözden kaçırmayanlar, kif’in hemen her anlamda, sanatında ve sıradan hayatında bile özgür olmak ve içinde mutlu olmak istediği coğrafyanın da özgür kalması için canhıraş bir şekilde nasıl çalışıp çabaladığına dikkatleri çekmiştir. Onun gibi sarsılmaz bir “karakter âbidesi”, hayatında ve eserlerinde halkını gözetmiş, onların “terakkisini”, “zilletten” kurtulmasını istemiş, “müreffeh” bir hayata kavuşmalarını arzulamış ve bu uğurda da cansiparane çalışmıştır. kif’in hayatın her türlü çalkantı ve zorluklarına karşı hiçbir zaman boyun eğmeyen bu âbide yönü, onun gençler ve Türk milleti için örnek olması gereken özelliklerinin başında gelir. (Önsözden)

Selânik ve İstanbul’da Yahudi Bankerler – Nurdan İpek ( Albert Kazado )

1850-1918 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nda,ekonomik ve ve kültürel açıdan öne çıkmış iki kent olan Selanik ve İstanbul’daki Yahudi Banker aileleri anlatan çok titiz bir çalışma…19 uncu yüzyıl ortalarına kadar,Osmanlı ekonomisinde önemli bir yer tutan Yahudi Banker ailelerin,Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte,Yeniçerilerin tedarikçisi olmaları bahane edilerek,idam,hapis ve sürgünle cezalandırılmaları sonucu tasfiyeleri,yerlerini Rum ve Ermeni ailelere bırakışları ayrıntılı olarak anlatılıyor.Bu elverişsiz ortamda ayakta kalmayı başarmış Yahudi aileler ise bu kitabın ana konusunu teşkil ediyor. (A.K.)

1915 – Osmanlı Ermenilerine Ne Oldu? Çarpıtılan-Değiştirilen Tarih – Guenter Lewy

Lewy, kitabında, 1915-1916 Olayları’na ilişkin tartışılan temel sorunlardan biri olan terminoloji meselesini, olayların nasıl adlandırılacağı konusunu saf dışı bırakmayı tercih etmiştir. Bunun nedeni ve önemi, kitabın geneline hâkim olan tarafsız tutumda gizlidir. Tüm bu özellikleri, bu kitabın, bir akademik çalışmanın temel gereksinimlerine sahip olduğunu göstermektedir. Emeritus Profesör Guenter Lewy’nin olayları basit bir dille aktarma ve iki taraftan yükselen seslere de dengeli bir biçimde yer verme konusundaki başarısı ise, onu diğer birçok yazardan ayıran kişisel bir becerisidir. Diğer bir ayırıcı özelliği ise, yaşanan tüm acı olaylara ve derin düşmanlığa rağmen, bu çözümsüzlüğün ve ihtilafın bir gün iki tarafın da fedakârlıkları ve akademisyenlerin tarafsız araştırmaları ile çözülebileceğinden umutlu olmasıdır.Sonuç olarak yaklaşık bir yüzyıldır tartışılan “1915-16’da ne oldu?” sorusu üzerine konuşulacak çok şey olduğu açık. Umuyoruz ki bu kitap da Türkiye’de araştırmalara yeni bir pencere açacak, ortaya koyduğu bilgi ve belgelerle “tarihin” düzeltilmesine yardımcı olacaktır. Sözü Lewy’nin tarihçilere atıf yaptığı şu alıntıyla bitirelim: “Tarihi parlamentolar değil, tarihçiler yazacak.”( Sunuş Yazısından)

Edirnekapı Çanakkale Şehitliği’ndeki Çiçekçi Kulübesi Kaldırıldı! (Tuncay Yılmazer)

Sağduyu galip geldi. Büyük bir yanlıştan dönüldü. Sitemizdeki yazımız ve Hürriyet Gazetesi’nde çıkan haber üzerine yetkililer Edirnekapı Çanakkale Şehitliği’ndeki yapımı devam eden “Çiçekçi Kulübesi”ni kaldırdılar. ( Sadece dış duvarın tamiri gerekiyor) Ne kadar sevinçli olduğumu tahmin edemezsiniz. Başta yorum yazarak destek olan arkadaşlar olmak üzere tüm Gelibolu’yu Anlamak okurlarına, gazeteci dostlarım NTV Tarih Dergisi’nden Gürsel Göncü ve haberi Hürriyet’te duyuran Sefa Kaplan’a ve ilk telefon konuşmalarımda gösterdikleri tavır nedeniyle biraz kırgın olsam da duyarlılığımızı paylaşarak geri adım atan Büyükşehir Belediyesi yetkililerine teşekkür ederim. Herhangi bir düzenleme yapılırken tarihi ve doğal değerlerin dikkate alınması gerek. “Çiçekçi kulübesi” olayı küçük çaplı da olsa bu gerçeği bir kere daha vurgulamış oldu. Darısı inşaat mağduru Çanakkale Muharebe alanları ve diğer tarihi ve doğal değerlerimizin başına !..

Esat Paşa nın Çanakkale Yazışmaları – Mustafa Bıyıklı

Bu eser, Çanakkale Savaşları’nda Şimal (Kuzey) Grubu Kumandanı olan Esad Paşa’nın (Yanyalı), 19 Haziran-7 Temmuz 1915 tarihleri arasında, cepheden Harbiye Nezareti, kumandanlıklar ve fırkalarla yaptığı yazışmalar ve telefon görüşmelerinden oluşmaktadır. Kayıtların altında, Şimal Gurubu Kumandanı ibaresi yer almakta, fakat Esad Paşa’nın adı yer almamaktadır. Lâkin zikrettiğimiz zaman diliminde Şimal Gurubu Kumandanı Esad Paşa olduğundan, bu yazışma ve görüşmelerin ona ait olduğu ortaya çıkmaktadır. Kütahya Belediyesi Mustafa Yeşil Kütüphanesi’nde Nadir Eserler Bölümü’nde Mustafa Yeşil’in özel arşivinde el yazısıyla çizgili bir koçanın sayfalarına yazılmış olarak ortaya çıkan bu tahrirat ve telefon görüşmesi kayıtları, Yazma Eserler Defteri’nde 498 sıra no ile kayıt altına alınmıştır. İçerisinde 42 adet olarak yer alan tahrirat ve telefon görüşmesi kayıtları, koçanın asıl sayfalarına el yazısıyla kurşun kalem kullanılarak yazılmıştır. Elde edilen kayıtlar, koçanın kopya sayfalarıdır.( Kitap Tanıtım Yazısından)

Edirnekapı Çanakkale Şehitliği Bölümünde Çiçekçi Kulübesi! (Tuncay Yılmazer)

Geçtiğimiz akşam iş çıkışında, uzun zamandır gitmediğim Edirnekapı Şehitliği’ne uğrayayım dedim. Alanın metrobüs durağına giden yolun hemen sağ tarafında inşa halindeki ahşap yapı dikkatimi çekti. İlerideki biletçiye sordum. “Abi burada çiçekçi yapacaklarmış” cevabını aldım. Çanakkale şehitliğinin ön duvarı yıkılmış, içeriye birkaç metre girilmiş. İnşaatın kendi dağınıklığıyla birlikte mezarların bir kısmını kalas parçaları ve toprak örtmüş… Pes doğrusu.Çiçekçi yapılacak başka yer bulunamadı mı koskoca mezarlıkta? Ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Hemen dostlarıma haber verdim. Birkaç gündür Mezarlıklar Müdürlüğü ve Ağaç AŞ yetkilileriyle telefon görüşmeleri yaparak bu konudaki üzüntümü bildirdim. Bana bölgeye çiçekçi kurulmasının ihtiyaçtan ortaya çıktığını, Büyükşehir Belediyesi’nin de bunu onayladığı belirtildi. Böyle bir yerde çiçekçi vs. ne gerek vardı? Çok daha önemlisi, böyle bir düzenlemeye kim izin verdi? Tarihçilerin onayı alındı mı? Herhangi birimizin aile mezarlığı olsa bize gelipte böyle bir şey yapacaklarını söyleseler izin verir miydik? Yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyorum. Çanakkale Savaşı’nın İstanbul’daki yadigârlarını ebedi istirahatgâhlarında daha fazla üzmemize gerek yok.(T.Y)

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı / Dünya Savaş Tarihi 4 (1914-1918) Edward J. Erickson

Timaş Tarih’in Türkiye’de görsel tarihe olan katkısı sürüyor. 2011’de yayınlanmaya başlayan Dünya Savaş Tarihi serisinin 4. kitabı Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’ndaki cephelerine, muharebelerine, komutanlarına ve savaş taktiklerine odaklanıyor…
Sarıkamış, Çanakkale, Filistin, Süveyş, Irak, Kütülammare… Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın savaştığı cephelere dair detaylı bilgiler…